ANKARA
Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan, terör örgütü PKK tarafından barajlara yapılan saldırılara ilişkin, "Bölge karanlık ilişkiler içerisinde, kimin ne yaptığı belli olmayan bir süreci yaşıyor" dedi.
Bakan Doğan, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"Türkiye'nin öncelikli temel konusunun kanın acilen durdurulması" olduğunu ifade eden Doğan, barışın yeniden inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Doğan, "Burada hiçbir candan ne hükümet ne siyasi geleceğimiz ne de partiler değerlidir. Ülke çocuklarının bir hiç uğruna canlarını vermesini kabul edilemez bir durum olarak görüyoruz. Bakanlar Kurulunda da bu konuyu dile getirerek, ülkenin acilen bir barışa ihtiyacı olduğunu, barışın nasıl tesis edileceği konusunu tartışacağız" diye konuştu.
Doğan, terör örgütü PKK tarafından barajlara yapılan saldırıları nasıl değerlendirdiğine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"Bölge karanlık ilişkiler içerisinde, kimin ne yaptığı belli olmayan bir süreci yaşıyor. Biz araçların, makinaların yakılmasına karşıyız, bu makinalar halkın ürettiği değerlerdir, ekonomik yapımızın ürünleridir. O yüzden biz kesinlikle araçların yakılmasına karşıyız. Ama yapılan barajların ekonomik değeri halkımız lehine ise bir ihtiyaç ise elbetteki bu barajlar gerekiyorsa, ülkemize bir katkısı varsa doğru buluyoruz."
"Yeşil Yol" projesi araştırılıyor
Doğan, Doğu Karadeniz'de yapılması planlanan "Yeşil Yol" projesine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, projeyi özellikle sivil toplum örgütleri başta olmak üzere oradaki vatandaşlarla görüşeceklerini aktardı. Doğan, "Bu projenin tüm detaylarını ortaya çıkaracağız ve projelerimizi ona göre oluşturacağız. Bizim odaklandığımız nokta orada ihtiyacın olup olmadığı, halkın ne düşündüğü ve ekolojiye vereceği zarardır. Bu araştırma en kısa zamanda neticeye ulaşacak diye düşünüyorum" ifadesini kullandı.
"O tezkere geldikten sonra konuşuruz"
Doğan, "Irak ve Suriye tezkeresi Meclise geldiğinde nasıl bir tutum sergileyeceksiniz" sorusuna "Ortadoğu'da kalıcı bir barışı inşa etmek, halkların bir arada eski kadim ilişkilerine ulaşabilmesi için dışarıdan müdahalelerin doğru olmadığını düşünüyor partimiz" karşılığını verdi.
Resmi Gazete'de bugün yer alan genelgeye göre bazı istisnalar dışında bütün atamaların durdurulduğunun hatırlatılarak, "Bu kararı, seçim hükümetinde yer alan bakanların kadrolaşmasının önüne geçmek için çıkarılmış bir karar olarak mı değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Doğan, "Burada esas olan bu işin ehli olan kişilerce, bu işlerin yapılması meselesidir, liyakat meselesidir. Bu konuda da maalesef daha önceki hükümetlerin çok kötü sicilleri var. Ama bunu da değerlendirmeye alacağız, görüşeceğiz bunu" diye konuştu.
"Çözüm 'Kandil' meselesi değil"
Terörle mücadele kapsamında özellikle PKK'nın Kandil'deki üst düzey yöneticileri hakkında ihbarda bulunanlara para ödülleri verileceği yönündeki haberler hatırlatılarak, "Bakanlar Kurulunda böyle bir tartışma açılırsa sizin tavrınız ne olur?" sorusu üzerine Doğan, şunları söyledi:
"Çözüm bu değil, bu ülkede kanın durdurulması meselesi 'Kandil' meselesi değil. Burada kalıcı bir barışın, onurlu bir barışın nasıl tesis edileceğine ilişkin HDP'nın politikası ortadadır. Acilen savaşa 'dur' dememiz gerekiyor ve barışı inşa etmemiz lazım. Temel mesele budur."
İlk basın toplantısı
Doğan, Bakanlıkta gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında 7 Haziran seçimleri sonucunda halkın kendilerine "müzakere ederek bu ülkeyi yönetin" mesajı verdiğini, ancak bu uzlaşma zemininin, bütün koşullarıyla mümkün olduğu halde bir koalisyon hükümetinin kurulamadığını söyledi.
Ülkenin erken bir seçime zorunlu kılındığını ifade eden Doğan, ortaya çıkan bu koşullarda, ülkeyi seçime götürecek bir seçim hükümetinin anayasal bir gereklilik olarak kurulduğunu hatırlattı. AK Parti'nin 7 Haziran sonrası yaklaşımını eleştiren Doğan, "7 Haziran'dan sonra halkımız tarafından yetkisi alınmış olan AK Parti hükümeti sandıktan çıkan uzlaşma mesajını idrak etmemekte ısrar etmiş ve siyasal iktidarının devamını sağlamak adına eş zamanlı olarak müzakere koşullarının tamamen ortadan kalkmasına neden olan bir yaklaşımı esas almıştır" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin 2,5 yıldır devam eden bir çatışmasızlık döneminden, yeniden yoğun bir çatışma sürecinde girdiğini ve ülkenin her tarafından cenazelerin gittiğini söyleyen Doğan, şöyle devam etti:
"Ülkemiz, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, şehir merkezleri de dahil olmak üzere, sivil halkın çok ağır bedeller ödediği bir durumu ne yazık ki yaşamaya başlamıştır. Başlayan bu yoğun çatışma ve şiddet sarmalı içerisinde, HDP olarak, tek bir insanımızın bile canını yitirmeyeceği bir çatışmasızlık ortamına yeniden dönmek ve barış ortamını yeniden inşa edecek koşulları yaratmak gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, siyaset kurumunun bu ölümleri durdurmak adına daha güçlü bir şekilde irade ortaya koymasını açık ve net bir şekilde ifade ettik, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz."
Bu konuda, zaman kaybetmeden ciddi çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, "7 Haziran sonrası görev alan geçici hükümetin, müzakere masasının ve barış dilinin yerine ikame ettiği askeri operasyonları durdurması ve savaş dilini bir an önce değiştirmesi gerektiğine inanmaktayız" görüşüne yer verdi.
Muhabir: Merve Özlem Çakır, Zeynep Akyıl
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
