Cuma namazı sonrası Bağcılar Meydanı'nda bir araya gelen Filistin'e Destek Platformu üyeleri, İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'daki saldırılarına tepki gösterdi.
Gruptakiler, İsrail Parlamentosu tarafından Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören düzenlemeyi kınayarak, "Kahrolsun İsrail", "Zulme dur de, zalime susma", "Hamas'a selam, boykota devam" sloganları attı.
Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, yaptığı konuşmada, "Filistin'in başkenti özgür Kudüs'te, Bağcılar Meydanı'nda bulunan kardeşlerimizle belki bugün, belki yarın, belki yarından da yakın cuma namazını kılacağız Allah'ın izniyle." dedi.

Çocukların ve kadınların katledilmesine, Filistin'in İsrail adıyla işgal edilmesine, Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırılara, Batı Şeria'nın ilhak edilmesine, Gazze'deki insanlık dışı soykırıma, İran ve Lübnan'a yönelik saldırılara karşı olduklarını vurgulayan Kabaktepe, mazlumun, Filistin'in, katledilen çocukların yanında, işgalci siyonizmin karşısında olduklarını söyledi.
Barış, adalet ve huzur istediklerini, coğrafyanın işgal edilmesine karşı çıktıklarını dile getiren Kabaktepe, "Bu duruş çok önemli bir duruş. Siyonizmi korkutan ve onların er ya da geç sona erecek zulümlerinin işaret çiçekleridir. Onun için Türkiye'ye, 85 milyona, tüm sivil toplum kuruluşlarımıza da teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kabaktepe, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yüzyılın başında 'Barışı getireceğiz.' dediler, savaşı getirdiler. 'Huzuru getireceğiz.' dediler, kargaşayı getirdiler. Bu coğrafyayı kan gönlüne çevirdiler. İnsanların kanının aktığı, işgallerin oluşturduğu zulmün ve adaletsizliğin kol gezdiği bir sürece çevirdiler. Hep beraber Türkiye, zalime karşı duran ülkeler ve toplumlar olarak yeniden barışın, adaletin tesisi için gayret edeceğiz, çaba sarf edeceğiz. 'Her ülkenin sınırına, toprağına saygılıyız.' diyorlar. Bu yüzyılın başından beri Filistin topraklarını işgal edip terörist İsrail devletini kuruyorlar."
Bu toprakların her zaman vicdanın sesi, insanlığın son adası olduğunu belirten Kabaktepe, "İran'da saldırıyla öldürdüğünüz 156, Gazze'de katlettiğiniz 20 binin üzerindeki çocuğumuzun, 30 bine yakın kadınımızın, 70 bin insanımızın hesabını elbette vereceksiniz. Hep birlikte omuz omuza yürümeye, bu uğurda çalışmaya, adaletin tesisi için yolculuğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Gazze'de öldürülen çocuklara dikkati çekmek amacıyla platforma temsili kefene sarılı çocuk tabutları bırakılan eylemde, Müslümanlar için dua edildi.
Üsküdar'da Aksa Kadınları Derneği üyeleri, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası"nı protesto etti.
Cuma namazının ardından Mihrimah Sultan Camisi'nin önünde bir araya gelen grup, döviz ve pankartlarla İsrail aleyhine slogan attı.
Grup adına açıklama yapan Aksa Kadınları Derneği Başkanı Müyesser Yağız, dün sabah namazı itibarıyla Mescid-i Aksa'nın İsrail'in denetiminde Filistinlilere kısıtlı olarak tekrar açıldığını belirterek, "İstanbul'dan, Üsküdar'dan üçüncü cumadır sesleniyoruz ve diyoruz ki insanlığın onuru olan Filistin halkı asla esarete mahkum edilemez." ifadesini kullandı.

