Burak Dağ, Qais Omar Darwesh Omar, Halime Afra Aksoy
16 Haziran 2026•Güncelleme: 16 Haziran 2026
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Smotrich'in iddiasının aksine söz konusu anlaşmanın iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu belirtildi.
İsrail güvenlik kabinesinin Filistin kenti El Halil'deki statükoyu Yahudiler lehine değiştiren bazı kararları birkaç ay önce aldığına işaret eden açıklamada, "Bunun ötesinde, hiçbir değişiklik yapılmadığı" ifade edildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Bakan Smotrich, El-Halil kentinin güneyine kurulan yasa dışı "Doren" yerleşiminin açılış töreninde yaptığı konuşmada, kenti ilhak amacıyla aldıkları yeni karara ilişkin konuşmuştu.
Kentin ilhakına ilişkin attıkları adımın "tarihi bir düzeltme" olduğunu savunan Smotrich, konuşmasında, "Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El-Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik." ifadelerini kullanmıştı.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" olmak üzere iki bölgeye ayırdı.
Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakıldı.
Filistin'den İsrail'in El Halil Anlaşması'nı fesih kararının, kentin hukuki statüsüne zarar verdiği uyarısı
Filistin yönetimi adına yapılan açıklamada, İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in "El-Halil Anlaşması'nı" feshettiklerini duyurmasına tepki gösterildi.
Açıklamada, "sağcı işgal hükümetinin bakanlarından biri tarafından açıklanan Harem-i İbrahim bölgesiyle ilgili El Halil Anlaşmasının iptali ve El Halil belediyesinin bu bölgedeki özel yetkililerinin alınması adımını tehlikesine" karşı uyarıda bulundu.
1997'de imzalanan El Halil Anlaşması kapsamında kentte yürürlükte olan düzenlemelere atıfta bulunulan açıklamada, "anlaşmanın iptalinin El Halil kentinin siyasi ve hukuki statüsüne, ayrıca kentle ilgili imzalanmış ikili anlaşmalara zarar verdiği" vurgulandı.
İsrail'in açıkladığı tek taraflı adımların "kabul edilemez, kınanması gereken ve Tel Aviv'le daha önce imzalanan anlaşmalara; uluslararası meşruiyete ve işgal altındaki Filistin topraklarında mevcut statüye müdahale edilmesini yasaklayan uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtildi.
Filistin yönetimi, başta ABD olmak üzere uluslararası toplumu, İsrail'i "son derece tehlikeli" bu adımdan vazgeçirmeye ve ivedilikle duruma müdahale etmeye çağırdı.
Söz konusu kararın siyasi süreç, iki devletli çözüm ve bölgede güvenlik ile istikrarın sağlanmasına yönelik çabalar üzerinde doğurabileceği sonuçlar konusunda uyarıda bulunuldu.
İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak adımları
Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı isimlerin kilit roller üstlendiği İsrail hükümeti, 8 Şubat'ta Batı Şeria'daki statükoyu Yahudiler lehine, Filistinliler aleyhine değiştirecek bir dizi karar almıştı.
Bu kararlar arasında, Yahudi yerleşimcilerin doğrudan arazi satın almasının önündeki engellerin kaldırılması, İsrail'e Filistin yönetiminin sorumluluğundaki alanları türlü bahanelerle gasbetme "yetkisi", Filistin kenti El Halil'de yerel yönetimin yetkilerinin elinden alınıp İsrail'e bağlı "paralel bir belediye" kurulması yer alıyordu.
İsrail hükümeti, 15 Şubat'ta ise uluslararası hukuka göre işgal altındaki Batı Şeria'da tek taraflı "arazi kayıt süreci" başlatarak Filistinlilerin topraklarının gasbedilmesini "resmi hale getirecek" kararı onaylamıştı.
Uluslararası hukuka göre, İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria, Filistin Devleti'nin toprağı olarak kabul ediliyor ve İsrail burada işgalci güç statüsünde bulunuyor. İşgalci gücün, işgal ettiği toprak parçasına kendi nüfusunu nakletmesi ve burada mülkiyete ilişkin değişiklik yapması ise uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor.