Topuk kanı niçin alınır?

Teyit Hattı / 04.09.2024
İstanbul

Sosyal medyada sağlıkla ilgili yanlış bilgi içeren paylaşımlara rastlanabiliyor. Bu tip içerikler, internet ortamında geniş kitlelere yayılabiliyor ve kitleleri yanıltabiliyor.

Son dönemde "bebeklerden topuk kanı alınması" uygulamasının, Türkiye'de sosyal medya kullanıcıları arasında etkileşime neden olduğu gözleniyor. Ağustos ayında Kars'ta bir aile mahkemesinin aldığı bir kararın, topuk kanı uygulamasını yeniden popüler bir tartışma konusu haline getirdiği görülüyor.

Sosyal medyada topuk kanından elde edilen genetik bilgilerin büyük veri tabanlarında depolanabileceği, ele geçirilebileceği ve kullanılabileceği gibi değerlendirmeler bulunuyor. 

KARS AİLE MAHKEMESİ KARARI

Açık kaynaklarda yer alan haberlere göre; ilgili mahkeme, bir ailenin yeni doğan bebeklerinin topuğundan kan alınmasını reddetmesi üzerine Kars İl Sağlık Müdürlüğü'nce yapılan başvuruyu değerlendirmiş, "uygulamanın olumlu sonuçlarının ispatlanmadığı" gerekçesiyle aile lehine hüküm vermişti. Haberin duyulmasının ardından karara ilişkin tepkiler ve itirazlar gündeme geldi.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanlığı, Kars aile mahkemesinin "Yenidoğan Tarama Programı" kapsamında topuk kanı alınmasına ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuru sürecinin başlatıldığını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün açıklamasında kararın "ilk derece mahkemesi kararı olduğu ve kesin hüküm taşımadığı" vurgulandı. Topuk kanının, Yenidoğan Tarama Programı kapsamında çocukların hastalıklarını erken teşhis ederek tedavilerini başlatmak amacıyla alındığı hatırlatıldı.

Açıklamada şöyle denildi: "Kesin hüküm niteliği taşımayan mezkur kararın hatalı olduğunu değerlendirdiğimizden, bu karara karşı Bakanlığımızca istinaf yoluna başvuru süreci ivedilikle başlatılmıştır. Hukukun, adalet ve doğruluk temelinde vereceği karara olan inancımız tam olduğundan, yargı süreci sonuçlanıncaya kadar Yenidoğan Tarama Programı aynı şekilde devam edecektir."

Kars Barosu'ndan ve Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu'ndan da kararla ilgili tepkiler geldi. Baro açıklamasında "Kars Aile Mahkemesince bir ebeveyn çiftin 'yeni doğan bebeklerinin topuğundan kan alınmasını' reddetmeleri üzerine İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan başvuru, bilimsel veriler ve tıbbi zorunluluk göz ardı edilmek suretiyle reddedilmiştir.” denildi. Bebeklerin topuklarından alınan kan ile amaçlananın, "genetik ve metabolik hastalıkların erken evrede teşhis edilerek erken evrede tedavisine başlanması" olduğu belirtildi. Birliğin açıklamasında ise Türkiye'de doğan her çocuğun dünyada doğan tüm çocuklar gibi erken tanı ve tedaviye ulaşma hakkı olduğuna işaret edildi.

2023'TE 931 BİN 882 BEBEK TARANDI

Türkiye'de Yenidoğan Tarama Programının 1987'den bu yana uygulandığı biliniyor. Programla bebeklerde bazı kalıtsal hastalıkların en erken dönemde tanımlanması ve tedavi edilmesi amaçlanıyor. Anadolu Ajansı'nın edindiği bilgiye göre; 2023'te program kapsamında 931 bin 882 bebek tarandı ve 5 binden fazla bebeğe kalıtsal hastalık tanısı konarak sağlıklı bir yaşama adım atmaları sağlandı.

Geçmişte Anayasa Mahkemesi'nin yenidoğanlardan topuk kanı alınması uygulamasını Anayasaya uygun gördüğü bir kararı bulunuyor.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda da çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararının "Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirge Kurumu ve Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hakimi tarafından alınabileceği" hükmü yer alıyor.

