Grok soruşturması: Hukuki kişilik ve sorumluluk

Çağdaş Çetindemir / 09.07.2025
İstanbul Anadolu

Sosyal medya platformu X'in yapay zeka sohbet robotu Grok'un hakaret ve nefret suçları içeren paylaşımları, sosyal medyada gündem oldu. Sadece Türkçe'de değil birçok dilde kendisine sorulan soruları agresif ve kışkırtıcı cümlelerle cevaplandıran yapay zeka tabanlı Grok'un son güncellemesi küresel bir tepkiyle karşılandı.

Grok'la ilgili son gelişmeler ışığında yapay zekanın hukuki kişiliği ve sorumluluğu konusunda Anadolu Ajansı Teyit Hattı'na değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Yanlış bilgi yayma, nefret söylemini normalleştirme ya da belirli siyasi ve ideolojik yönlendirmelere zemin hazırlama riski giderek artıyor." dedi. Kırık, "Yapay zekaya kişilik kazandırmadan önce, ona sorumluluk yüklemenin yolları bulunmalı." diye konuştu.


Bilginin Doğrusu Cebinizde:

Yanıltıcı içerikler her yerde! Sosyal medyada önünüze düşen dezenformatif haberlerin doğruları her gün telefonunuza gelsin isterseniz, bağlantıya tıklayın: Teyit Hattı’nın WhatsApp kanalına katılın.

Elon Musk, 4 Temmuz 2025'te X hesabında Grok'u önemli ölçüde iyileştirdiklerini belirterek, "Grok'a soru sorduğunuzda farkı göreceksiniz" demişti. xAI'ın yeni nesil dil modeli Grok 4'ü piyasaya sürmesi beklenirken yeni bir gelişme yaşandı ve Grok uygunsuz paylaşımlarda bulunmaya başladı. Kullanıcıların X'te etiketleyerek sorular sorduğu Grok, nefret, aşağılama ve hakaret içeren yorumlarda bulundu.

"Suç teşkil eden paylaşım ve hesaplara erişim engeli kararı"

Sosyal medya kullanıcıları arasında etkileşime yol açan ve hakaret içeren uygunsuz

paylaşımlar nedeniyle Grok hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.  Grok'un birçok kullanıcıya verdiği cevapların içeriğinde hakaret içerikli sözler yer alması nedeniyle, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama", "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun'a muhalefet" suçlarından resen soruşturma açıldı.  Erişim engeli ve içerik çıkarma kararları için başsavcılığın soruşturma açmasının zaruri olduğu, bu bağlamda suç teşkil eden paylaşım ve hesaplara erişim engeli kararı aldırıldığı öğrenildi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır,  AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde sorular üzerine konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Grok" programının birçok kullanıcıya verdiği, suç teşkil eden hakaret içerikli cevaplarla ilgili soruşturma başlatıldığı hatırlatılan Tunç, son zamanlarda yapay zeka kaynaklı internet ortamında kişilik haklarını ihlal eden ve suç teşkil eden birtakım paylaşımlar yapılmaya başlandığını söyledi. İnternette suç işlenmesinin önlenmesine yönelik düzenlemeye işaret eden Tunç, Türk Ceza Kanunu'na göre, suç teşkil eden bir fiilin yapay zeka kullanılarak işlenmesi halinde de suç teşkil ettiğini vurguladı. Yapay zekanın, gerçek bir kişilik olmadığına işaret eden Tunç, "Eğer bir yapay zeka paylaşımını bulunduran, barındıran bir yer sağlayıcı varsa, ki internette biliyorsunuz X platformu var, YouTube var, diğer platformlar var, bunlar bu içeriği barındırıyorsa, bunun yapay zekadan geldiği şeklinde kanuni muafiyeti söz konusu olmaz. Dolayısıyla içerik sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının bu konuda sorumluluğu vardır. Erişimin engellenmesi ile ilgili prosedürler işletilir. Bu kapsamda da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı böyle bir prosedürü işletmiştir." dedi.

"50'den fazla içerik çıkarma kararı X'e iletildi"

Uraloğlu şunları söyledi: "Yapay zeka bir yazılımdır. Siz ona ne yetki verirseniz, ne koridor çizerseniz o koridorda hareket eder. Elbette kendisini geliştiriyor ama bu bir yazılımdır sonuçta. Bununla önüne gelen insana, ısmarlatılan küfürlerin yapılması kabul edilemez. Konuyla ilgili bir engelleme değil ama içeriklerin çıkarılmasıyla ilgili alınmış kararlar var. Bunları bildirdik, bunların uygulanmasını istiyoruz."

Benzer durumların yaşanmaması için X'ten bir açıklama istendiğini vurgulayan Uraloğlu, "Yasaklama yok ama takip ediyoruz. Kusura bakmasınlar böyle devam ederse gerekirse de yasaklarız. Herkese ağza alınmayacak küfürler söylemek nasıl bir özgürlüktür. Bunu asla kabul etmiyoruz." dedi. 50'den fazla içerik çıkarma kararının bugün itibarıyla X'e iletildiğini, taleplerin henüz karşılanmadığını ifade eden Uraloğlu, "Bugün görüşülecek ama sadece uygulaması değil, bugün uyguladı, sonra? Kendi ürününe sahip çıkacaksın, kusura bakma. Adımlar atılmazsa, gereken yapılır." şeklinde konuştu.

Kacır ise "Yapay zekanın beslendiği veri setleri ve çalışma prensibini oluşturan algoritmalar belirsiz oldukça, insanlık bu tip sorunları çok daha fazla görecek. Bu, sadece Türkiye ile ilgili bir mesele de değil, bütün dünyada konuşulan, tartışılan bir mesele. Ümit ediyorum ki küresel düzeyde bir uzlaşma sağlanır." dedi.

"Uygunsuz paylaşımları kaldırmak için aktif olarak çalışılıyor"

Adolf Hitler'i öven ve kendini "MechaHitler(Robot Hitler)" olarak tanımlayan Grok, uluslararası medya organlarında da haberlere konu oldu. Kullanıcılar yanıtlara tepki göstermeye başladıktan sonra Grok bazı gönderileri sildi. 

Yaşanan gelişme üzerine sosyal medya platformu X'e entegre çalışan yapay zeka robotu Grok'un X hesabından yapılan açıklamada ise Grok tarafından yapılan son paylaşımların farkında olunduğu ve uygunsuz paylaşımları kaldırmak için aktif olarak çalışıldığı ifade edildi.

Sistemin geliştiricisi xAI'ın uygunsuz içeriklerden haberdar olduktan sonra, robotun X'te paylaşım yapmasından önce nefret söyleminin önüne geçmek için harekete geçtiği belirtildi. xAI'ın Grok'a sadece gerçeği aramayı öğrettiğinin aktarıldığı açıklamada, milyonlarca X kullanıcısı sayesinde eğitilebilecek noktaların hızla belirlenip güncellenebildiği vurgulandı.

Son gelişmeler, yapay zekanın hukuki kişiliğine ve sorumluluğuna yönelik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Anadolu Ajansı Teyit Hattı'na Grok'la ilgili son gelişmeler ışığında yapay zekanın hukuki kişiliği ve sorumluluğu konusunda değerlendirmelerde bulundu. Kırık şunları söyledi:

DENETİM EKSİKLERİ… YÖNLENDİRME HATALARI… Grok'la ilgili son gelişmeler, yapay zeka sistemlerinin güncellemeyle nasıl bir anda kontrolden çıkabileceğini net şekilde ortaya koydu. Bu modelin güncelleme sonrası kullanıcıya küfürlü ifadelerle yanıt vermesi, yalnızca teknik bir aksaklık değil, aynı zamanda denetim eksikliğinin ve yönlendirme hatalarının sonucudur. Sosyal medya gibi kamuya açık alanlarda bu tür yapay zekâların serbest bırakılması, bilgi güvenliği ve kamu düzeni açısından ciddi riskler doğuruyor. Başsavcılığın devreye girmesi de meselenin ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor.

YAPAY ZEKANIN HUKUKİ SORUMLULUĞU… Yapay zekanın hukuki sorumluluğu ise artık görmezden gelinemeyecek bir konu. Ortada insan gibi karar verebilen, içerik üreten ve hatta kamuoyunu etkileyebilen bir sistem var ama bunun hiçbir yasal karşılığı yok. Ne geliştirici, ne platform, ne de modelin kendisi net biçimde sorumluluk üstleniyor. Bu da ciddi bir boşluk yaratıyor. Artık sadece etik ilkelerle değil, hukuki çerçeveyle de bu sistemlere sınır çizilmesi gerekiyor. Aksi hâlde her yanlış cevapta “yapay zeka öyle söyledi” deyip işin içinden çıkılamaz.

ÇOK DAHA BÜYÜK KRİZLERİN TETİKLEYİCİSİ OLABİLİR… Eğer bu sürece bugünden ciddi bir müdahale yapılmazsa, Grok ve benzeri yapay zeka sistemleri gelecekte çok daha büyük krizlerin tetikleyicisi olabilir. Çünkü bu modeller artık sadece bilgi vermiyor; yönlendiriyor, duygulara hitap ediyor, hatta toplumsal refleksleri etkileyebiliyor. Dolayısıyla yanlış bilgi yayma, nefret söylemini normalleştirme ya da belirli siyasi ve ideolojik yönlendirmelere zemin hazırlama riski giderek artıyor. Bugün küfür eden bir modelle uğraşıyoruz ama yarın seçim süreçlerini, toplumsal olayları ya da yargı süreçlerini manipüle edebilecek seviyeye gelmeleri hiç de uzak bir ihtimal değil.

KİŞİLİK KAZANDIRMADAN ÖNCE SORUMLULUK YÜKLEMENİN YOLLARI BULUNMALI… Bu yüzden gelecekte bizi bekleyen en büyük tehlike, yapay zekanın kontrolsüz bir güç haline gelmesi. Hukuki altyapı, etik kurallar ve uluslararası denetim mekanizmaları kurulmadığı sürece, bu sistemlerin yalnızca teknoloji şirketlerinin insafına kalması toplumlar açısından büyük bir risk. Yapay zekaya kişilik kazandırmadan önce, ona sorumluluk yüklemenin yolları bulunmalı. Aksi hâlde "Yapay zeka yaptı" cümlesi, yeni bir kaçış bahanesi olur ve sorumluluk kimsenin üzerine kalmaz.