Halime Afra Aksoy, Burak Dağ, Faruk Hanedar
18 Haziran 2026•Güncelleme: 11 Temmuz 2026
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinin farklı mahallelerine baskın düzenledi.
Evlerde arama yapan ve Filistinlilerin eşyalarını tahrip eden İsrail güçleri 4 kişiyi alıkoydu.
İsrail askerleri, Kalkilya'nın doğusundaki Azun beldesi ile Cuyus köyüne düzenlediği baskında ses bombası kullandı.
Söz konusu baskında 5 Filistinli gözaltına alındı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sık sık Batı Şeria'nın farklı bölgelerine baskınlar düzenliyor. Bu saldırılar ölüm, yaralanma, gözaltı, mülkü tahrip etme, ekinlere ve hayvanlara zarar vermeyle sonuçlanıyor.
İsrail'de eski başbakan ve güvenlik şeflerinden hükümete "Batı Şeria'da yerleşimci şiddetini durdurun" çağrısı
İsrail'de aralarında eski başbakanlar, genelkurmay başkanları ve istihbarat teşkilatlarının yöneticilerinin de yer aldığı çok sayıda üst düzey yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya ortak bir mektup göndererek işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine karşı acil ve kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu.
Haaretz gazetesinin haberine göre, mektupta, Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetini engellemek için hiçbir adım atmadığı, aksine bazı bakanların bu şiddet eylemlerine mali ve lojistik destek sağladığı vurgulandı.
İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da son yıllarda Filistinlilere yönelik saldırı, yağma ve şiddet olaylarının ayrıntılı bir şekilde listelendiği mektupta, söz konusu yasa dışı eylemlere karşı net bir duruş sergilenmesi istendi.
İsrailli çok sayıda üst düzey eski yetkilinin imzaladığı ve "son uyarı" olduğu belirtilen mektupta şu ifadelere yer verildi:
"Bu mektup bir uyanış çağrısı ve son bir uyarıdır. Son yıllarda Filistinli köylülerin ve çobanların öldürüldüğü, yaralandığı, mülklerinin yüzlerce genç Yahudi suçlu tarafından zalimane bir şiddetle tahrip edilip yağmalandığı Batı Şeria'da yaygın olan Yahudi terörünü derhal ortadan kaldırmak için gerekli tüm önlemleri almanızı talep ediyoruz."
"Netanyahu ve hükümet Yahudi terörünü önlemek için hiçbir şey yapmıyor"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin giderek artan saldırı ve şiddet eylemlerini "parçalanmış ailelerden gelen yaklaşık 70 çocuğun ağaç kesmesi ve ev yakmaya çalışması" ifadeleriyle küçümsediği hatırlatılan mektup şöyle devam etti:
“Başbakan ve tüm hükümet bakanları, Batı Şeria’daki Yahudi terörünü ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmamıştır ve yapmamaktadır.”
Mektubu imzalayanlar arasında eski İsrail başbakanları Ehut Olmert ile Ehud Barak, eski Genelkurmay başkanları Moşe Yalon ile Dan Halutz, eski Mossad Direktörü Tamir Pardo, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet'in eski şefleri Carmi Gillon ve Yaakov Peri'nin yanı sıra yargı bürokrasisi ve askeri kurumların çok sayıda üst düzey eski yetkilisi yer aldı.
Mektubun Başbakan Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Şin Bet şefi David Zini ve Polis Komiseri Danny Levy'e de gönderildiği aktarıldı.
İsrail'in Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne ait araziyi gasbettiği bildirildi
Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi tarafından yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin, 15 Haziran'da Doğu Kudüs'ün Silvan beldesindeki kilise mülküne baskın düzenlediği kaydedildi.
Açıklamada, baskın sırasında patrikhane temsilcisinin zorla uzaklaştırıldığı, ekipmanlarına el konulduğu, ağaçların söküldüğü ve mülkün çit ile çevrilip kapatılarak gasbedildiği bildirildi.
Eski Aziz Onuphrius Manastırı'na bitişik resmi olarak adına kayıtlı parselin tarihi, arkeolojik ve dini değere sahip olduğuna değinilen açıklamada, mülkün "arkeolojik öneme sahip devlet arazisinin geri alınması" iddiasıyla gasbedilmesinden duyulan rahatsızlık aktarıldı.
Hristiyan mirası ve dini öneme sahip özel mülkün ele geçirilmesinin, Kudüs'teki kilise hakları için tehlikeli bir emsal teşkil ettiğine işaret edilen açıklamada, Silvan'daki olayların Kudüs'teki Hristiyan varlığını zayıflatmayı amaçlayan ve giderek artan saldırıların bir parçası olduğu vurgulandı.
Açıklamada, İsrail'in Hristiyanlara ve kiliselere yönelik saldırılarının arttığına dikkat çekilerek, 2024 yılında, Hristiyan din adamlarına, rahibelere, ibadet edenlere ve kilise cemaatlerine karşı 111 İsrail saldırısı veya şiddet eyleminin gerçekleştiği, bunların 35'inin kiliseleri, manastırları ve dini sembolleri hedef aldığı kaydedildi.