Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman'la birlikte 11 ilde çok ciddi kayıplara neden olan doğal afetle mücadele sürüyor. Yaşanan acı tecrübelerden çıkarılacak dersler, bundan sonrası için büyük önem taşıyor.
O derslerden biri, afetle mcadelede teyit edilmeyen bilgi paylaşımlarının yaşamı tehdit edebileceğiydi. Dezenformasyonun afet bölgesindeki çalışmaları nasıl etkilediği sorusu, "Baraj patladı" iddiası ve sonrasında yaşananlarda karşılık buldu.
Başta medya organları ve sosyal medya mecraları olmak üzere kitle iletişim araçlarında yayılan asılsız iddiaların ve devamında olan bitenin arama kurtarma çalışmalarına zarar verdiği görülüyor. Nitekim "Baraj patladı" iddiaları, deprem gören insanların "hızla şehri boşaltma" reaksiyonuna ve arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarına ara vermesine neden oldu.

BARAJ PATLADI SU GELİYOR
Hatay Antakya'da görev yaparken o anlara tanık olan Anadolu Ajansı Yurt Haberler Editörlüğü'ne bağlı muhabir Sergen Sezgin şunları anlattı:
- Depremin ilk günleriydi. Arama kurtarma çalışmaları yoğunlukla devam ediyordu. Akşam saatleriydi. Bir anda çevrede büyük bir panik havası sezdik. İlk başta ne olduğunu anlamadık, 4-5 tane arama kurtarma aracı ve çevresindeki ambulanslarla bir enkaza gittiklerini düşündük. Hızlı bir şekilde bir yere hareket ediyorlardı. Biz de o an hareketlendik, her halde bir bina yıkıldı ve altında kalanlar oldu diye düşündük.
- Merkezde meydandaydık. 15-20 kişilik bir grup, bize doğru koşmaya başladı. Birini durdurup, "Niye koşuyorsunuz?" diye sorduğumda da "Baraj patladı, yukarıdan su geliyor" diye bizi uyarıp buradan kaçmamızı istediler.
- Biz bölgeye dışarıdan gelen bir ekibiz. Bölgeyi bilmediğimiz için, barajın yakınlığını ya da konumunu bilmediğimiz için o an buna itibar etmek zorunda kaldık ve biz de yüksek kesimlere hızlıca kaçmaya başladık.
- Bizim gibi yüksek kesimlere kaçan bir sürü kişi vardı, o sırada enkazı terk eden arama kurtarma ekipleri vardı çünkü onlar da bizim gibi bölge dışından gelen, bölgeyi bilmeyen insanlardı. Arama kurtarma ekiplerinin, ambulansların bir anda şehir merkezini terk ettiğini gördük.
- Her zaman Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'ya gelirken trafik yaşanırdı ama bu kez şehrin dışına doğru trafik yaşanmıştı. İnsanlar şehri terk etmeye çalışıyordu. Bir kısım da yüksek kesimlere çıkmaya çalışıyordu. O anki arama kurtarma çalışmalarına çok yüksek ölçüde etki ettiğini düşünüyorum.

YARIM SAAT KAYBEDİLDİ
Bölgedeki Anadolu Ajansı Yurt Haberler Editörlüğü'ne bağlı habercilerden biri de Fatih Çapkın. Barajın patladığı iddialarının yarattığı sonuçlara tanık olan Fatih Çapkın şöyle dedi:
- Bir enkazın başında çekim yaptıktan sonra araçta görselleri geçmeye çalışıyorduk. O sırada yanımızdan yabancı arama kurtarma ekiplerinin ve ambulansların da bulunduğu 5 araç hızlı bir şekilde gitti. Acaba bunlar yeni bir yaralı ihbarı mı aldılar diye düşünürken aracımızı manevra yapmak üzere harekete geçirdik. O sırada karşımızdan yaklaşık 10-15 kişilik bir kalabalık koşarak geldi. "Baraj patladı, su geliyor, kaçın, sel geliyor" gibi bağırmaya başladılar.
- Biz ilk etapta panik yaşasak da bir yandan görsel çekmeye bir yandan da suyun nereden gelebileceği ihtimalleri üzerinden barajın nerede olduğunu araştırmaya başladık. O an çok kötü bir kaos yaşandı. Araçlarıyla şehir merkezinden kaçan insanlar kaza yapıyor, koşarak kaçmaya çalışan insanlar ezilme tehlikesi yaşıyordu.
- Pek çok arama kurtarma ekibi enkazdan kaçmak zorunda kaldı. Enkazların terk edilmesiyle birlikte belki de çok sayıda kurtarılabilecek insan o an kurtarılamadı. Yaklaşık 20-30 dakika içinde jandarma ve polis ekipleri araçlarıyla anons geçmeye başladılar. Ama saniyelerle yarışılan o enkaz anlarında biz kocaman bir 20-30 dakika kaybettik.

Benzer bir durumu bir daha yaşamamak için toplumu yanlış yönlendiren teyit edilmemiş bilgilere karşı şüpheli olmak gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, sosyal medyada kasıtlı şekilde paylaşılan yanlış ihbarların arama kurtarma süreçlerini sekteye uğrattığını belirterek "Sosyal medya platformlarının dezenformasyonu çoğaltan ve doğru bilgiyi geri plana iten algoritmalarının nasıl çalıştığını da bu süreçte çok açık gördük" dedi. Dezenformasyon yayan hesaplara ve kişilere karşı tetikte olunmasını istedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ise dezenformasyonla mücadele kapsamında sanal devriye faaliyetini sürdürüyor. Son verilere göre; sosyal medyada provokasyon gerekçesiyle 548 hesap yöneticisi hakkında adli işlem başlatıldı. Yakalanan 134 şüpheliden 25'i tutuklandı.