Filistin halkının tarih boyunca ağır bedeller ödediğini vurgulayan Yağız, Gazze, Batı Şeria, Kudüs ve Cenin'deki özgürlük mücadelesine selam göndererek, "Bizim sessizliğimizden işgalci siyonistler iyice cesaret almaya başladılar. 40 gün Mescid-i Aksa kapalı kaldı. Hiçbir Müslüman ülke üst düzeyden bir kınamanın ötesine geçmedi. Bu 2 milyarlık Müslüman ümmetinin içinde bulunduğu en büyük handikaptır." diye konuştu.
Yağız, Mescid-i Aksa'nın Ürdün'ün denetimi altında olduğunu dile getirerek, "İşgal rejiminin hiçbir yetkisi yoktur, topraklar Ürdün'e aittir ama gel gör ki Ürdün, Mısır, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Umman, Suudi Arabistan, hiçbir Müslüman ülkeden kınamanın dışında bir ses duydunuz mu? Duymuyoruz." dedi.

Filistinli tutuklular, esirler, şehitler ve gazetecilerin sayıdan ibaret olmadığını, hepsinin aileleri, hikayeleri, ömürleri, hayalleri ve umutlarının olduğunu dile getiren Yağız, Gazze'de çadırları bile olmayan insanların 3 yıldır hayata tutunmaya çalıştıklarını belirtti.
Program, konuşmaların ardından sona erdi.
İzmir'de Filistin'e Destek Platformu üyeleri, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etti.
Cuma namazı sonrası Konak Meydanı'nda bir araya gelen grup, İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'daki saldırılarını kınadı, İsrail Parlamentosu tarafından Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören düzenlemeye tepki gösterdi.

Filistin'e Destek Platformu adına basın açıklamasını yapan Mehmet Çevik, Gazze'deki soykırımın acısı sürerken Lübnan ve İran'daki yeni saldırıların insanlığı sarstığını ifade etti.
İsrail'in Filistinlilere yönelik idamı yasalaştırmasına tepki gösteren Çevik, şunları söyledi:
"İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar, muhakkak ki Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır."

Çevik, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının Müslümanların izzetine saldırı olduğunu vurgulayarak, buna karşı mücadelenin devam edeceğini bildirdi.
Grup, basın açıklamasının ardından dağıldı.
Edirne'de Cuma namazı sonrası Eski Cami önünde bir araya gelen platform üyeleri, sloganlar atarak İsrail'e tepki gösterdi.
Grup adına açıklama yapan Eyüp Açıkgöz, Filistin topraklarında sivillere yönelik saldırıların yanı sıra idam uygulamalarının da kabul edilemez olduğunu ifade ederek, uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı.
Gazze başta olmak üzere bölgede yaşanan gelişmelere tepki gösteren Açıkgöz, Filistin halkına desteklerinin süreceğini belirtti.
Açıkgöz, sivillere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade ederek, uluslararası kamuoyunu daha güçlü tepki vermeye çağırdı.
Filistin davasına destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Açıkgöz, farklı kesimlerin ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi.
Açıkgöz, ayrıca Filistin’e insani yardım ve destek girişimlerine katkı sunmayı sürdüreceklerini kaydetti.

Tekirdağ'da da cuma namazı sonrası Mustafa Kemal Atatürk Meydanı'nda bir araya gelen platform üyeleri, ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla sloganlar atarak İsrail'e tepki gösterdi.

Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından grup adına açıklama yapan Enes Altınyüzük, Gazze'deki soykırımı kınadıklarını söyledi.
Gazze'de tüm değerlerin yok sayıldığını belirten Altınyüzük, "Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz." diye konuştu.
Filistin'e Destek Platformu İl Temsilcisi Bayram Akın da zulme sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Grup dua edilmesinin ardından Filistin'e destek sloganları atarak alandan ayrıldı.

Kırklareli'nde de cuma namazı sonrası Saatli Park'ta bir araya gelen platform üyeleri, İsrail aleyhine sloganlar attı.
Grup adına açıklama yapan Murat Baltalı, zulme karşı ses yükseltemeye devam edeceklerini kaydetti.
Zulme karşı direnmeye devam edeceklerini vurgulayan Baltalı, şunları kaydetti:
"Bizler Filistin'e Destek Platformu olarak meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filosu'na tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz."

Malatya'da toplanan bir grup, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etti.
Mişmiş Park Fuar Merkezi önünde araçlarıyla toplanan Kudüs Kardeşlik Platformu üyeleri, "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları attı.
Grup adına konuşan Kudüs Kardeşlik Platformu Başkanı Ömer Derin, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etmek üzere toplandıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Onlar bu ümmeti sürgünle, hapisle, ölümle korkutulabileceğini zannediyorlar. 5 çocuğunu şehit veren bir anne 6'ncı çocuğunu da öne sürüp 'Razı olduğun zamana kadar al benden' diyorsa bu ümmet korkabilir mi? Elinde taşla tanklara meydan okuyan gençler, özgürlük dansları yapıyorsa bu ümmet siner mi? 'Mescid-i Aksa özgürleşmedikçe sakın daha geri dönmeyi düşünme' diyerek canını, cananını, eşini, çocuğunu, evladını cepheye gönderenler olduğu müddetçe Aksa esir kalır mı?"
Siyonizmin ve emperyalizmin çökeceğini kaydeden Derin, "Ümmetin yiğit evlatları insanlığa yeniden cesareti öğretiyorlar. Azman olanlar karşısında azameti öğretiyorlar, iblisler karşısında izzeti öğretiyorlar, korkaklar karşısında cesareti öğretiyorlar. Ahlaksızlar sürüsü karşısında savaşta da ahlaklı olmayı öğretiyorlar. Hukuksuzlar ordusu karşısında savaşta da hukuka riayet edilebileceğini öğretiyorlar. Cesurun bakışının korkağın kılıcından daha keskin olduğunu öğretiyorlar. Bazen az olanın çok olandan daha güçlü olduğunu öğretiyorlar. Siyonizm çökecek, emperyalizm batacak. Evet yalın ayaklı mustazaflar, sayıca az olan onurlular, minik ebabiller, iri cüsseli filleri, orduları, ağızları salyalı, elleri kanlı zorbaları yenecek." diye konuştu.
Derin, ümitsiz olmamak ve Allah'a güvenmek gerektiğini vurguladı.
Gruptakiler daha sonra Güney Kuşak Yolu'ndan Çevre Yolu Fahri Kayahan Kavşağı'na kadar araç konvoyu oluşturdu.

Adana'nın merkez Seyhan ilçesindeki Sabancı Merkez Camisi'nde cuma namazı sonrası avluda toplanan vatandaşlar, İsrail'e tepki gösterdi.
Filistin'e Destek Platformu adına açıklama yapan üniversite öğrencisi Muhammet Emin Çelik, esaret girişimine karşı kayıtsız kalmayacaklarını belirtti.
Siyonist rejimle mücadele etmekte kararlı olduklarını vurgulayan Çelik, "İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur." diye konuştu.
Konuşmanın ardından katılımcılar, İl Müftüsü Mehmet Taşcı'nın eşliğinde Filistin, İran ve Lübnan'a yönelik saldırılarda hayatını kaybedenler için dua etti.
Basın açıklamasına AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı da destek verdi.

Platform tarafından Mersin'deki Muğdat Camisi'nde de cuma namazının ardından basın açıklaması yapıldı.
Genç Memur-Sen İl Başkanı Fırat Aydın, açıklamasında, Filistin'in zorlu bir dönemden geçtiğini söyledi.
İsrail tarafından alınan kararda tüm değerlerin yok sayıldığını belirten Aydın, "İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız olacak değiliz. Zalimlere karşı varımızla yoğumuzla direneceğiz." ifadelerini kullandı.
Programa, AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç ve vatandaşlar katıldı.

Hatay'da cuma namazı sonrası Antakya TOKİ Resulullah Camisi önünde toplanan Filistin'e Destek Platformu üyeleri, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etti.
Filistin'e Destek Platformu adına basın açıklamasını yapan Musa Çalışkan, Gazze'de yaşananların sadece bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın sınavı olduğunu dile getirdi.
Gazze'de yaşananların yalnızca bir çatışma değil, sistematik bir baskı ve insanlık onurunu zedeleyen uygulamaların açık bir örneği olduğunu belirten Çalışkan, şunları kaydetti:
"Hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı, insanların hayatlarının siyasi hesaplara kurban edildiği her uygulamaya karşıyız çünkü adalet, güçlülerin değil, haklı olanın yanında olmalıdır. Filistin halkı yalnız değildir. Gazze yalnız değildir. Müslümanlar, nerede olursa olsun, mazlumun yanında durmaya devam edecektir."

Çankırı Eğitime Destek Platformu tarafından cuma namazı sonrası Ahmet Yesevi Camisi bahçesinde bir araya gelen vatandaşlar, İsrail aleyhinde slogan attı.
Grup adına açıklama yapan Hüseyin Doğan, tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçildiğini söyledi.
Zalimlere karşı canla başla direneceklerini vurgulayan Doğan, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze'de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan'da ve İran'da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. " ifadelerini kullandı.
Zulme imza atanların Hitler ile aynı akıbeti yaşayacağını dile getiren Doğan, "Gözü dönmüş (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her göz yaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Zalimler için cehennem daima yaşayacaktır." dedi.

Tokat'ta Karşıyaka Camisi avlusunda Tokat Milli İrade Platformu tarafından Filistin’e destek amacıyla basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklamasına Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz'ın yanı sıra rektör yardımcıları, üniversite personeli ve vatandaşlar katıldı.
Katılımcılar, Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkati çekerek, uluslararası kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti.
Filistin'e Destek Platformu tarafından Nasrullah Meydanı'nda cuma namazının ardından basın açıklaması düzenlendi.
Platform adına açıklamayı okuyan Mert Aydın, akıl almaz bir dönem yaşandığını dile getirdi.
İnsanlığın azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından rehin alındığını belirten Aydın, "Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze'de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan'da ve İran'da ortaya konulan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır." diye konuştu.
Grup, açıklamanın ve dua edilmesinin ardından dağıldı.
Amasya'da Filistin'e Destek Platformu ve Gönüllü Kuruluşlar Birliği (GÖK-BİR) tarafından İsrail protesto edildi.
Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi önünde cuma namazının ardından İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan idam cezası yasası protesto edildi.
Açıklamayı yapan Amasya Genç İHH Başkanı Ali Yılmaz, ateşkesle son bulmayan ablukanın Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında yaşayan sivillerin gıda, temiz su, sağlık hizmeti ve insani yardıma erişimini ciddi şekilde kısıtladığını söyledi.
Gazze'de yaşanan soykırımın son bulmasını dileyen Yılmaz, İsrail'e tepki gösterdi.
Dua edilmesinin ardından katılımcılar dağıldı.
Trabzon'da Filistin'e Destek Platformu öncülüğünde İskenderpaşa Camisi'nde bir araya gelen katılımcılar, sloganlar atarak tekbir getirdi.
Grup adına konuşan Hasan Furkan Gülal, tüm değerlerin yok sayıldığı ve çiğnendiği bir zaman diliminden geçildiğini söyledi.
Gülal, zalimlere karşı direneceklerini dile getirerek, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze'de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan'da ve İran'da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır." dedi.
İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının vahşet ve açık bir hukuk ihlali olduğunu ifade eden Gülal, "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır." diye konuştu.

Bayburt'ta Filistin'e Destek Platformu üyeleri cuma namazının ardından Yusufiye Cami avlusunda bir araya gelerek İsrail'e tepki gösterdi.
Platform üyeleri adına açıklama yapan Muhammet Saka, siyonistler tarafından planlanmış ve uygulamaya konulmuş akıl almaz bir dönem yaşadıklarını belirtti.
Tüm değerlerin yok sayıldığı bir zaman diliminden geçtiklerini ifade eden Saka, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla, başımızla, elimizle, aşımızla direneceğiz. Gazze'de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan'da ve İran'da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmıştır. 165 İranlı öğrencinin, siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da bugün burada olduğu gibi dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir."
Konuşmaların ardından İl Müftüsü Bayram Danacı dua etti.

Artvin'de Filistin'e Destek Platformu üyeleri, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etti.
Halitpaşa Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar, sloganlar atarak İsrail'e tepki gösterdi.
Grup adına açıklama yapan Artvin Çoruh Üniversitesi öğrencisi Berker Kolukırık, insanlığın azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından rehin alındığını ifade etti.
İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının vahşet ve açık bir hukuk ihlali olduğunu dile getiren Kolukırık, "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir." dedi.
Gümüşhane'de Filistin'e Destek Platformu öncülüğünde 15 Temmuz Zafer Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar, İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ile Gazze'deki soykırımı protesto etti.
Grup adına açıklama yapan Sadullah Baytaroğlu, İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının vahşet olduğunu vurguladı.
Baytaroğlu, "Açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir." diye konuştu.
Rize'de cuma namazı sonrası Filistin'e Destek Platformunca İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" protesto edildi.
15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar adına konuşan Sefa Durmuşoğlu, idam yasasının gözü dönmüş ve azgın bir grup siyonist tarafından planlanarak uygulamaya konulduğunu söyledi.
Durmuşoğlu, İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının vahşet ve açık bir hukuk ihlali olduğunu kaydetti.
Ordu'da da Filistin'e Destek Platformu öncülüğünde sivil toplum kuruluşu üyeleri ve vatandaşlar Ulu Cami'de bir araya geldi.
Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü Alkışlayamam" şiiri okundu.
Grup adına açıklama yapan Ordu İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Abdurrahman Murtazaoğlu, esaret girişimine karşı kayıtsız kalmayacaklarını aktardı.
Murtazaoğlu, ortaya konulan cürümlere karşı mücadelelerinin kıyamete kadar devam edeceğini belirterek, "Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her gözyaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Filistinli esirleri hedef alan "idam yasası" ve Gazze'deki soykırımı, Sinop'ta üniversite öğrencileri ve akademisyenlerce protesto edildi.
Sinop Üniversitesi İyiliğin Geleceği Öğrenci Topluluğunun çağrısı üzerine Öğrenci Yaşam Merkezi'nde toplanan öğrenci ve akademisyenler, Filistin ve Türk bayrakları taşıyarak İsrail aleyhine sloganların yer aldığı pankartlar açtı.
Burada grup adına açıklama yapan İlahiyat Fakültesi öğrencisi Tarık Aytur, işgalci İsrail rejiminin saldırgan tavırlarının tüm bölgeyi ateş çemberine sürüklemeye devam ettiğini söyledi.
İsrail'in sözde idam yasasıyla hiçbir aklın ve vicdanın kabul edemeyeceği bir suça daha imza attığını vurgulayan Aytur, şunları kaydetti:
"İşgalci rejimin hapishanelerinde esir tutulan 12 bin masum Filistinli kardeşimizin idam edilmesine ilişkin insanlık dışı bir karar verilmiştir. Bizler bu kararı kabul etmiyoruz. Hiçbir hukuk ilkesine dayandırılamayan bu cani tutum, rejimin ulaştığı ahlaksızlığın ve alçaklığın boyutunu gözler önüne sermektedir. Şüphesiz ki bu zulmün beslendiği ilk kaynak, Gazze'yi çevreleyen ablukadır. Ateşkesle son bulmayan abluka, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında yaşayan sivillerin gıda, temiz su, sağlık hizmeti ve insani yardıma erişimini ciddi şekilde kısıtlamaktadır. Sağlık, teknoloji, gıda, ahlak ve daha pek çok alanda dünyanın başına bela olan siyonizmden elbette Filistin ve tüm insanlık bir gün kurtulacaktır."
Açıklamanın ardından Filistin'de hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