TOPUK KANI NİÇİN ALINIYOR?

Sağlık Bakanlığı'nın tarama programıyla ilgili internet ortamındaki paylaşımlarından ve "Yenidoğan Tarama Programı Topuk Kanı Alımı Aydınlatma ve Red Formu"ndan topuk kanının niçin alındığına ilişkin bilgi sahibi olunabilir.

Türkiye'de tarama için yenidoğan bebeklerden 2-3 gün içinde ve ilk hafta içinde olmak üzere iki kez topuk kanı alınıyor. Bebeğin topuğundan alınan kan örneği, il sağlık müdürlüklerince Sağlık Bakanlığı tarama laboratuvarlarına gönderiliyor. Test sonuçlarında bir bulguya rastlanırsa ailelere ulaşılıyor. Program kapsamında 6 genetik hastalığın taraması yapılıyor.

-      Erken dönemde tedavi edilmediğinde kalıcı beyin hasarı, zeka geriliği, gelişme geriliğine neden olan fenilketonüri (FKU)

-      Zihinsel yetersizliğe yol açan konjenital hipotiroidi (KHT)

-      İşitme kaybı, nörolojik bozukluklar gibi komplikasyonlarla seyreden biyotinidaz eksikliği (BE)

-      Akciğerler ve sindirim sistemini etkileyen kistik fibrozis (KF)

-      Hormon bozukluğu olan konjenital adrenal hiperplazi (KAH)

-      Kalıtsal ve ilerleyici kas hastalığı olan spinal musküler atrofinin (SMA)

UZMANLAR NE DİYOR?

Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Müge Toyran'a göre; yenidoğanlara yapılan topuk kanı testiyle nadir görülen birçok hastalığın önüne geçilebiliyor. Toyran, belirtileri genellikle zamanla ortaya çıkan bu hastalıklarla ilgili olarak, "Erken tanı sayesinde çocukların daha sağlıklı bir hayat sürmeleri mümkün oluyor." diyor.

Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner, mahkeme kararıyla ilgili olarak şunlara dikkati çekiyor:

-      Taramalar, bu ülkenin yapması gereken önemli şey. Bebeğin topuğundan alınan bir damla kanla, olası hastalıkların erken tanısını koyarak o çocuğun bütün hayatını değiştirebiliyorsunuz.

-      Şu anda 6 hastalık taranıyor ve daha da artırılması planlanıyor. Erken tanı, o çocuğun zeka özürlü olmasını, farklı sağlık sorunları yaşamasını engelliyor. O kadar önemli bir şey ki...

-      Bu yüzden de taramaların yapılması-yapılmaması tartışmasını bile biz kabul edemiyoruz. Bunun mutlaka yapılması, tarama programının daha da genişletilmesi lazım.

SOSYAL MEDYA TEHLİKELİ HALE GELDİ

Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir Hastalıklar Komitesi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner de son dönemde topuk kanı taramaları ve aşı karşıtlığında artış görüldüğünü ve bunda sosyal medyadaki yanlış bilgilerin ve kara propagandanın etkisi olduğunu ifade ediyor. Sosyal medyanın tehlikeli bir alan haline geldiğini belirten Ceylaner, "Burada doğru bilgileri vermek önemli, bazı karanlık senaryoları anlatan kampanyaları da bilim insanlarının göz önünde bulundurması, bunların bazılarının da engellenmesi gerekli olabilir. Çünkü kişilerin bu yanlış bilgilerle donanması, daha sonra düzeltilemez bazı sorunları beraberinde getiriyor." diyor. Ceylaner'in verdiği bilgiler şöyle:

-      Dünya genelinde her 10 kişiden 1'inde nadir hastalık görülüyor.

-      Türkiye'deki merkezlerde genetik hastalıklara yönelik tüm testler başarıyla yapılıyor.

-      Test malzemelerinin yüzde 90'ı yerli imkanlarla üretiliyor.