Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusuna bağlı askeri birlik sabah saatlerinde Ramallah'ın Kefr Malik beldesine bağlı Cebel Asur bölgesine baskın düzenledi.
Haberde açıklamalarına yer verilen Filistinli aktivist Cihad Kak, İsrail askerlerinin, Filistinli Hayri Bairat'a ait 140 metrekarelik inşaat halindeki ev ile 460 metrekarelik at çiftliğini, "C bölgesi"nde bulunduğunu ileri sürerek yıktığını belirtti.
Kak, İsrail askerlerinin yıkım öncesinde Bairat'tan atları çiftlikten çıkarmasını istediğini ancak diğer tüm eşya ve malzemeleri içeride bırakmaya zorladığını aktardı.
İsrail yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları sık sık "ruhsatsız" oldukları iddiasıyla yıkıyor.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyetinin verilerine göre, İsrail, 2026'nın ilk altı ayında 341 yıkım operasyonunda Filistinlilere ait 740 yapıyı yıktı. Yıkımlardan 546'sı çocuk olmak üzere 923 Filistinli etkilendi. Aynı dönemde İsrail makamları 254 yapı hakkında da yıkım kararı çıkardı.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 2025 yılı içinde gerçekleştirilen yıkımlar nedeniyle 1700'den fazla Filistinli zorla yerinden edildi.
Filistinli yetkililer, İsrail'in "ruhsatsız yapı" gerekçesini işgal altındaki Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilere ait ev ve yapıların yıkımını artırmak için kullandığını belirtiyor. Yetkililer, bu bölgede Filistinlilerin inşaat ve arazi ıslahı için gerekli izinleri almasının neredeyse imkansız olduğunu ifade ediyor.
Batı Şeria, 1995'te imzalanan 2. Oslo Anlaşması uyarınca "A", "B" ve "C" bölgelerine ayrılıyor. "A" bölgesi Filistin yönetiminin tam kontrolünde bulunurken, "B" bölgesinde sivil yönetim Filistin'e, güvenlik kontrolü ise İsrail'e ait. Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan "C" bölgesi ise tamamen İsrail'in kontrolünde bulunuyor.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'da geçen ay gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin bilgi verdi.
Şaban, "Batı Şeria'da Filistinliler ve mülklerine temmuz ayında İsrail ordusu 1458, İsrailliler ise 798 saldırı gerçekleştirdi." dedi.
Bu verilerin, İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin terörü arasındaki açık işbirliğini ortaya koyduğunu belirten Şaban, saldırıların kapsamının genişletilmesine ve sonuçlarının sahada kalıcı fiili durumlara dönüştürülmesine imkan veren koruma ve desteğin İsrail ordusu tarafından sunulduğunu kaydetti.
Şaban, İsrail ordusunun geçen ayki saldırılarının 260'ının Ramallah ve El-Bire, 247'sinin Nablus, 190'ının Cenin, 185'inin Beytüllahim, 170'inin El Halil'de kayıtlara geçtiğini söyledi.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin temmuz ayındaki saldırılarının rekor düzeye ulaştığını kaydeden Şaban, saldırıların 228'inin Nablus, 212'sinin El Halil, 153'ünün Ramallah ve El-Bire illerinde yoğunlaştığını aktardı.
Şaban, 2026 yılının başından bu yana İsraillilerin gerçekleştirdiği toplam saldırı sayısının 4 bin 286'ya ulaştığını ifade etti.
İsraillilerin Nablus, Ramallah ve El-Bire'de geçen ay düzenlediği saldırılarda 7 Filistinlinin hayatını kaybettiği bilgisini veren Şaban, bunlardan 4'ünün Nablus'un batısındaki Tel köyüne düzenlenen saldırılarda yaşamını yitirdiğini belirtti.
Şaban, can kayıplarının yanı sıra mülkleri ve tarım arazilerini hedef alan ihlallere dair de açıklama yaptı.
İsraillilerin 3 bin 241'i zeytin olmak üzere 5 bin 27 ağacı söktüğünü, zarar verdiğini ya da zehirlediğini aktardı.
Filistinli yetkili, İsraillilerin, tarım arazileri ve mülklerine 440 saldırı gerçekleştirdiğini, Filistinlilere ait mülklerin gasbedilmesi ve çalınmasına ilişkin 23 ihlalin kaydedildiğini vurguladı.
Şaban, ayrıca İsraillilerin temmuz ayında çoğu tarım ve hayvancılık amacıyla olmak üzere yoğunlukla Nablus, Ramallah, El-Bire ve El Halil'de 29 yeni kaçak yerleşim kurmaya çalıştığını ifade etti.
İsrail makamlarının temmuz ayında yaklaşık 831 dönüm Filistin arazisine el koymak üzere 31 askeri emir çıkardığına dikkati çeken Şaban, İsrail askerlerinin 80 yıkım gerçekleştirdiğini; bu yıkımlarda 80'i ikamet edilen ev olmak üzere 165 yapının hedef alındığını belirtti.
