Dolar
17.94
Euro
18.40
Altın
1,802.40
ETH/USDT
1,941.70
BTC/USDT
24,322.00
BIST 100
2,864.25
Kültür

Suriyeli klarnetçi Kinan Azmeh, yapmayı sevdiği işin peşinden gittiğini söyledi

Suriye asıllı klarnet ustası Kinan Azmeh, klarnet çalmayı, beste yapmayı sevdiğini, sevdiği şeyi yapabildiği için her zaman çok şanslı hissettiğini belirterek, "Bu eşsiz bir hikaye mi bilmiyorum." dedi.

Hilal Uştuk   | 25.06.2022
Suriyeli klarnetçi Kinan Azmeh, yapmayı sevdiği işin peşinden gittiğini söyledi Fotoğraf: Atilla Sevil / AA

İstanbul

Topluluğu Cityband ile "50. İstanbul Müzik Festivali"nde sahne alan başarılı sanatçı Azmeh, AA muhabirine, sıradan bir yaşam hikayesinin olduğunu söyledi.

Şam'da doğduğunu ifade eden Azmeh, "Aslında 5 yaşındayken keman çalmaya başladım. 6 yaşlarında klarnete geçtim. İlk 5 yıl ekstra bir ödev gibiydi ama sonra ona aşık oldum." dedi.

Enstrüman kullanabilmeye başladığında çaldığı şeyden etkilendiğini anlatan sanatçı, şunları kaydetti:

"Üniversitede çift ana dal, müzik ve elektrik mühendisliği okudum. İkisini de bitirdiğimde kendimi Julliard Müzik Okuluna yüksek lisans başvurusu yaparken buldum ve bu, beni New York'a götürdü. Yüksek lisansımı ve doktoramı New York'ta yaptım. New York da tüm güzel, büyük şehirler gibi aslında. Bu anlamda İstanbul'a benziyor. İnsanı içine çeken bir yanı var ve bu yüzden 22 yıl sonra hala New York'tayım. Bu, eşsiz bir hikaye mi bilmiyorum. Sanırım bu, tutkusunun peşinden giden herkesin hikayesi. Klarnet çalmayı, beste yapmayı seviyorum ve yapmayı sevdiğim şeyi yapabildiğim için kendimi her zaman çok şanslı hissediyorum. İlk başta her biri yabancı olan izleyicilerle, konserin sonunda birbirimize yabancı olmayacağımızı bilerek, kendimi ifade edebilmek büyük bir ayrıcalık."

Kinan Azmeh, son yıllarda özellikle savaşla tanınan Suriye'nin, dünya çapında başarılı sanatçılarla anıldığına dikkati çekerek, "2011'de ABD'de nispeten küçük bir kasabada müzik yaparken birçok kişinin Suriye'nin nerede olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Hatta komik ama Sibirya olduğunu düşünen bazı insanlar vardı. Her zaman ülkemi tanıtmak zorunda kalıyordum. 2011'den sonra ise bence insanlar, Suriye'nin haritada nerede olduğunu öğrendi ama Suriye'de ne olduğu, savaşın şu anki durumu gibi konularda çok net bir fikirleri yok." ifadelerini kullandı.

"Bu, bir trajedinin üzücü bir sonucu"

Suriyeli sanatçıların Suriyeli olduğu veya gerçekten iyi işler ortaya koyduğu için dikkati çektiğini vurgulayan sanatçı, şunları söyledi:

"Diğer milletlerden sanatçılar arasında sahneye çıkabilen ve sahneyi kendini ifade etmek için bir platform olarak kullanabilen çok sayıda Suriyeli sanatçı olduğunu bilmek beni çok mutlu ediyor. Dünyada kendini ifade etme lüksüne sahip olmayan pek çok insan var. Ben de hislerimi ifade etmek amacıyla enstrümanımı kullanabildiğim için kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum. Hayatın herhangi bir alanında başarılı olanları görmek bence olumlu bir işaret. Elbette bu, bir trajedinin üzücü bir sonucu ama savaş sırasında dahi, insanların direncini görmekten mutluyum. Bence yaşanan ve yaşanmayanları söylemenin dışında sanatın en önemli rolü bu. Sanat yapmanın bir özgürlük eylemi olduğunu ve kendini ifade etmenin gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden, dünyayı dolaşan ve yapmak istediğini yapan birçok Suriyeli sanatçıdan biri olduğum için mutluyum."

Sanatçı, Suriye'de bir gün her şeyin normale döneceği konusunda iyimser olduğunu dile getirerek, "Ben kişilik olarak çok iyimserim. Her zaman yarının daha iyi olduğunu düşünürüm. Bugünün tadını çıkarıyorum ama yarının daha iyi olacağını umuyorum ve bir noktada adaletin galip geleceğini hissediyorum. Tarihin bize öğrettiği bu. Bu yüzden iyimserim ve insanların evlerini yeniden inşa edebilmek için evlerine dönebileceğini umuyorum. En önemlisi adaletin bir gün mutlaka yerini bulacağını hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Beynim, kalbim ve ses arasında bağlantı kurmaya çalışıyorum"

Bazı Türk hayranlarının "klarnete ruh üfleyen müzisyen" şeklindeki yorumlarını öğrenen sanatçı, şöyle konuştu:

"Benim enstrümanım klarnet. Metal ve ahşaptan yapılmış büyülü bir şey. İçine hava üflediğimde nefes almaya başlıyor. Ben nefes verdiğimde hayat buluyor. Meydana gelen ses, içine ne kadar hava üflediğime bağlı. Bu, benim için inanılmaz anlamlı. Konuşmaktansa müzik yapmak çok daha kolay. Örneğin bu röportajı müzikle yapsaydık benim için çok daha kolay olurdu çünkü müzik aracılığıyla kendimi rahat ifade edebiliyorum. Sanırım bu yüzden sanat yapıyoruz. Sanat, gerçek hayatta deneyimleme lüksümüz olmayan duyguları deneyimlememizi sağlıyor. Mevcut olanın daha ötesine gidiyoruz. Ayrıca tabii ki bu konuda tutkuluyum. Beynim, kalbim ve ses arasında bağlantı kurmaya ve bu bağlantıyı olabildiğince kısa tutmaya çalışıyorum."

Azmeh, "Songs for Days to Come" isimli yeni opera eserinin önceki günlerde Almanya'da sahnelenmeye başladığını, kendisinin de bu süreçte yurt dışı turnesine devam ettiğini dile getirdi.

"Çok bilinçli ve müzikal olarak eğitimli harika bir dinleyici kitleniz var"

Türk müzikseverleri şaşırtmanın zor olduğunu belirten sanatçı, "Çünkü çok meraklı, çok bilinçli ve müzikal olarak eğitimli harika bir dinleyici kitleniz var." dedi.

Başarılı klarnetçi Azmeh, İstanbul'u çok sevdiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"İstanbul, hayatımda bulunduğum en güzel şehirlerden biri. Havaalanına indiğiniz anda o enerjiyi hissediyor, yaşayan bir müzeye adım atıyorsunuz. Bazı şehirlerin tüm dünyaya ait olduğunu hissediyorum. İstanbul da kesinlikle onlardan biri, Şam, Roma ve Kudüs de bu şehirlerden. İstanbul'u her zaman inanılmaz açık bir şehir olarak görüyorum. İnsanı inanılmaz misafirperver. Burayı sanki uzaktaki evim gibi hissediyorum. Ayrıca bir yerde müzik yapmayı oraya ağaç dikmek gibi görüyorum. Bir yere ağaç diktiğinizde orası da bir parçanız olur. Türk olmamama ve İstanbul'da yaşamamama rağmen bir tür kendi evime dönmüş gibi hissediyorum."

Şehirlerin sadece manzaralardan ibaret olmadığını kaydeden sanatçı, "Şehri şehir yapan insanlar. İnanılmaz dinamik, inanılmaz çeşitliliğe sahip, zaman zaman trafikte kaotik olan bu şehrin bir parçası olmayı seviyorum. Burası harika bir yer." dedi.

Azmeh, İstanbul Müzik Festivali'nin de kendisi için inanılmaz derecede özel olduğunu belirterek, "Bu festivali uzun yıllardır biliyorum. Her zaman bunun bir parçası olmayı umuyordum. Burada olmam çok özel. Festivalin 50. yıl dönümünü kutluyorum. Festivale gelen sanatçılara baktığımda hepsi inanılmaz derecede ilham verici ve ben o insanlar arasında olmaktan mutluyum. Umarım festivale bir güzellik katmışımdır. İstanbul, bu festivale sahip olduğu için çok şanslı." şeklinde konuştu.

Festival, bu akşam "Musica Sequenza: Rameau a la Turque" konseriyle sona erecek.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın