Euro
6.54
Dolar
5.89
BIST 100
122,675.90
Altın
1,561.19
Dünya, Libya

Libya'daki askeri okul saldırısı Berlin Konferansı'nda belirleyici olur mu?

Libya'nın başkenti Trablus'taki Kara Harp Okulu'na 4 Ocak'ta düzenlenen saldırının, Berlin Konferansı'na yansımaları olması bekleniyor.

Mustapha Dalaa,Safiye Karabacak,Hacer Başer   | 13.01.2020
Libya'daki askeri okul saldırısı Berlin Konferansı'nda belirleyici olur mu? Libya'nın başkenti Trablus'ta, askeri okula düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden 30 öğrenci için cenaze töreni yapılmıştı. (5.1.2020)

Trablus

Libya'nın başkenti Trablus'ta Kara Harp Okulu'na düzenlenen ve katliamla neticelenen saldırıya Türkiye ve ABD başta olmak üzere uluslararası camianın gösterdiği büyük tepkinin, Berlin Konferansı'nda Halife Hafter'e karşı yaptırım uygulanması için yeterli olup olmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Hafter'e bağlı savaş uçaklarının, 4 Ocak'ta Trablus'un güneyindeki Hadba bölgesinde bulunan bir askeri okulun öğrenci yurduna düzenlediği saldırıda, çoğu öğrenci 30 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi yaralandı.

Ülkenin Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki meşru temsilcisi Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), saldırının Hafter müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Çin yapımı Wingloon II SİHA'sıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.

UMH ve Trablus'taki devlet kurumları içinden "katliamın arkasında bulunmakla suçlanan BAE ile bağların koparılması" yönünde sesler yükseldi.

BM Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, Trablus'taki askeri okulun bombalanmasından, "Hafter'i destekleyen ülkenin sorumlu olduğu" yönünde bir açıklama yaptı.

Türkiye, ABD, Cezayir, Tunus ve İtalya başta olmak uluslararası camia da bu elim saldırıyı şiddetle kınadı.

Saldırıda hayatını kaybeden gençlerin kanının, ülkedeki katliamların durdurulması için BAE başta olmak üzere Hafter'i destekleyen ülkelere baskı yapılması konusunda uluslararası toplumun vicdanını harekete geçirip geçirmeyeceği ise merak konusu.

En güçlü kınama Cezayir'den geldi

Saldırıya yönelik en güçlü kınama ise Cezayir Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Trablus'taki saldırı Cezayir tarafından "savaş suçuna denk bir eylem" olarak nitelendirildi.

Cezayir Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum'un, yıl başından bu yana Mısır, BAE, Fransa, Nijer ve Çad'dan Hafter destekçisi mevkidaşlarının yanı sıra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de temaslarda bulunması dikkati çekti.

Bu ülkelerin çoğu, Hafter milislerine destek vererek ya da doğrudan müdahil olarak bir şekilde Libya'daki savaşa dahil oldu. BAE, Mısır ve Fransa silah; bazı ülkeler ise paralı askerleriyle Hafter'in yanında yer aldı.

Böyle bir ortamda Cezayir'in bu ülkelere karşı Libya'ya yönelik dış müdahaleye ve Hafter'in Trablus saldırılarına destek verilmesine tepki gösteren ilkeli bir tutum sergilemesi çok şaşırtıcı olmadı.

Cezayir, Trablus için "kırmızı çizgimiz" ifadesini kullanarak, bu çizginin aşılmaması gerektiğini belirtti.

Öte yandan Libya'daki UMH'ye bağlı birliklerin, BAE'nin Silahlı İnsansız Hava Araçlarını (SİHA), Mısır, BAE ve Ürdün'ün zırhlı araçlarını, Fransa'nın diplomatik ve lojistik desteğini ve Cancavid ile Rus (Wagner) paralı askerlerini arkasına alan Hafter karşısında ne kadar dayanabileceği ise belli değil.

UMH'nin en azından Hafter güçleriyle arasında bir denge sağlayabileceği ve kendisini savunabileceği silah ithalatı da engelleniyor. Böyle bir denge sağlanabilseydi, taraflar barış anlaşması yapacakları diyalog masasına oturabilirdi.

Öğrenci katliamı ve Berlin Konferansı

Çok sayıda öğrencinin hayatını kaybettiği Kara Harp Okulu'na yönelik saldırının, Berlin Konferansı'na yansımalarının olması bekleniyor. Çünkü bu saldırı bir anlamda BAE ve yabancı güçlerin Hafter'e verdiği desteğin, Trablus'taki insani ve güvenlik durumuna yönelik tehlikeli etkilerini gün yüzüne çıkarmış oldu.

Almanya başarısız bir toplantı olmasından kaçınmak ve büyük güçler ile Libya'da etkili olan bölge ülkeleri arasında daha çok uzlaşı sağlanması için geçen eylül ayından bu yana birçok kez konferansın tarihini ileriye attı.

Bu çerçevede Berlin yönetimi, son olarak Cezayir'in konferansa katılımını engelleme konusunda yaptığı hatayı düzeltmek için çaba gösterdi ve Türkiye'nin de baskısıyla Cezayir'e davet gönderdi. Libya konusunda aktif rol gayreti içine giren Cezayir'in bu ülke ile yaklaşık bin kilometrelik sınırı bulunuyor.

Halihazırda Berlin Konferansı'na ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Çin, Almanya, Türkiye, İtalya, Mısır ve BAE ile Cezayir katılıyor. Tunus ve Katar'ın durumu ise henüz belli değil.

Konferansın, ocak ayı sonunda yapılması planlanırken şu ana kadar net bir tarih belirlenmedi. Bu konferansta diyalog masasına oturulması istenecek gibi görülüyor. BM Güvenlik Konseyi'nin Trablus'taki Kara Harp Okulu'na düzenlenen saldırıyı kınayamaması nedeniyle, konferansta Hafter güçlerine yönelik herhangi bir yaptırım kararı çıkması uzak bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. 

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın