Türkiye, Koronavirüs

Kovid-19'u 58 günde yenen AK Parti'li Akbaşoğlu: Nefes alıp vermemizin kadrini iyi idrak edelim

Koronavirüsü 58 günlük bir tedavi sonucu yenen AK Parti'li Akbaşoğlu, "Allah'ın bizlere bahşettiği oksijen nimetinin kıymetini iyi bilelim. Dışarıdan hiçbir müdahaleye ihtiyaç duymaksızın nefes alıp vermemizin kadrini iyi idrak edelim." dedi.

Ali Kemal Akan   | 28.10.2020
Kovid-19'u 58 günde yenen AK Parti'li Akbaşoğlu: Nefes alıp vermemizin kadrini iyi idrak edelim

TBMM

Kovid-19'a yakalanıp, tedavi gördüğü 58 günün 20 gününü entübe olarak, solunum cihazına bağlı geçiren AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, hastalığı süresince yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Milletvekili olması nedeniyle seçim bölgesi Çankırı'da, çeşitli programlar için gittiği İstanbul'da ve Meclis'teki çalışmalarında kalabalık ortamlarda bulunduğunu söyleyen Akbaşoğlu, Sağlık Bakanlığının maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymasına rağmen Kovid-19'a yakalandığını dile getirdi. 


Rutin olarak yaptırdığı testlerin sonucunun pozitif çıkmasının ardından Ankara Şehir Hastanesinde tedavisine başlandığını anlatan Akbaşoğlu, 58 gün boyunca hastalığı yenmek için mücadele verdiğini ifade etti. Bu 58 günlük sürenin 20 gününü entübe olarak, solunum cihazına bağlı geçirdiğine dikkati çeken Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Şu an rahat rahat konuşuyoruz. Allah'ın bahşettiği oksijen nimetini hep beraber soluyoruz ama bu nimetin tam manasıyla farkında değiliz. Rahat bir şekilde yaptığımız fonksiyonu, kendi başınıza artık yapamaz hale geliyorsunuz ve dışarıdan bir oksijen takviyesine vücudunuz ihtiyaç duyuyor. En başta sizi rahatlatmak için burnunuzdan oksijen veriliyor, bu yeterli olmadığında o zaman daha yüksek basınçlı bir oksijenle bu fonksiyonları yerine getirmeye dönük bir başka aşamaya geçmiş oluyorsunuz. O da yeterli gelmediğinde bu sefer maalesef entübe dediğimiz, makineye bağlı olarak süreç başlıyor. Entübe sürecinde bir yönüyle kendinizden geçmiş oluyorsunuz. Uyutuluyorsunuz, belki günlerce uyutulma durumu hasıl oluyor."

"Ümidimi asla yitirmedim"

Akbaşoğlu, tedavi sürecinin farklı bir haletiruhiyesinin bulunduğunu, günbegün ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya kalındığını ancak bu süreçte ümidini asla yitirmediğini belirtti.

Manevi hissiyatın daha da yoğun bastığı bir sürecin de yaşandığını vurgulayan Akbaşoğlu, "Özellikle ailenizden, yakın çevrenizden, dostlarınızdan, akrabalarınızdan, arkadaşlarınızdan dualar talep ederek, bu dönemi manevi anlamda bir hissiyatla, kendi içinizde yaşamak durumuyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu manada hastalığımızın başından sonuna ilgi ve alakasını yakinen gösteren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanımız Mustafa Şentop, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, çalışma arkadaşlarımız, milletvekili arkadaşlarımız, ailemiz, hemşehrilerimiz, milletimiz dualarıyla şifa bulmamız için yanımızda bulundular. Bunu da yürekten hissettiğimizi ifade etmek isterim." dedi.

"Hayat muhasebesini gözünüzden geçiriyorsunuz"

Bir teslimiyet halinin genel anlamda söz konusu olduğunu ifade eden Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz Allah'a ve ahirete inanan insanlarız. Bir yaşam mücadelesi verdiğinizin farkındasınız. Her şey vaki olabilir. Yoğun bakım durumu söz konusu olduğunda hayat muhasebesini de gözünüzden geçiriyorsunuz. Bir emrihak vaki olursa da imanla, kelime-i şehadetle, bu dünyadan imtihanı başarılı bir şekilde vermiş olarak gitmeyi düşünüyorsunuz.

Yoğun bakıma alındıktan bir kaç gün sonra, göstergelerin daha da ağırlaşması nedeniyle entübe olmamın tıbbi bir zorunluluk haline geldiğini söylediler. Şartların daha da ağırlaştığı bir durum söz konusu, bu noktada eşimle ve yavrularımla adeta bir vasiyet çerçevesinde konuşma da yaptım. Eşime, çocuklarıma son olarak kendi duygu ve düşüncelerimi ifade ettim."

"Babamın vefatını 10 gün sonra öğrendim"

Akbaşoğlu, babasının da kendisiyle beraber Kovid-19 tedavisi gördüğünü anlattı. Aynı dönemde kendisinin Ankara'da, babasının da İstanbul'da tedavi altına alındığını ifade eden Akbaşoğlu, "Babam yaklaşık 90 yaşındaydı, tedaviye olumlu cevap vererek koronavirüsü yenmişti. Ancak başka hastalıkları söz konusuydu. Taburcu olduktan 10 gün sonra vefat etmiş. Babamın vefatından 10 gün sonra, doktorlar nezaretinde bunu öğrenmiş oldum. Eşim, hastaneden çıkınca 'Ne yapmayı arzu edersin?' diye sormuştu. 'Önce, Eyüp Sultan'a annemin kabrine ziyarete gidip, oradan da babamızın elini öpüp eve geçeriz' demiştim. Tedavim sürerken maalesef öğrendim ki babam da annemin yanına defnedilmiş. Hastaneden çıkınca anne ve babamın kabrini ziyaret ettim." diye konuştu.

Muhammet Emin Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Bu süreçleri yaşamış birisi olarak hiç kimsenin böyle tablolarla asla karşılaşmamasını arzu ediyorum. Özelikle Sağlık Bakanlığımızın ortaya koyduğu kurallar çerçevesinde; maske, mesafe ve temizlik kurallarına tam manasıyla riayet etmek suretiyle inşallah milletçe ve tüm insanlık olarak bu salgını en az hasarla atlatalım.

Allah'ın bizlere bahşettiği oksijen nimetinin kıymetini iyi bilelim. Dışarıdan hiçbir müdahaleye ihtiyaç duymaksızın nefes alıp vermemizin kadrini iyi idrak edelim. Buna göre de hem kendimizi hem çevremizi hem de toplumumuzu ve insanlığı virüsle tanışmaktan muhafaza edelim."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.