Türkiye'de 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi ile ilgili dezenformasyon fırtınası, akademik çalışmaya konu oldu. 15 Temmuz sürecinde dolaşıma giren ve kamuoyunu yanıltmayı amaçladığı belirlenen 7 haber görseli incelendi. Bulgulara göre görseller, algı üretimi işlevi gördü ve metinsel unsurlarla desteklenerek ikna ediciliğini artırmayı hedefledi. Çalışma, görsel dezenformasyonun duygu ve temsil stratejileriyle şekillenen çok katmanlı bir süreç olduğunu, 15 Temmuz darbe girişimi ekseninde ortaya çıkardı.
"Dijital Medyada Görsel Dezenformasyon: 15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine Bir Analiz" çalışması, Bingöl Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Şule Yenigün Altın tarafından gerçekleştirildi. Çalışmada, görselin kasıtlı olarak bağlamından koparılması veya manipülasyonu olarak tanımlanan görsel dezenformasyona odaklanıldı.
15 Temmuz darbe girişimi çerçevesinde paylaşılan, teyit kuruluşları tarafından sahte olduğu kanıtlanmış 7 haber görseli analiz edildi. Çalışma kapsamında Anadolu Ajansı Teyit Hattı tarafından yayımlanan "15 Temmuz’da darbe girişimini desteklemek için dolaşıma sokulan yalanlar" başlıklı içerik de incelendi.
15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yanıltıcı içerikler, Amsterdam Üniversitesinde siyasal iletişim uzmanı olan Doç. Dr. Michael Hameleers'in "dezenformasyonda görsel kullanıma yönelik" tipolojisi çerçevesinde gözden geçirildi.

"Darbeciler uçakları kaçırdı" iddiası
Haberde darbe girişiminin ardından 15 askeri helikopterin kaybolduğu öne sürüldü. Paylaşılan görsel, iddiayı kanıtlamıyordu ancak iddianın inandırıcılığını destekleyici bir işlevi vardı. Okur, görsel sayesinde, metindeki iddiayı daha inandırıcı bulabilirdi. Görselin meşrulaştırma aracına dönüştürüldüğü bu örnek, görselle metin arasında doğrudan referans ilişkisi bulunmasa bile haber estetiğinin güvenilirlik üretme gücü üzerinden dezenformasyonun nasıl güçlendirilebildiğini gösterdi.

"Fransa Konsolosluğu bomba uyarısında bulundu" iddiası
Geleneksel haber formatlarının taklit edildiği örneklerde, yanıltıcı bir iddianın, dikkat çekici bir başlık ve görselle gerçek bir haber formatında dolaşıma sokulduğu belirlendi. Kullanılan görsel, temsili bir görüntüden ibaretti. Buna rağmen metinde sunulan iddianın gerçekliğini destekleyen bir kanıt işlevi görüyormuş gibi kurgulandı.

"Görüntü Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde kayda geçti" iddiası
Görsel, iddiayı güçlendirici bir unsur olarak kullanıldı. Ancak görsel güncel değildi; İsrail'in 2014'te Gazze'ye yönelik bombardımanını yansıtıyordu. Bağlamı kasıtlı biçimde değiştirilmiş ve yeni bir anlam üretilmişti.

Darbe girişimi sonrası yayılan fotoğraflar
Mısır'dan bir fotoğraf, Ankara'da darbe girişimini gösterdiği iddiasıyla paylaşıldı. Metni destekleyen bir unsur olarak kullanıldı. Farklı bir coğrafi bağlama ait fotoğrafın, darbe girişimiyle ilgisi yoktu.

"Kayıp darbeciler domuz bağıyla gömülmüş halde bulundu" iddiası
Fotoğraf, 2014 yılındaki Rusya-Ukrayna olaylarıyla ilgiliydi. Bu örnekte, fotoğraf haberi doğrulamaktan ziyade ona meşruiyet kazandırma işlevi gördü. Okur, "Herkes bunu konuşuyorsa doğru olabilir" şeklinde bir sezgisel çıkarım yapmaya yönlendirildi.

"Kızılay'da jetler alçak uçuş yaparken, bir kişi jetin üstüne atlamak istedi" iddiası
Geçmişi 2004'e uzanan Kızılay'a ait bir fotoğraf, bağlamından koparılarak yeniden dolaşıma sokuldu. İçerikte güvenilir bir haber kaynağı ibaresi kullanılarak, sanki haber bu güvenilir kaynak tarafından yapılmış hissi uyandırıldı.

Görsellerin kategorilere göre dağılımı incelendiğinde görsel dezenformasyonun ağırlıklı olarak toplumsal destek izlenimi yaratmaya ve meşru haber formatlarını taklit etmeye yönelik stratejik bir işlev üstlendiği belirlendi. Bulgular ilk olarak dezenformasyon içeren haberlerin belirgin biçimde geleneksel haber formatını taklit eden bir yapıda sunulduğunu ortaya koydu. Bu uygulamada iddianın doğruluğunu kanıtlayan herhangi bir veri sunulmadı; bunun yerine kurumsal ve güvenilir bir estetik taklit edilerek meşruiyet inşa edilmeye çalışıldı. İkinci olarak görsel materyallerin orijinal bağlamından koparılarak kanıt niteliği taşıyormuş gibi yeniden çerçevelendiği belirlendi. Üçüncü olarak halk desteğini temsil eden görseller aracılığıyla geniş toplumsal kabul ve destek olduğu izlenimi oluşturuldu. Son olarak da sahte, yanlış ya da doğrulanmamış uzman figürler üzerinden iddialara bilimsel veya otoriter bir destek varmış gibi bir algı üretildi.

Sonuç olarak çalışma, görsel dezenformasyonun duygu ve temsil stratejileriyle şekillenen çok katmanlı bir süreç olduğunu, 15 Temmuz darbe girişimi ekseninde ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bulgular, görsel ve metinsel unsurların birlikte değerlendirilmesini merkeze alan disiplinler arası çalışmalara olan ihtiyacı güçlendirdi. Çalışmada, gelecek araştırmalarda farklı sosyal medya platformlarının karşılaştırmalı incelenmesi, daha geniş veri setleriyle nicel analizlerin yapılması, kullanıcıların görsel dezenformasyonu algılama biçimlerinin deneysel yöntemlerle araştırılması ve yapay zeka destekli içerik üretim süreçlerinin görsel dezenformasyon üzerindeki etkisinin daha ayrıntılı biçimde ele alınmasının alana önemli katkı sağlayabileceği belirtildi.