"NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma" Konferansı düzenlendi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) işbirliğiyle "NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma" Konferansı düzenlendi.
Sümeyye Dilara Dinçer
09 Nisan 2026•Güncelleme: 10 Nisan 2026
Fotoğraflar: Aytuğ Can Sencar / AA
Ankara
Ankara'daki otelde düzenlenen programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, SETA Genel Koordinatörü Doç. Dr. Nebi Miş, AA Genel Yayın Yönetmeni ve Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Özhan ile çok sayıda davetli katıldı.
Program, NATO'nun önemine işaret eden video gösterimiyle başladı.
SETA Genel Koordinatörü Miş, konferans kapsamındaki panel öncesi yaptığı açılış konuşmasında programın son derece kritik bir dönemde düzenlendiğini söyledi.
Miş, "Bir yandan krizlerin çok boyutlu biçimde derinleştiği, diğer yandan bölgemizde devam eden ve bir ateşkes ihlal edilse de kalıcı bir barış ihtimalinin belirsizliğini koruduğu bir savaş ortamının içerisindeyiz. Ayrıca, Ukrayna-Rusya Savaşı, İran-İsrail-ABD Savaşı bağlamında NATO'nun geleceğine dair tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemdeyiz." diye konuştu.
"Türkiye, temmuz ayında NATO tarihinin en kritik seviyelerinden birine ev sahipliği yapacak." diyen Miş, bugünkü programda güvenlik ve savunma mimarilerinin nasıl yeniden şekillendiğinin ele alınacağını dile getirdi.
"NATO benzeri görülmemiş bir sınamayla karşı karşıya"
Miş, dünyanın çok boyutlu güvenlik krizinden geçmekte olduğunu, askeri ve askeri olmayan tehditlerin iç içe geçtiğini, belirsizliklerin arttığını vurguladı.
Uluslararası sistemin adeta kapsamlı stres testine tabi tutulduğuna dikkati çeken Miş, şöyle konuştu:
"NATO, benzeri görülmemiş bir sınamayla karşı karşıya. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, özellikle İttifak'ın doğu kanadında tehdit algılarını derinleştirmiştir. İran'a yönelik müdahale bağlamında ortaya çıkan farklı yaklaşımlar ise İttifak içi uyum tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir. Bu dönemde ortak savunma anlayışının tahkim edilmesi ve genişletilmiş caydırıcılık stratejisinin korunması, her zamankinden daha hayati hale gelmiştir. Bu bağlamda 7-8 Temmuz 2026'da Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Ankara zirvesi, yalnızca coğrafi bir ev sahipliğinin ötesinde, NATO'nun geleceğini şekillendirecek bir eşik niteliği taşımaktadır.
Türkiye'ye düşen sorumluluk da bu nedenle son derece büyüktür. Türkiye, 70 yılı aşkın süredir İttifak'ın operasyon ve misyonlarına en fazla katkı sunan ülkelerden biri olmuştur."
"Ülkemiz, çevresindeki krizlere rağmen istikrar üretme kapasitesine sahip nadir aktörlerden biridir"
Türkiye'nin sadece askeri kapasitesiyle değil diplomatik esnekliği, kriz yönetme becerisi ve tarihsel tecrübesiyle de öne çıktığına işaret eden Miş, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası yeniden tartışılmaya başlanan Avrupa güvenlik mimarisi meselesinde Türkiye'nin rolünün giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Miş, "Türkiyesiz Avrupa güvenliği düşünülemez" yaklaşımının artık daha güçlü şekilde dile getirildiğini, savunma sanayisinde kaydedilen ilerlemenin Türkiye'yi NATO için vazgeçilemez aktör hale getirdiğini vurguladı.
Türkiye'nin kriz yönetimi süreçlerinde kilit rol üstlendiğine dikkati çeken Miş, "Türkiye'nin en önemli farkı ise sadece askeri güçle sınırlı olmayan çok boyutlu bir stratejik yaklaşım geliştirmiş olmasıdır. Ülkemiz, çevresindeki krizlere rağmen istikrar üretme kapasitesine sahip, taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutan ve arabuluculuk kurabilen nadir aktörlerden biridir." dedi.
Kılıç: Türkiye, NATO ülkeleri arasındaki uyumu destekliyor
Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da konferansın "NATO ve Değişen Güvenlik Ortamı" oturumunda, 2. Dünya Savaşı'nın dünya için önemli bir kırılma olduğuna dikkati çekerek, bu savaşta atom bombası kullanılmasının insanlığın karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne serdiğini söyledi.
Bu dönemde yaşananların dünyanın bugünkü haline evrilmesinde etkili olduğunu dile getiren Kılıç, NATO'nun kuruluşu gerekçesine ve sürecine değindi.
NATO'nun insan eliyle kurulan, geliştirilen ve geçmiş deneyimlere dayanarak oluşturulan bir organizasyon olduğuna dikkati çeken Kılıç, NATO'nun gelişen, değişen, dönüşen ve uyum sağlayan bir kurum olması gerektiğini söyledi.
NATO'nun bazı siyasi değerler doğrultusunda kurulmuş bir savunma örgütü niteliğine dikkat çeken Kılıç, "Gelecekte ne olacağını tahmin edemiyoruz. Şunu da aklımızda tutmamız gerekiyor ki karşılaştığımız askeri sorunlar aynı zamanda siyasi sorunlarla iç içe geçmiş durumda." dedi.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından NATO'nun "artık her şey yolunda olacak" anlayışının zaman içerisinde beklendiği gibi bir sonuca ulaşmadığını dile getiren Kılıç, şimdi yeni zorluklar ve sınamalarla karşı karşıya olunduğuna vurguladı.
Kılıç, NATO'nun Libya'ya yönelik askeri müdahale başta olmak üzere geçmişte yaptığı hataları anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:
"NATO, hataları ve eksikliklerine karşın farklı ülke ve fikirlerin bir araya gelebildiği bir organizasyon. Ülkelerin birbiriyle savaşa girmeden yapabildikleri bir organizasyon. Sonunda eleştirecek olsak bile çok dikkatli olmamız lazım. NATO ile elde ettiğimiz deneyim ve kazanımlarımız var. Hemfikir olmasak da birbirimizle konuştuğumuz bir seviyedeyiz. Bunu geleceğe taşımamız ve kaybetmememiz gerekiyor."
NATO'nun önde gelen Avrupalı üyelerinin, Türkiye'yi savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırması girişiminin dışında tutmak yönünde stratejisinin olduğuna dikkat çeken Kılıç, şunları kaydetti:
"Türkiye, NATO ülkeleri arasındaki uyumu destekliyor. Bunu bölge ayırmadan yapıyor. Ama özellikle Avrupa'da yeni bir güvenlik mimarisiyle karşı karşıyayız. Avrupa savunma kapasitesini ve altyapısını artırmıyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadı ve aynı zamanda AB'nin de güney kanadıdır. Biz AB üyesi değiliz ama bir tür ortağız, üye olmaya çok yakınız. Avrupa kıtasının güvenliği noktasında bir temel taşız."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.