Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'nde dezenformasyon vurgusu

Çağdaş Çetindemir / 15.06.2026
İstanbul

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca düzenlenen "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi" çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Dezenformasyon sorununa dikkat çekilen sonuç bildirisinde, "Dijital dünya dezenformasyon ve manipülasyon için elverişli alan sağlayarak hakikatin görünürlüğünü ve adil temsili güçleştirmekte olup Gazze’de yaşananların aktarımında müşahede edilenler, bu sorunun en somut tezahürlerinden biri olmuştur. Dijital dünyada zararlı etkilerden korunmanın sağlanması, dezenformasyon ve manipülasyona karşı hakikatin görünür kılınması ve adil temsilin savunulması için bireysel, toplumsal ve kurumsal düzeyde farkındalık artırılmalıdır" ifadelerine yer verildi.


Bilginin Doğrusu Cebinizde:

Yanıltıcı içerikler her yerde! Sosyal medyada önünüze düşen dezenformatif haberlerin doğruları her gün telefonunuza gelsin isterseniz, bağlantıya tıklayın: Teyit Hattı’nın WhatsApp kanalına katılın.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve İstanbul Aile Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi" sonuç bildirisinde dezenformasyon sorununa dikkat çekildi.

Fert ve ailenin ekran karşısında iradesini, zamanını ve dikkatini yeniden kazanmasına yönelik farkındalık oluşturmak ve buna ilişkin politika ve uygulamaların güçlendirilmesine katkıda bulunmak amacıyla İstanbul’da 12-13 Haziran’da gerçekleştirilen zirvede "Gazze ve Medya", "Dijital Çağda Haya Ahlakı", "Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka", "Pornografi Kültürü", "Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi", "Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa" ile "Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya" konuları ele alındı. "Gazze ve Medya" oturumunda 7 Ekim 2023'ten bu yana 263'ü gazeteci 71 binden fazla insanın öldüğü ve nüfusun yüzde 60'ından fazlasının evini kaybettiği Gazze masaya yatırıldı. Sonuç bildirgesinde dijitalleşmenin beraberinde getirdiği güncel sorunlara değinildi:

  • Dijitalleşme yalnızca teknik bir dönüşümden ibaret olmayıp sosyokültürel, psikolojik, ekonomik ve ahlaki boyutları bulunan çok katmanlı bir süreçtir.
  • Ekranlar, süre, içeriklerin niteliği, algoritmik yönlendirme ve platform mimarisi boyutlarıyla fertleri, aileyi ve toplumu şekillendirmede etkili olan mecralardır.
  • Sağladığı yeni fırsatların yanında dijitalleşme, veri güvenliği, mahremiyet, yalnızlık ekonomisi, dikkat ekonomisi, haz mekanizmaları gibi yeni risk alanları oluşturmaktadır.
  • Çocuklar ve gençler dijital dönüşümün merkezinde yer almakta olup sağlıklı gelişimlerini ve aile bağlarını menfi etkileyen cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akım ve içeriklerle bağımlılık oluşturan davranış kalıpları dijital platformlar aracılığıyla giderek yaygınlaşmaktadır.
  • Aile, güven, aidiyet, dayanışma, nesiller arası aktarım ve koruyucu işlevleriyle dijital çağda da bireylerin en güçlü destek mekanizması ve toplumsal dayanıklılığın temel unsuru olmaya devam etmektedir.
  • Anne ve babalar çocuklarının dijital ortamdaki gelişimini gözetme, yönlendirme ve onları zararlı etkilerden koruma konusunda öncelikli hak ve sorumluluğa sahiptir, ancak bu durum, platformların yahut içerik üreticilerinin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin ikamesi olarak görülemez.
  • Dijital dünya dezenformasyon ve manipülasyon için elverişli alan sağlayarak hakikatin görünürlüğünü ve adil temsili güçleştirmekte olup Gazze'de yaşananların aktarımında müşahede edilenler, bu sorunun en somut tezahürlerinden biri olmuştur.

Ekran bağımsızlığının yasakçı bir yaklaşımı değil, bilinçli ve dengeli bir kullanım kültürünü ifade ettiği vurgulandı. Bu anlayış doğrultusunda, dijital teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımında insan onurunun, aile bütünlüğünün ve toplumsal fayda ilkelerinin esas alınması gerektiği aktarıldı: 

"İNSAN MERKEZLİ VE GÜVENLİ" DİJİTAL EKOSİSTEM: Dijital teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımında insan onuru, aile bütünlüğü ve toplumsal fayda ilkelerini esas alan; çocukların ve gençlerin psikolojik, sosyal ve ahlaki gelişimlerini destekleyen, insan merkezli ve güvenli bir dijital ekosistem etik sorumlulukla inşa edilmelidir.

AİLENİN VE NÜFUSUN KORUNMASI: Dijital dönüşüm süreçlerinde aile ve nüfusun korunması ve güçlendirilmesi temel politika önceliklerinden biri olarak benimsenmelidir.

YAŞ DOĞRULAMA-EBEVEYN KONTROLÜ: Mevzuatla getirilen yükümlülüklerin etkin uygulanması sağlanarak çocukların dijital ortamdaki güvenliğini artıracak yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü uygulamaları yaygınlaştırılmalı; bağımlılık, cinsiyetsizleştirme, dijital şiddet ve sanal bahis başta olmak üzere zararlı akım ve içeriklere karşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınmalı; veri mahremiyeti, algoritmik şeffaflık ve djital güvenlik alanlarındaki hukuki ve idari mekanizmalar güçlendirilmelidir.

AİLE-ÇOCUK DOSTU TASARIM: Dijital platformlarda aileyi, nesiller arası etkileşimi, kültürel aktarımı ve toplumsal dayanışmayı destekleyen içerik ve uygulamalar teşvik edilmeli; çocukların ve gençlerin gelişim özelliklerini gözeten içerik standartları ile aile ve çocuk dostu tasarım uygulamaları geliştirilmelidir.

ANNE-BABAYA DESTEK: Anne ve babaların çocuklarının dijital hayatına ilişkin bilgilenme, yönlendirme ve koruma haklarını güvence altına alan, anne babalara bu sorumluluğu yerine getirebilecekleri araç, eğitim ve destek mekanizmalarını sunan politika çerçeveleri güçlendirilmelidir.

MEDYA SÖYLEM REHBERİ: Medya şirketleri ve içerik üreticilerinin; aile ve çocuk dostu bir yayıncılık anlayışı benimsemelerine rehberlik etmek üzere 'Medya Söylem Rehberi' hazırlanmalıdır.

TOPLUMSAL ETKİ DEĞERLENDİRME SİSTEMİ: Yüksek toplumsal etki potansiyeline sahip dijital ürünler, platformlar, yapay zeka uygulamaları ve medya içerikleri için bir Toplumsal Etki Değerlendirme Sistemi (TEDS) geliştirilmelidir.

DEZENFORMASYON FARKINDALIĞI: Dijital dünyada zararlı etkilerden korunmanın sağlanması, dezenformasyon ve manipülasyona karşı hakikatin görünür kılınması ve adil temsilin savunulması için bireysel, toplumsal ve kurumsal düzeyde farkındalık artırılmalıdır.

Bildiride, "Dijital anaforun çekim alanından çıkarak ekran bağımsızlığını ortak bir hedef haline getirmek üzere, kamu kurumları, akademi, bilişim sektörü, medya kuruluşları, sivil toplum, aileler ve gençler, zirve vesilesiyle kurulan iş birliği zeminine ve bu ortak sorumluluğu paylaşmaya davet edilmektedir." denildi.