Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı görüntülü açıklamada, "ENCELIA" ve "LAYLA" isimli, Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine yönelik saldırı düzenlediklerini belirtti.
Söz konusu gemilerin geçiş yasağı kararını ihlal ettiği için hedef alındığını vurgulayan Seri, "Hedef alma operasyonu çok sayıda balistik füze, seyir füzesi ve İHA ile gerçekleştirilmiş olup tam isabet sağlanmıştır." ifadelerini kullandı.
Bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin detaylar paylaşmaya devam eden Seri, "Aynı kapsamda Yemen Silahlı Kuvvetleri (Husiler), yaklaşık 10 gemiyi geri çekilmeye ve geri dönmeye zorlamıştır." açıklamasında bulundu.
Suudi Arabistan yönetimine de doğrudan uyarıda bulunan Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, "Yemen Silahlı Kuvvetleri olarak düşman Suudi Arabistan’a vurgulamak isteriz ki, ülkemizi hedef alacak her türlü aptallık veya saldırı, topraklarının derinliklerinde gerçekleştirilecek büyük operasyonlarla karşılık bulacaktır." ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre yetkili bir kaynak, Suudi bir şirkete ait "ENCELIA" isimli geminin Kızıldeniz'de seyir halindeyken saldırıya uğradığını bildirdi.
Saldırı sonucu geminin baş kısmında yangın çıktığını aktaran kaynak, tüm mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.
Kaynak ayrıca, ilgili makamların geminin ve mürettebatın güvenliğini sağlamak, deniz çevresini korumak için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı.
Söz konusu saldırıların, ticari gemilerin ve mürettebatının güvenliğini garanti altına alan uluslararası hukuk ve teamüllerin ihlali olduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a deniz ablukası uygulama yönündeki son tehditlerinin bölgesel istikrara yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ve tehlikeli bir tırmanmaya yol açtığını belirtti.
Kızıldeniz'de bir petrol tankerine düzenlenen saldırının kabul edilemez olduğunun altını çizen Kallas, bunun yasa dışı ve bölgede zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştiren bir eylem olduğunu vurguladı.
Kallas, "Hem Hürmüz Boğazı'nda hem de Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisi engellenmeden sağlanmalıdır. Husiler, uluslararası deniz taşımacılığını ve denizcilerin hayatlarını tehlikeye atan tüm eylemlere son vermelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Husilerin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin yanı sıra Yemen'e ilişkin 2216, seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin 2722 ve 2826 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarında yansıtıldığı üzere uluslararası hukuka uyması gerektiğine dikkati çeken Kallas, "AB'nin deniz operasyonu ASPIDES, savunma amaçlı görevi ve Operasyon Planı doğrultusunda, Kızıldeniz ve çevresindeki uluslararası sularda herkes için seyrüsefer özgürlüğünü koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.
Husilerin sözcüsü Yahya Seri, 20 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ı Yemen'e karşı abluka uygulamakla suçlamış ve ablukaya "karşı ablukayla" karşılık vereceklerini duyurmuştu.
Yemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana, Kızıldeniz'e açılan limanlara sahip Hudeyde kenti ve diğer bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Afrika Birliği (AfB) Komisyonundan yapılan açıklamaya göre Komisyon Başkanı Mahmud Ali Yusuf, Husilerin Suudi Arabistan'ı hedef alan deniz ablukası ilanının ardından Kızıldeniz'de petrol tankerlerine yaptığı saldırıları kınayarak, bunun bölgesel barış ve güvenlik açısından tehlikeli bir tırmanış olduğunu kaydetti.
Saldırıların uluslararası deniz güvenliğine dünyanın en stratejik deniz yollarından birinin istikrarına ciddi tehdit oluşturduğunu ifade eden Yusuf, AfB'nin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, Birliğin ülkenin güvenliği, egemenliği ve istikrarına yönelik sarsılmaz desteğini yineledi.
Yusuf, ticari gemilere yönelik saldırılar ile deniz ulaşımının serbestçe yapılmasını engellemeye yönelik her türlü girişimin uluslararası hukuka aykırı olduğunun altını çizdi.
Seyrüsefer özgürlüğü ile ticari taşımacılığın emniyet ve güvenliğine tam olarak saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Yusuf, Kızıldeniz'deki deniz ulaşım yollarının güvenliğinin Afrika açısından hayati önem taşıdığına dikkati çekti.
Yusuf, ticari taşımacılıkta yaşanacak herhangi bir aksamanın küresel tedarik zincirlerini sekteye uğratabileceğini, çok sayıda Afrika ülkesinin ekonomisinin bundan olumsuz etkilenebileceğini vurguladı.
Husilere ticari gemilere yönelik tüm saldırıları derhal durdurma, gerilimi tırmandırabilecek her türlü eylemden kaçınma ve deniz ulaşımını düzenleyen uluslararası hukuka tam olarak uyma çağrısında bulunan Yusuf, AfB'nin gerilimin azaltılması, deniz güvenliğinin korunması ve Kızıldeniz ile Orta Doğu'da kalıcı barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel ve uluslararası çabalara desteğini yineledi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından Husilere ilişkin paylaşım yaptı.
ABD'nin bir yıl önce bölgede "ticarete ve ekonomiye müdahale ettikleri" gerekçesiyle Husilere karşı ateş açtığını hatırlatan Trump, o dönem Husilere çok güçlü bir saldırı düzenlediklerini belirtti.
Trump, Husilerin, "o zamandan beri ve İran ile çatışma sırasında" oldukça sorumlu davrandığını ifade etti.
Orta Doğu'da Husilerin yeniden harekete geçtiğini ve dün gece Suudi Arabistan'a ait 2 gemiye ateş açtığını aktaran Trump, şunları kaydetti:
“Eğer (Husiler) bunu tekrar yaparlarsa, ABD, Husilerin İran'ın vekili veya temsilcisi olduğu gerekçesiyle İran'ı sorumlu tutacak. İran'a ve elbette Husilere ağır askeri cezalar verecek.”
Trump, şimdiye kadar çok "profesyonel ve akıllıca" davranan Husilerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını vurguladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.







