Muhammet Kurşun
26 Haziran 2021•Güncelleme: 26 Haziran 2021
Eski büyükelçi Süleymani, 18 Haziran'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan muhafazakar Reisi'nin dış siyasette izleyeceği yolla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İran'da dış siyasetin hükümetler tarafından belirlenmediğini ifade eden Süleymani, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in ses kaydının sızdırılmasının ardından İran lideri Ali Hamaney'in de bu konudaki karar alıcıyı "devletin üst düzey organları" olarak tarif ettiğini hatırlattı.
Hükümet ve Dışişleri Bakanlığı ile onlara bağlı kurumların üst düzey organlarda alınan kararların icracısı olduğunu kaydeden Süleymani, "İran'ın dış siyasetteki stratejisi hükümetlerin değişmesiyle farklılık arz etmez. Taktiksel açıdan bazı küçük farklılar olabilir elbette ancak ilkesel açıdan aynı kalır. Karar alma noktasında da Dışişleri Bakanlığı sadece önerilerde bulunabilir. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ve diğer üst makamlar bunu karara bağlar." diye konuştu.
Son yıllarda iş başına gelen hükümetlerin konulara yaklaşımının farklı olduğuna dikkati çeken İranlı uzman, şöyle konuştu:
"Reisi, kendisi de muhafazakar olduğu için rejimin belirlediği dış siyaset stratejisiyle daha uyumlu hareket edecektir. (Hasan) Ruhani hükümeti zaman zaman bu noktada farklı düşündüğü için sorunlar meydana geliyordu ancak Reisi döneminde buna benzer anlaşmazlıkların olması beklenmiyor."
Reisi'nin yaptığı açıklamalarla dış siyasetinin rejimin çizdiği doğrultuda olacağını gösterdiğini aktaran Süleymani, şöyle devam etti:
"Reisi, ABD ile direkt müzakerede bulunmayacağını ve Joe Biden ile görüşmeyeceğini ancak nükleer anlaşma görüşmelerinin netice verene kadar devam edeceğini söyledi. Füze programı ve bölgesel politikalarla ilgili ise müzakere yapmayacağını belirtti. Yeni hükümet döneminde ABD ile müzakere yapılmadan nükleer anlaşma konusunun çözümü için çaba gösterilecek."
Süleymani, yeni hükümet döneminde de Batı'yla zaman zaman gerginliklerin devam edeceği, ABD ile Avrupa Birliğinin (AB) kendi tavırlarını sürdürecekleri ve İran'ın da mevcut politikaları izleyeceği öngörüsünde bulundu.
Dış politika uzmanı Süleymani, "Doğu bloku da artık eskisi gibi değil. Eski soğuk savaş döneminde olduğu gibi çift kutuplu bir dünya yok. Doğu bloku Rusya ve Çin'den oluşuyor ancak bu ülkeler de ABD ile ciddi sorunlar yaşıyor ve ihtilaflı oldukları konular çok fazla. Buna karşın ilişkileri de var." ifadelerini kullandı.
Doğu bloku olarak adlandırılan Rusya ve Çin ile aynı safta yer almanın şu ana kadar olumlu bir netice doğurmadığını ifade eden Süleymani, "Eğer İran'ın Rusya ve Çin ile iş tutması bir işe yarasaydı yaptırımlar ülkenin ekonomisine ve halkın yaşam şartlarına bu kadar etki edemezdi." dedi.
Süleymani, Reisi'nin Körfez ülkeleri ve komşularla gerginliklerin sona erdirilmesi politikasını sürdüreceğini, Suudi Arabistan ile Yemen konusunda görüşmeler yapacağını söyledi.
Yaptırımların İran'ı çok zor durumda bıraktığını ve sona ermesinin çok ciddi bir mesele olduğunu vurgulayan Süleymani, şunları kaydetti:
"Hem kurumları hem de şahısları hedef alan yaptırımlar söz konusu. O nedenle direkt olmasa da kapalı kapılar ardında müzakereler kesinlikle olacaktır. AB, Rusya ve Çin de ABD'nin etkisi altındadır. AB, Biden döneminde ABD ile daha fazla ittifak kuracaktır. Rusya ve Çin de ABD ile farklı sorunlar yaşıyor ancak ilişkileri devam ediyor ve anlaşmazlıkları da çözmeye çalışıyorlar."
Mevcut sorunların kısa vadede çözülemeyeceği yorumunda bulunan Süleymani, sözlerini şöyle noktaladı:
"Biden ve İran'daki yeni hükümet döneminde bölgedeki meselelerin hiçbiri çözülmeyecektir. Geçmişte olduğu gibi inişli çıkışlı bir seyir izlemeye devam edecek. Biden, Yemen, Irak ve Afganistan konusunda Trump'tan farklı düşünüyor. Bu iyi bir şey ve İran ile ABD arasındaki gerilim bu nedenle düşebilir. Yemen'de Suudi Arabistan koalisyonuna artık yardım etmiyor. Husilerin de müzakere katılmasını destekledi. Bu gerginliği düşürür ancak sorunları çözmez. Tarafların bir notada uzlaşması ve gerilimi düşürmesi zaman alacak."