Şaban, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yasa dışı yerleşimleri genişletmek amacıyla 1172 dönümlük Filistin arazisi üzerinde 1128 yeni yasa dışı konut inşasını öngören 26 imar planı üzerinde çalıştığını kaydetti.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığının yayımladığı aylık raporda, İsrail yönetimi ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin temmuz ayında Müslümanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlallerinde ciddi artış olduğu belirtildi.
Raporda geçen ay Harem-i İbrahim Camisi'nde 155 kez ezan okunmasının engellendiği bunun da temmuzda hiç ezan okutturulmadığı anlamına geldiği ifade edildi.
Temmuz ayında ayrıca Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya 27 kez baskın düzenlediği kaydedildi.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de beraberindeki bazı milletvekilleri, "Tapınak" örgütlerinin liderleri ve İsrail polisi koruması altında Aksa'ya geniş çaplı baskınlar düzenlediği belirtildi.
Baskınlara katılanların Talmudik ayinler yaptığı ve İsrail bayrakları taşıdığı belirtilen raporda, söz konusu kişilerin Mescid-i Aksa'nın avlusuna taşlar getirdiği ve doğu bölümüne sabit bir gölgelik kurduğu, bunun da "1967 yılından bu yana ilk kez yaşandığı" ifade edildi.
Raporda, İsrail makamlarının özellikle cuma günleri ibadet edenlere ve Vakıflar Dairesi çalışanlarına yönelik kısıtlamaları artırdığı bir dönemde, Filistin topraklarını gasbeden bir İsraillinin Mescid-i Aksa'nın avlusunda nişan töreni düzenlediğine dikkat çekildi.
İsrail polisinin Mescid-i Aksa hatiplerinden Muhammed Hüseyin'i birkaç saat gözaltında tuttuktan sonra serbest bıraktığı, Harem-i İbrahim Camisi'nde ise İsrail makamlarının "güvenlik" iddiasıyla temmuz ayı boyunca 155 kez ezan okunmasını engellediği kaydedildi.
Bu saldırıların Batı Şeria'daki diğer camilere de uzandığı, Mesafir Yatta, Tulkerim ve Nablus'ta üç caminin yakıldığı belirtildi.
Raporda ayrıca, İsrail güçlerinin El Halil'in kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinde Ömer Bin Hattab Camisi'ne baskın düzenleyerek yapıya zarar verdiği aktarıldı.
Bu saldırıların İsrail'in Batı Şeria'yı fiilen ilhak etmesine zemin hazırladığı, bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında öngörülen bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını ciddi şekilde tehlikeye attığı vurgulandı.
Uluslararası topluma ve insan hakları kuruluşlarına "ihlallerin durdurulması ve Müslümanların kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünün korunması için acil müdahale" çağrısında bulunuldu.
"Tapınak" örgütleri, İsrail polisi korumasında Mescid-i Aksa'nın avlusuna düzenli baskınlar organize eden ve Aksa'daki mevcut statükonun değiştirilmesini savunan İsrailli gruplar olarak biliniyor.
Söz konusu örgütler, İsrailli yerleşimcilerin Mescid-i Aksa içerisinde dini ritüeller gerçekleştirmesine izin verilmesini talep ediyor ve nihai hedeflerinin Mescid-i Aksa'nın yerine "Tapınak" olarak adlandırdıkları yapının inşa edilmesi olduğunu açıkça dillendiriyor.
Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan, Batı Şeria'nın Ramallah kentinde düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in bölgedeki ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Filistinlilere ait toprakları gasbeden İsraillilerin, Netanyahu hükümeti tarafından desteklendiğini belirten Ağabekyan, "Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde 2023'ten bu yana İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından gerçekleştirilen 11 binden fazla saldırıyı belgeledik." dedi.
Ağabekyan, Bakanlığın tarım arazileri ile otlakları kapsayacak şekilde genişleyen 42 kaçak yerleşim noktasını belgelediğini, ayrıca 2023'ten bu yana Batı Şeria'daki mescitlere yönelik, bir kısmı kundaklama şeklinde gerçekleştirilen 45 İsrail saldırısını tespit ettiklerini söyledi.
Filistinli Bakan, Nablus kentinin batısındaki Tel beldesinde yaşanan son saldırılara dikkati çekerek, "Bunlar münferit gelişmeler değildir aksine Filistinlilerin zorla göç ettirilmesine yönelik sistematik bir hamlenin parçasıdır." ifadelerini kullandı.
Filistinlilere ait evlerin yıkılması ve toprakları gasbeden İsraillilerin saldırılarının altyapıyı tahrip ettiğini kaydeden Ağabekyan, bu durumun aileleri mağdur ettiğini ve Batı Şeria'daki yaşam olanaklarını yok ettiğini vurguladı.
Bakan Ağabekyan, uluslararası topluma, İsrail'in ihlallerinin son bulması ve sorumluların hesap vermesi için somut adımlar atması çağrısında bulundu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.





