Euro
7.42
Dolar
6.81
BIST 100
103,024.30
Altın
1,728.95
Politika, Koronavirüs

AK Parti'nin Kızılcahamam kampı koronavirüs önlemleri kapsamında ertelendi

AK Parti'nin Kızılcahamam kampı, koronavirüs önlemleri nedeniyle ertelendi. Genel Başkanvekili Kurtulmuş, 3-5 Nisan'da planlanan Kızılcahamam kampının ramazan ayı sonrasına ertelendiğini bildirdi.

Esin Işık,Özcan Yıldırım,Merve Yıldızalp Özmen,Selma Kasap   | 12.03.2020
AK Parti'nin Kızılcahamam kampı koronavirüs önlemleri kapsamında ertelendi

Ankara

AK Parti'nin Kızılcahamam kampı, koronavirüs önlemleri nedeniyle ertelendi.

AK Parti'den yapılan açıklamada, partinin 3-4 ve 5 Nisan tarihlerinde Kızılcahamam'da yapılması planlanan "AK Parti 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nın koronavirüs önlemleri kapsamında başka bir tarihte yapılmasının kararlaştırıldığı bildirildi.

Numan Kurtulmuş: Kızılcahamam kampı ramazan ayı sonrasına ertelendi

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti'nin 3-5 Nisan'da planlanan Kızılcahamam kampının ramazan ayı sonrasına ertelendiğini bildirdi.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, TGRT Haber'in canlı yayınında, gündeme dair açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı Türkiye'nin başından beri önlemleri almaya çalıştığını belirten Kurtulmuş, üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu en etkin şekilde yerine getireceklerini söyledi.

Bu önemler kapsamında, yeni tedbirlerin de alınabileceğini vurgulayan Kurtulmuş, "Bazı ülkelerle kıyaslandığı zaman Türkiye'nin bu meseledeki etkinliğinin, iyi bir yönetişimden geçtiğini de gördük. İnşallah sonuna kadar böyle gider. İnşallah zayiatsız bu işi atlatırız." dedi.

Kurtulmuş, önlemler kapsamında AK Parti'nin 3-5 Nisan'da planlanan Kızılcahamam kampının ramazan ayı sonrasına ertelendiğini bildirdi.

Koronavirüs salgınını kriz fırsatçılığına çevirenlere tepki gösteren Kurtulmuş, "Bu tam kara vicdanlılık durumudur, vicdansızlık durumudur. Üç kuruş haram para kazanacağız diye böyle bir dönemde karaborsa yapmak, gerginlik ortamından istifade etmeye kalkmak büyük bir ahlaksızlıktır. Buradan kazanılacak paradan da kimseye faydası gelmez. Ticaret Bakanımız açıklama yaptı, bunlar 81 ilimizde takip edilecek. Bu anlamda karaborsacılık yapan kim varsa bunların burnundan fitil fitil getirilecek." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin ilk koronavirüs vakasını IMF'nin salgınla mücadele eden ülkelere mali yardım kararından sonra açıkladığı yönündeki iddia ve söylemleri eleştiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Zihninden Türkiye, IMF'ye tekrar gitsin, başı belaya girsin de gitsin, Türkiye, Avrupa'ya muhtaç olsun diye geçirenler olabilir. Bu fırsatçılara şunu söylüyoruz; hangi senaryoyu ortaya koyarsanız koyun bir daha Türkiye hiçbir şekilde IMF'ye muhtaç hale gelmeyecektir, getirilmeyecektir. Türkiye değil bu virüs nedeniyle Allah'ın izniyle hiçbir şart altında artık IMF'nin kapısına muhtaç olmayacaktır."

"Mülteciler meselesi, bir insanlık sorunudur"

Kurtulmuş, F-35 uçaklarının Amerika'da Türkiye ilişkileri bakımından kullanılan siyasal bir koz olduğunu söyledi. Türkiye'nin milli hassasiyetleri, öncelikleri çerçevesinde iş birliği yapacağını ifade eden Kurtulmuş, iş birliği yapılamadığı takdirde Türkiye'nin kendi adımlarını atacağını kaydetti. 

Mülteciler konusunda Batı dünyasının sınıfta kaldığını, iki yüzlülük ve çifte standart yaptığını aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu insanlar, sadece yarım bardak temiz su içebilmek için Batıya, güçlü ülkelere göçmek zorundalar. Yunanlılar, Batının zihniyet dünyasını deşifre ediyor, gaz bombaları atıyorlar. Tel örgü değil, bütün duvar hatlarınızı çelikten kapılarla örseniz hatta gök kubbenizin üstüne çelikten bir gökkubbe koysanız dahi bu sebepler devam ettiği sürece dünyadaki göç meselesi önlenemez. Önce Batılıların bunu anlaması lazım."

Göçmen meselesinin çok boyutlu bir sorun olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Avrupa ülkelerinin bir kısmı bunu özellikle Türkiye karşı bir siyasal koz ya da Türkiye ile siyasal pazarlık meselesi haline getiriyorlar. Önce şunu öğrenmeleri lazım mülteciler dersinin ilk maddesi; mülteciler meselesi bir insanlık sorunudur." diye konuştu.

"Türkiye, Libya hükümetiyle yaptığı anlaşmayla Türkiye'nin Akdeniz'de, iç sularda hapsedilmesi senaryosunu parçalayıp atmış oldu." diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin Libya'da Birleşmiş Milletler'in tanıdığı meşru hükümete destek olma ve askeri eğitim desteği verme konusunda da kararlılığını ortaya koyduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye'nin her platformda Libya'nın bağımsızlığını savunduğunu belirterek, bazı ülkelerin Libya'yı paylaşma hesabı içinde olduğunu söyledi.

"Özkoç'un sözleri hiçbir şekilde kabul edilebilir değil"

CHP'nin Doğu Akdeniz'de atılan adımları eleştirdiği hatırlatılan Kurtulmuş, "Bütün temel konularda Türkiye'nin milli menfaatleri neredeyse onun karşısında bir duruş sergiliyorlar. Bir müzakere, katkı zemini içerisinde bulunmuyorlar." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç'un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerine ilişkin Kurtulmuş, "CHP'nin Grup Başkanvekilinin sözleri hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir." ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı söylenen sözlerin terbiye sınırının, siyasi eleştirinin dışında olduğunu, bunun ahlaksızca ve seviyesizce yapılan bir saldırı olduğunu kaydetti.

Numan Kurtulmuş, Özkoç hakkında fezlekenin hazırlandığını, bundan sonrasının Meclisin işi olduğunu ifade etti.

İş Bankası'ndaki CHP hisselerinin Hazineye devri ile ilgili bir soru üzerine Kurtulmuş, bu konuyla ilgili müzakereler belli bir noktaya geldiğinde gerekli adımları atacaklarını belirtti.

"Kimin hangi çalışma içerisinde olduğu da bizi ilgilendirmez"

Ali Babacan'ın ve Ahmet Davutoğlu'nun partilerine ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Öncelikle hayırlı olsun, Türkiye'de herkesin parti kurma hakkı var, herkesin siyasi görüşlerini siyaset zeminlerinde konuşma ve tartışma imkanı var. Biz, yeni kurulan partilerin ya da mevcut partilerin ne yapacağı ile ilgili değiliz. Bizim esas ilgimiz, biz AK Parti olarak bundan sonra ne yapacağız? Seçimden itibaren üzerinde odaklandığımız nokta budur. Eğer biz AK Parti olarak üzerimize düşen sorumlulukları şimdiye kadar olduğu gibi çok daha büyük bir titizlikle yerine getirirsek zaten siyasette herhangi başka bir siyaset atraksiyonuna zemin kalmayacaktır." 

Partinin kongre sürecine işaret eden Kurtulmuş, Türk siyasetinin artık yerel aktörlerin de çok güçlü olması gereken bir sürece girdiğini vurgulayarak, ilçelerde, illerde, beldelerde halkın sevdiği, temsil kabiliyeti olan, kendini milletine adamış olan fedakar insanlarla yol yürüyeceklerini ifade etti.

Bu şekilde yola devam ettiklerinde kimin hangi çalışma içinde olacağının kendilerini ilgilendirmeyeceğinin altını çizen Kurtulmuş, "Kimin hangi çalışma içerisinde olduğu da bizi ilgilendirmez, herkes istediği çalışmayı yapar." diye konuştu.

Yeni partilere ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, bu partilerin son derece yeni olduğuna dikkati çekerek, "Tam manasıyla ne söyledikleri, neyin üzerinden hareket ettiklerini zaman içerisinde göreceğiz, zaman içerisinde bunlar daha da belirgin hale gelecek. Ama Türk siyasetinin öteden beri bir alışkanlığı var, reddiye üzerine yapılan siyaseti bu millet benimsemiyor. Yani 'ne değilsin' sorusu değil, 'siz nesiniz'i anlatacak ve bunun karşılığı olacak, o zaman yürüyorsunuz. Aksi takdirde millet, olumlu cevabı vermiyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Karşıtlık üzerinden antitez üzerinden bir siyaset ortaya çıkmaz"

"Dün AK Parti'nin içinde bugün AK Parti'ye karşı. Söylemler artık o kadar net ki. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna karşılık Kurtulmuş, "Bunun cevabını millet verecek." dedi.

Kurtulmuş, "Bu partilerin CHP ile beraber Millet İttifakı'nın içinde hareket etmeleri, AK Parti için bir dezavantaj mıdır" şeklindeki soruyu yanıtlarken şöyle konuştu:

"Burada bir temennimi tavsiyemi söyleyebilirim. Nihayetinde bu arkadaşlarımızın önemli bir kısmı birlikte uzun süre siyaset yaptığımız arkadaşlardır. İnşallah şöyle bir yanlışın, yanılgının içerisinde olmazlar; Erdoğan karşıtı cephenin değirmenine su taşıyacak bir faaliyetin içinde olmazlar. Bunu samimi bir tavsiye ve temenni olarak ifade edebilirim. Nasıl olacağını, ne şekilde olacağını görürüz. Çünkü geçmiş süreçte Erdoğan karşıtlığı üzerinden hiç bir araya gelmeyecek olan insanların geldiğini gördük. Belki üç-beş oy alırsınız o ayrı bir şey ama bunun siyasette doğru bir yol olmadığını da biliyoruz. Karşıtlık üzerinden antitez üzerinden bir siyaset ortaya çıkmaz."

Ceza infaz düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, bu konuda toplumsal bir beklenti olduğunu, bunu bir af yasası gibi asla görmemek gerektiğini belirtti.

"Bu infaz sisteminde bir reform çalışmasıdır." diyen Kurtulmuş, çok detaylı ve aylar süren çalışmanın belirli bir noktaya geldiğini aktardı. 

Bu düzenlemenin Mecliste en yüksek konsensüsle çıkmasını istediklerini dile getiren Kurtulmuş, MHP başta diğer partilerle konunun müzakere edildiğini belirterek, "Tam manasıyla reform mahiyetinde bir adım atılacak. Bütün hazırlıkları yapıldı, son rötuşları, Adalet Bakanlığı teknik tarafını çalışıyor. Bunlar bir noktaya getirildiğinde parlamentoya gelecek." diye konuştu.

"Bu bir pazarlık değil, bir mutabakattır"

Muhalefetin Türkiye-Rusya arasında bir pazarlığın olduğu yönündeki eleştirilerini değerlendirmesi istenen Kurtulmuş, "Bir şey alıp satmıyoruz. Dolayısıyla bir pazarlıktan bahsedilecek süreç değildir bu. Ama Moskova'da Türkiye ile Rusya arasında bir mutabakata varıldı. Bu, bir geçici ateşkes süreci ve arkasından İdlib'e ilişkin sorunların tamamıyla ortadan kaldırılabileceği kalıcı bir ateşkesin tesis edilebilmesi. Bu bir pazarlık değil, bir mutabakattır. Herhalde eski Türkiye'nin alışkanlıkları, sana bir şey veririm, senden bir şey alırım. Buna pazarlık diyorlar herhalde. Böyle bir şey yok." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.