Euro
6.04
Dolar
5.32
BIST 100
102,494.00
Altın
1,325.23
Politika

Adalet Bakanı Gül: Tehdit edecek hiçbir oluşuma Türkiye sessiz kalamaz

Adalet Bakanı Gül, ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'ın açıklamalarını önemli bir beyan olarak nitelendirerek, "Sınırlarını ve güvenliğini tehdit edecek hiçbir oluşuma Türkiye asla sessiz kalamaz." dedi.

  | 18.01.2018
Adalet Bakanı Gül: Tehdit edecek hiçbir oluşuma Türkiye sessiz kalamaz

ANKARA

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, NTV'de katıldığı programda açıklamalarda bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'ın, "Suriye'de sınır birlikleri" planı hakkındaki haberlerle ilgili olarak, "Türkiye'ye bir açıklama borcumuz var. Bu, tamamen yanlış resmedilmiş ve yanlış tanımlanmış bir durum ve bazı kişiler yanlış konuşmuş. Herhangi bir sınır güvenlik gücü kurmuyoruz." değerlendirmesini yaptığı hatırlatılarak bu konudaki görüşünün sorulması üzerine Bakan Gül, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlama konusunda muktedir olduğunu vurguladı.

"Türkiye asla sessiz kalamaz"

Bu konudaki bir tehdidin asla kabullenilmeyeceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:

"Bu açıklama, genel itibarıyla bakıldığında, böyle bir açıklamayı yapması önemli bir beyan ama şunu görmek lazım, 'Hiçbir şekilde böyle bir ordu yok ama oradaki sivillerle, vatandaşlarla şu olacak' yani tersine isim konulmadan da sınırlarını ve güvenliğini tehdit edecek hiçbir oluşuma Türkiye asla sessiz kalamaz. Burada ABD'nin göndermiş olduğu binlerce tırda bölgeye getirilmiş silahların, teçhizatın iade edilmesi, toplaması lazım. Aksi takdirde Türkiye kendi güvenliğini tehdit eden ve bu tür oluşumlara, hazırlıklara karşı elbette kendi meşru müdafaasını yapacaktır. Elbette böyle bir tehdidin olmaması dileğimizdir."

AK Parti ile MHP arasındaki komisyonun bugün ilk defa yapacağı toplantı hatırlatılarak "MHP'ye sunulacak yol haritası belli mi" sorusu üzerine Gül, Türkiye'de mevzuata göre partilerin resmi olarak ittifak yapamadığını bildirdi.

Bunun farklı şekillerde gerçekleştirildiğini anlatan Bakan Gül, "Türkiye'de kendi varlıklarıyla da seçime girebilmek ya da ittifakın yasal dayanağının bulunması adına böyle bir çalışmaya ihtiyaç vardı" dedi.

Gül, bugün ilk defa bir araya geleceklerine değinerek, "Tüm bu çalışmaların nihai hedefi nedir? Milli mutabakatın sağlanması. Yani milli mutabakatı, milli ve yerli olan bütün katılımcıları toplayacak, bir toplumsal merkez olacak şekilde bir çalışmayı sürdüreceğiz. Yasal olarak neler yapılması gerekiyor, bir kez daha diğer buna benzer düzenleme gereken hususlar nelerdir, bunların hepsini konuşup değerlendireceğiz MHP ile" ifadesini kullandı.

Tartışma hukuk ekseninde değerlendirilecektir"

Anayasa Mahkemesinin tutuklu gazetecilere yönelik ihlal kararına karşı yerel mahkemenin "tahliye yok" demesine yönelik tartışmalar hatırlatılan Bakan Gül, yargıda, mahkemelerde hiyerarşinin olmadığını belirtti.

Her mahkemenin yetkisini anayasa ve kanunlardan aldığını vurgulayan Gül, bireysel başvuruyu AK Parti hükümetinin getirdiğini hatırlattı. Anayasa Mahkemesinin temel hak, hürriyetlerle ilgili ihlal olup olmadığına baktığına değinen Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ama yerel mahkeme, dosyanın gittiği mahkeme Anayasa Mahkemesi kararını aldıktan sonra dosyaya nihai olarak kararı verecek merci ilk derece mahkemesi. Dava devam ediyor daha istinafa, Yargıtaya gidecek. Tüm bu yargılamalarla ilgili delilleri değerlendirerek bir esas karar verme, nihai karar verme merci elbette ilk derece mahkemesidir. İlk derece mahkemesi 'Ben dosyadaki delillerime göre baktım ve bu şekilde bir karar verdim ya da gerekçeyi henüz görmedim' şeklinde bir karar vermiştir. Bütün yargı kararları elbette hukuk çerçevesinde tartışılabilir ama hiçbir mahkemeyi bu tartışmayı hukuku zeminin dışarısına götürmek, mahkemeleri, kurumları bu anlamda yaralamak doğru değil. Tartışma hukuk ekseninde değerlendirilecektir, değerlendirilmektedir ve ilk derece mahkemesi de kendi delillerine göre yaklaşımını ortaya koymuştur, bir karar vermiştir. Bunların hepsi Türkiye hukuk sistemidir, kendi içinde itirazları, değerlendirmeleri, içtihatları oluşacak bir müessesedir. Dolayısıyla bu konuda bir içtihat ortaya konulduğunu söyleyebilirim."

"Bin 823 kişi KHK ile görevlerine iade edildi"

Bakan Gül, FETÖ'nün bilişim teknolojisini çok yoğun kullanan bir örgüt olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

"Bunların, ByLock sistemine yerleştirmiş oldukları bir tuzak var. Teknik olarak esasen o program indirilmiş ByLock merkezine gitmiş bazı numaralar var. Bu tespit üzerine 11 bin 480 kişi belirlendi. Önemli olan FETÖ'nün mağdur ettiği kişilerin devlet tarafından mağduriyetlerinin giderilmesi. CHP Genel Başkanı, '11 bin kişiyi tutukladınız' diyor. Bu doğru değil. 11 bin kişilik listenin sadece bin 287 kişisi tutukluydu. ByLock delillerden bir delildir ama güçlü bir delildir. 'ByLock olmayanlar örgüt mensubu değildir' gibi bir varsayım olmaz. Buna yargı organları karar verecek."

FETÖ'nün tuzaklarıyla bazı mağduriyetlerin yaşandığına işaret eden Gül, bin 823 kişinin Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerine iade edildiğini bildirdi.

Arabuluculuk uygulaması

Bir soru üzerine, gündemde olan yargıda reform paketine de değinen Gül, şu görüşlere yer verdi:

"Yargıya güven ve yargının hızlanması anlamında çok önemli çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Hem bazı suçlarla ilgili hem de suçların onarıcı adalet kapsamında caydırıcılığını ortaya koyması anlamında birtakım düzenlemeler var. Adli mekanizmalarla ilgili dava iş yükünün mahkemelere çok fazla gitmeden sulh yolunun, alternatif çözüm yolunun artırılmasına yönelik çalışmalarımız var. Tüm bunlarla ilgili çalışmalarımız, kurumlara görüş göndermeye matuf hale geldi. Tabii bu reformlar hemen ya da acil yapılacak şeyler değildir. Bunların hepsini Yargıtay'ın uygulamalarını, üniversitelerimiz görüşünü dikkate alarak çok iyi bir çalışmayla yapacağız." 

Muhabir: Sarp Özer-Özcan Yıldırım

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın