TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile Meclis'te bir araya geldi.
Kurtulmuş, Mutti'yi TBMM'ye gelişinde karşılamasının ardından Türk bayrağı ve Zambiya bayrağı önünde el sıkıştı. Daha sonra iki Meclis Başkanı baş başa görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede, Türkiye ile Zambiya arasındaki parlamentolar arası ilişkilerin yanı sıra küresel ve bölgesel konular ele alındı.
Zambiya'dan Türkiye'ye gerçekleştirilen bu ziyaretin hem Meclis başkanları hem de parlamento düzeyinde ilk olduğunu söyleyen Kurtulmuş, bu ziyaretin ülkeler ve parlamentolar arasındaki ilişkilerin kuvvetlenmesine olumlu katkı sağlayacağına inandığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018'de Zambiya'yı ziyaretinin ikili ilişkiler açısından bir dönüm noktasını teşkil ettiğini ve bu görüşmede birçok anlaşmanın imzalandığını aktaran Kurtulmuş, bölgesinde istikrarlı ve güvenli bir ülke olan Zambiya ile ilişkilerin mümkün olan her alanda geliştirilmesine ve çeşitlendirmeye önem atfettiklerini vurguladı.

TBMM'nin, Avrupa'da ve dünyada kurumsal kapasitesi itibarıyla kuvvetli bir parlamento olduğunu ifade eden Kurtulmuş, TBMM ile Zambiya Ulusal Meclisi arasında kapasite geliştirme bakımından yapılacak her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirtti.
Zambiya'da 13 Ağustos'ta gerçekleştirilecek genel seçimler dolayısıyla başarı dileklerini ileten Kurtulmuş, seçimlerin ardından parlamentolar arası ilişkilere ve iki ülke arasında potansiyeli yüksek işbirliği alanlarına yoğunlaşmayı arzuladıklarını kaydetti.
Görüşmede, Türkiye-Zambiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç ile Dostluk Grubu üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir de yer aldı.
Kurtulmuş ve Mutti baş başa görüşmenin ardından Meclis Tören Salonu'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmenin, Türkiye-Zambiya arasında parlamenter ilişki bakımından sağlanan ilk temas olduğunu söyledi.
Mutti'nin Afrika'da kadınların siyasette daha görünür hale gelmesi için ciddi roller üstlendiğine işaret eden Kurtulmuş, Türkiye-Afrika ilişkilerinin son yıllarda artarak geliştiğini vurguladı.
Türkiye'nin "Afrika Açılımı" adı altında Afrika ile ilgili dış politika faaliyetlerinin yeni perspektifle ele alındığını ifade eden Kurtulmuş, Afrika Açılımı'nın üç temel ayağının bulunduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, Afrika'nın Afrikalıların olduğunu, dışarıdan müdahale edilmesinin asla tasvip edilmeyeceğini belirtti. Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler bulunması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, Afrikalılarla birlikte "kazan kazan" prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirmeyi esas aldıklarını kaydetti.
Kurtulmuş, Türkiye'nin, Afrika kıtasının her yerinde temaslarının bulunduğunu, ilişkilerin geliştiğini, kültürel diplomasi kurumlarının da Afrika'da çalışmalar yaptığını anlattı.
Dünyanın çok merkezli yeni sisteme doğru gittiğini vurgulayan Kurtulmuş, Afrika'nın da yeniden önemli güç merkezi olarak ortaya çıkmakta olduğunu gördüklerini ve Afrika'yla yakın teması artırmaya devam ettiklerini ifade etti.
Kurtulmuş, 2002'den sonra Afrika Birliği adıyla yeni döneme geçildiğini, Birliğin, Afrikalı ülkelerin kalkınmaları, halkların refahı ve zenginliği, kültürel bağımsızlığın kazanılması noktasında önemli arayışın adresleri arasında yer aldığını vurguladı.
Afrika ülkelerinin, ayrımcı rejimlerden, sömürgeci ülkelerin tasallutundan kurtulduğunu, bağımsızlıklarını kazandığını dile getiren Kurtulmuş, şimdi Afrikalı ulusların kültürel bağımsızlıklarını kazanarak gerçek dostlarıyla birlikte hareket etmelerinin sağlanması gerektiğinin altını çizdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı, yerinde ve haklı olarak Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen, Türkiye'ye karşı saldırgan, kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözlerin Türkiye'nin milli menfaatlerini korumaya yönelik olduğuna dikkati çekti. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Katliam sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk ve kadın Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu perspektife, politikaya karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Onun için biraz telaşla dile getirdiği ve Cumhurbaşkanımızı itham eden bu sözlerini tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetiharbiyesi olmadığını bir kere daha TBMM çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız, aklıselim, vicdan sahibi ve bölge halklarının tamamına karşı sorumluluk sahibi olan siyasetçi olarak, vizyon sahibi olan bir küresel lider olarak, çok haklı olarak İsrail'in yayılmacılığına her zaman olduğu gibi bugün de karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütün kurum ve kuruluşları olarak başta milletin temsilcisi, Türkiye demokrasisinin kalbi olan TBMM olarak biz de İsrail'in bu yayılmacılığını, İsrail'in eli kanlı çetesinin işlediği suçların karşısında durmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz. Bu bizim insanlığa, tarihe, insanlığın ortak vicdanına karşı sorumluluğumuzdur. İsrail'in eli kanlı Başbakanı'nın söylediği sözlerin hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur ve dünya kamuoyunda da en ufak bir ağırlığı yoktur."
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duruşunun, yanında, arkasında olduklarını vurguladı.
Soykırım suçlusu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaptıklarının hesabını uluslararası mahkemelerde vereceğini ifade eden Kurtulmuş, insanlık vicdanında mahkum olan Netanyahu ve ekibinin uluslararası mahkemeler tarafından da mahkum edileceğini belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ve mevkidaşı Mutti, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kurtulmuş, CHP'li iki Grup başkanvekilinin üyeliklerinin tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle CHP'nin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiğinin aktarılmasının ardından, "Bu iki isim, Grup Başkanvekilliği görevini yapabilecek mi? Bu konuda CHP Genel Merkezinden TBMM Başkanlığına bir yazı geldi mi? Önümüzdeki salı günü CHP Grup toplantısı için her iki taraftan da bir talep gelmesi durumunda nasıl bir adım atılacak?" soruları üzerine, Türkiye'deki bütün siyasi partilerin, TBMM'de şu anda ikinci büyük gruba sahip ana muhalefet partisi CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesini ve kendi aralarındaki sürtüşmeleri, çekişmeleri, problemleri en iyi şekilde çözmelerini ümit ve temenni ettiklerini söyledi.
TBMM Başkanlığı olarak parlamenter hukukla kısıtlı olduklarını belirten Kurtulmuş, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Meclis içtüzüğü, partilerin kendi tüzükleri, Meclis gruplarının iç yönetmelikleri çerçevesinde karar veririz. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir, asla düşünülemez. Herhangi bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, taraflardan birisinin kendi tarafına çekme çabaları da hiçbir şekilde sonuç vermez. Dolayısıyla biz ne yapacağımızı biliyoruz. Parlamenter hukuk bakımından elimizdeki imkanları, yani bu alanda bize bırakılmış olan alanı biliyoruz. Hiçbir hata yapmadan süreci yönetmeye çalışıyoruz ve nasıl, ne zaman adım atılması gerekirse o adımları da atarak bugüne kadar geliyoruz. Özetle şunu söylüyorum, bu tartışmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi asla tarafı değildir, olamaz, olmayacaktır. Samimi olarak, Meclis Başkanı sıfatımın dışında da Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu tartışmaları bir an evvel geride bırakarak kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde korumalarını tavsiye ve temenni ederim. Söyleyeceklerim bundan ibaret.”
Kurtulmuş, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in Meclis'te bulunan makam odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilmesi yönünde Meclis Başkanlığına bir dilekçe sunduğu" iddiasının sorulması üzerine de "Bunların hepsi büyük resmin içerisinde detaydır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı atması gerektiği adımı, atması gerektiği zaman atar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ama tekraren söylüyorum, arada bir çelişki varsa, arada bir tartışma varsa bu tartışmanın tarafı, bu çelişkinin tarafı ya da bu tartışmayı çözecek makam Türkiye Büyük Millet Meclisi değildir." dedi.
Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu kapsamında Meclis tatile girmeden yasal düzenlemelerin hazırlanıp hazırlanmayacağı sorusuna Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:
"Komisyon çok ciddi bir çalışmayı sürdürdü, Türkiye demokrasisi bakımından iftihar vesilesi olan bir tabloyu ortaya koydu. Komisyona katılan bütün siyasi partiler büyük bir çabayla Türkiye'de toplumun farklı kesimlerini dinledi ve bir raporu ortaya koydu. Rapor da hemen hemen ittifakla kabul edildi. Bu rapor bir yol haritasıdır. Elimizde bizi bağlayan ortak mutabakat metnimizdir. Bu ortak mutabakat metninin özellikle 6. ve 7. maddeleri de yol haritasını belirlemek üzere ortaya konulmuş somut tekliflerdir. Şimdi bunun gereğinin yerine getirilmesi lazım.
Orada kritik eşik olarak tanımlanan 'terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi, örgütün kendisini tamamıyla gerçekten feshettiğinin anlaşılmasına' paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü Orta Doğu'nun bu kadar cadı kazanına döndüğü ve giderek hele hele dünyadaki bütün işlerin beklenenden daha süratli hale geldiği bir ortamda bu kadar pozitif bir noktadayken, bu kadar büyük bir olumlu momentum yakalanmışken, bunun bir an evvel bitirilmesi için bütün partilerin ortak çalışmalarını sürdürmeleri lazım. Biliyorsunuz geçen sene bütün yaz boyunca komisyonda çalıştık. Meclis tatile girmeden evvel bitmesini temenni ederim ama eğer gerekirse bu konudaki çalışmalar da sürdürülür ve sonuç alınır."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, toplantının ardından Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Mutti ile FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.
Kurtulmuş ve Mutti daha sonra çalışmalarına devam eden TBMM Genel Kurulu Salonu'nu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.
Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ise Türkiye’de bulunmaktan ve TBMM’de hitap etmekten onur duyduğunu belirterek, Zambiya’nın Türkiye ile ilişkilerini her alanda geliştirmek istediğini kaydetti.
Afrika ülkelerinin doğal kaynaklarının kendi halklarının yararına kullanılması gerektiğini vurgulayan Mutti, "Amacımız, şu anda sömürülmekte olan mineral kaynaklarının ülkemizden götürülmesini engellemek, bunların ülkemizin ve halkımızın istifadesine sunulmasını sağlamaktır." dedi.

Türkiye’nin Afrika’ya yönelik yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Mutti, "Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsemiş olduğu dış politikanın Afrika halklarını sürekli destekliyor oluşundan büyük memnuniyet duyuyoruz." diye konuştu.
Mutti, Türkiye’nin özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların barışçıl yollarla çözülmesi için çaba gösterdiğini belirterek Rusya-Ukrayna savaşında da Türkiye’nin önemli inisiyatif aldığını dile getirdi.
Orta Doğu’daki gelişmelerin Afrika ülkelerini de doğrudan etkilediğini belirten Mutti, bölgede yaşanan krizlerin yakıt ve taşımacılık maliyetlerini artırdığını kaydetti.
"Orta Doğu’da yaşanan bir sorun bizi de eşit derecede etkilemektedir." diyen Mutti, "Yakıt fiyatları arttı. Her şeyin fiyatı arttı. Hayat pahalandı. Hava yolları çok daha yüksek fiyatlarla taşımacılığı sürdürebilmekte. Yük ve insan taşımacılığı eskiye oranla çok daha maliyetli hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.
Mutti, Orta Doğu’ya barış gelmesinin Zambiya için de önem taşıdığını belirterek parlamentoların barış, diyalog ve çok taraflı işbirliği süreçlerinde daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Basın toplantısında Türkiye-Zambiya ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Mutti, Türkiye’ye ilk ziyaretini yapmadığını, nisan ayında Türkiye’de düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik toplantısı kapsamında da temaslarda bulunduğunu hatırlattı.
Mutti, Zambiya ile Türkiye arasındaki işbirliğinin cumhurbaşkanları düzeyindeki temaslarla ilerlediğini belirterek "Pek çok anlaşma imzalandı, pek çok mutabakat zaptı imzalandı. Amacımız bunların layıkıyla hayata geçirilmesini sağlamaktır." dedi.
Türkiye’de çok sayıda Zambiyalı öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Mutti, iki ülke arasındaki işbirliğinin çok boyutlu ilerlediğini ve bunu farklı alanlara taşımak istediklerini belirterek "Türkiye’den kapasite geliştirme, altyapının geliştirilmesi ve teknolojinin etkin kullanılması konusunda öğreneceğimiz çok husus var." diye konuştu.
Zambiya ile Türkiye arasında 1964’ten bu yana sağlam ilişkiler kurulduğunu kaydeden Mutti, "Mevcut iyi ve dostane ilişkilerimizden gurur duyuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Mutti, Türk Hava Yollarının (THY) Zambiya’ya uçuşlarının bulunduğunu ve bunun turizm dahil çeşitli alanlardaki ilişkilerin gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı.
Parlamentolar arası dostluk grubunun çalışmalarının önemine değinen Mutti, iki ülke parlamentoları arasındaki temasların artırılmasının hükümetler arası ilişkileri de güçlendireceğini belirterek, "Birbirimizden öğrenmeye devam edeceğiz. Birbirimizin elini tutarak, omuz omuza vererek bu yolculukta geleceğe doğru adımlarımızı atmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

