Yasemin Kalyoncuoğlu
15 Aralık 2015•Güncelleme: 16 Aralık 2015
ANKARA
Ankara Devlet Tiyatrosunun sahneleyeceği "Ben ve Sen" adlı oyun, çocuklara korkularının üzerine gitmelerini öğretecek.
Türkiye prömiyeri 22 Aralık'ta Küçük Tiyatro'da yapılacak oyun, çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çekecek.
Alman Ingeborg Von Zadow'un yazdığı, Servet Aybar'ın Türkçeye çevirdiği "Ben ve Sen", Doodle ve Zigy isimli iki arkadaşın hikayesini anlatıyor.
Oyun, Doodle'ın yukarıdan taş gelebilir korkusuna kapılmasıyla başlıyor. Doodle, korkuları nedeniyle kendi oyun alanından bir hapishane yaratıyor ve kendini hapsediyor. Arkadaşı Zigy'i hapishanede yardıma çağırıyor. Zigy, Doodle'a ilk zamanlarda yardım etse de sonrasında korkularıyla yüzleşmesi gerektiğini ve korkularından ancak sevgi ve beraberlikle kurtulabileceğini arkadaşına değişik oyunlarla anlatıyor.
"Godot'yu Beklerken" ile eş değer
"Ben ve Sen" adlı oyunun yönetmeni Caner Kadir Gezener, oyunu sahneye koymaya planladıklarında, eserin "Godot'yu Beklerken" eseriyle eş değer ve yetişkinler için de uygun bir içeriğe sahip olduğunu gördüklerini ifade etti.
Böylece oyunun çocuk tiyatrosu ögeleriyle zenginleştirildiğini ve yetişkinlerin de izleyebileceği bir çocuk oyunu ortaya çıktığını söyleyen Gezener, "Çocukların hayal gücü ve algılama kapasitesi, yetişkinlerden daha yüksek. Çocukların korkularının üzerine gitmeleri, korkularıyla başa çıkmaları için bu oyunu sahneye koymak istedim" dedi.
"Oyunu, müzik ve danslarla zenginleştirerek daha canlı hale getirdik"
Oyunun ilk kez Almanya'da oynandığını ve başarılı bir teknikle sahneye konduğunu aktaran Gezener, "Avrupa ülkelerindeki çocuk tiyatrosuyla Türkiye'deki durum, birbirinden farklı. Biz, Akdeniz iklimi insanlarıyız ve bizim çocuklarımız da bizim gibi daha sıcak kanlı ve daha hareketliler. Oyunun Almanya'da sahneye konma şekli, Alman çocuklar için doğru bir örnek olabilir ama bizim çocuklarımız Almanya'da oynanan şekliyle oyunu izleseler, oyundan sıkılabilirler. Bunu düşünerek, Almanya'daki örneğine göre oyunu, müziklerle ve danslarla zenginleştirerek daha canlı hale getirdik."şeklinde konuştu.
Muhabir: Yasemin Kalyoncuoğlu