İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
Bölgede çatışmalar devam ederken, sosyal medyada da kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialar gündeme gelmeye devam ediyor.
ARKA PLAN VE İDDİALAR
ABD merkezli sosyal medya uygulaması X'te Türkiye'nin İran'a mühimmat sağladığı ve ABD'ye ait düşürülen F-15'in Türkiye üretimi uçaksavarlarla hedef alındığı iddiası tartışmalara neden oldu.
İddiada, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve insansız hava aracı füzeleri sağladığına dair haberlerin dolaştığını öne sürülerek "Bu füzelerin, istihbarat bağlantılı şoförler tarafından ABD ve İsrail uçaklarını hedef almak üzere taşındığı iddia ediliyor. En az iki rapor, ABD'ye ait F-15 savaş uçağının İran savunma sistemi tarafından değil, Türkiye yapımı omuzdan ateşlenen bir uçaksavar füzesi tarafından düşürüldüğünü öne sürüyor." ifadeleri kullanıldı.
BULGULAR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin, NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda "Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu" yönündeki paylaşımların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Söz konusunu paylaşımların tamamen asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamanın tamamı ise şu şekilde;
"Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir. Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir."