Euro
6.54
Dolar
5.93
BIST 100
93,981.39
Altın
1,492.05
Dünya

İran'a 'Aramco' suçlaması ve Suudi Arabistan'ın vereceği muhtemel karşılıklar

İran, Suudi Arabistan'ın hayati öneme sahip tesislerine yönelik saldırılara doğrudan karşılık vermeyeceğini ve enerji altyapısının benzer saldırılara maruz kalacağını bildiği için caydırıcı askeri güç kullanmayacağını varsayıyor.

İhsan El-Fakih,Hasan Mekki,Ali Semerci,Mehmet Nuri Uçar   | 22.09.2019
İran'a 'Aramco' suçlaması ve Suudi Arabistan'ın vereceği muhtemel karşılıklar

İstanbul

İran, Suudi Arabistan'daki hayati öneme sahip tesislere doğrudan veya Yemen'deki Husiler gibi müttefikleri aracılığıyla tekrarladığı saldırılara Riyad'ın doğrudan karşılık vermeyeceğini ve enerji altyapısının benzer saldırılara maruz kalabileceğini bildiği için caydırıcı askeri güç kullanmayacağını varsayıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun açıklamalarına göre, Suudi Arabistan'a silahlı insansız hava araçları ve balistik füzelerle düzenlenen yaklaşık 100 saldırının arkasında İran var. Bunların sonuncusu 14 Eylül Cumartesi günü Saudi Aramco'ya ait Bekik ve Haris petrol tesislerine düzenlenen saldırılar. Saldırılardan kimin sorumlu olduğu ve hangi ülkeden tarafından gerçekleştirildiği konusundaki tartışmalar devam ediyor.

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi ile telefon görüşmesinde saldırılardan Irak'ın sorumlu olmadığını vurgulayan Pompeo, ancak İran'ı da saldırıdan sorumlu tutmamıştı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin yürüttüğü soruşturmada ise saldırıda kullanılan silahların İran'a ait olduğuna işaret edilmişti.

Saldırıları İran'ın Yemen'deki müttefiki Husiler üstlenirken, Suudi Arabistan ve ABD saldırıların Yemen'den yapılmadığı yönünde ısrar ederek Irak ya da İran'dan düzenlendiğini savunuyor. Saldırıda zarar gören petrol depolarının kuzeybatıdan vurulduğunu gösteren fotoğrafları inceleyen uzmanlar da bunu destekliyor.

ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu keşif uçaklarının yanı sıra karada ve denizde hareket eden hedefleri tespit ve takip edebilme radarlarına sahip. Bunun dışında ABD'nin Kuveyt'teki üslerinden saldırının en ince ayrıntıları dahi tespit edilebilir. Ancak şu ana kadar ABD, Suudi Arabistan'a saldırıyla ilgili herhangi bir ayrıntı vermedi. Raporlar ise Washington'un daha sonra Riyad ile daha fazla bilgi ve detay paylaşacağını öngörüyor.

Aramco'ya yapılan son saldırılar, Suudi Arabistan'ın petrol üretiminin yarısını durdurdu. Ancak basında yer alan haberlerde Suudi Arabistan'ın saldırılardan bir gün sonra petrol üretim kaybının yaklaşık yüzde 40'ını telafi ettiği öne sürüldü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın 2016'da duyurduğu 2030 vizyonu, Saudi Aramco'nun hisselerinin bir kısmını dünya borsalarında satışa sunarak petrol gelirlerine alternatif ekonomi oluşturma stratejisine dayanıyor. Suudi Arabistan'ın şirkete ait tesisleri koruma gücünün zayıf olduğunu ispatlayan saldırılar, Aramco hisselerinin satışına büyük zarar verebilir.

Suudi Arabistan Rus savunma sistemleri satın almaya yönelebilir

ABD yapımı füze savunma sistemlerine sahip olmasına rağmen birçok bölgede saldırılara karşı koyamaması Suudi Arabistan'ı ek olarak Rus yapımı savunma sistemleri satın almaya yöneltebilir. Yayınlanan bazı haberlerde Suudi Arabistan'ın Rusya ile bu konuda görüşmeler yaptığı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek ay gerçekleştireceği Suudi Arabistan ziyareti sırasında bir anlaşma imzalanabileceği belirtiliyor.

Suudi Arabistan'ın, alçak irtifa insansız hava araçlarını (İHA) tespit edebilen veya radarlarla saptanamayan hava savunma sistemlerini satın almak için ABD dışındaki diğer ülkelerle de görüşmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın doğrudan veya Irak'ta desteklediği gruplar aracılığıyla Aramco'ya saldırı düzenlediği konusunda yeterli kanıt bulunsa dahi İran'la doğrudan veya Suudi Arabistan aracılığıyla savaşa girme konusunda hevesli görünmüyor.

Trump Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda saldırılardan İran'ı doğrudan sorumlu göstermezken aynı zamanda "ABD'nin Orta Doğu'daki en önemli müttefiki" olan Suudi Arabistan'a yapılan saldırıya karşı ülkesinin askeri müdahale olasılığını azaltarak, "Anlaşmalara göre ABD'nin Suudi Arabistan'ı savunmak zorunda olmadığını" belirtti.

ABD'nin bölgeye uçak gemisi, savaş ve keşif uçaklarının, hava savunmasının yanı sıra Basra Körfezi'ne takviye asker gönderme ihtimali de söz konusu.

İran, Suudi Arabistan ve ABD'nin suçlamalarını reddediyor

Suudi Arabistan'ın vereceği karşılığın şekli ve tabiatı bilinmezken, ABD'li yetkililer ikiye bölünmüş durumda. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham gibi bazıları ABD'nin askeri karşılık vermesini desteklerken, Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney'in de aralarında bulunduğu diğer kesim sonucu tahmin edilemeyen bölgesel bir savaşa neden olmasından çekindikleri için herhangi bir askeri karşılık verilmesine karşı çıkıyor.

Körfez bölgesi son zamanlarda Trump'ın mayıs ayında İran'a yönelik yaptırımları artırması, akabinde 6 petrol tankerine saldırı düzenlenmesi, İran'ın İngiliz bandıralı bir petrol tankerini alıkoyması, yine Tahran'ın ABD'ye ait bir keşif uçağını düşürmesi ve Suudi Arabistan'ın enerji altyapısını hedef alınması gibi olaylara tanık oldu.

Zaten hassas olan Körfez'de daha fazla saldırı ve askeri müdahale ihtimali bölgede eşi benzeri görülmemiş bir gerginliğe yol açabilir.

İran'ın Aramco tesislerine yapılan saldırılara karıştığı konusunda kesin delillerin bulunması durumunda Suudi Arabistan'ın, BM Güvenlik Konseyi kararı ile oluşturulacak uluslararası koalisyona veya ABD'nin desteğiyle İran veya Irak'taki petrol tesislerini, hava savunma sistemlerini hedef alacak "sınırlı" askeri misillemeye önderlik etmesi uzak bir ihtimal değil.

Koruma sistemlerinin kırılganlığı ve savunma yeteneklerinin zayıflığı göz önünde bulundurulduğunda Riyad, bu saldırılara askeri misillemeyle karşılık vermesi halinde çıkmaza girecek. Çünkü İran'ın, buna mukabil Suudilerin enerji altyapısına doğrudan veya müttefikleri aracılığıyla saldırıları yoğunlaştırması ihtimali söz konusu.

Suudi Arabistan, askeri misillemede bulunmaması halinde yine İran'a ve müttefiklerine kendisinin enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırma fırsatı vermiş olabilir.

Riyad'ın, enerjinin güvenli bir şekilde ulaşmasının devam etmesi konusunda dünya ülkelerine emrivaki yapmak amacıyla küresel pazara enerji arzını azaltmaya çalışması da ihtimaller arasında yer alıyor.

Suudi Arabistan ayrıca ABD Kongresini İran'ın ve Husilerin enerjinin Babu'l Mendeb boğazından geçişine yönelik oluşturduğu tehditlerle ilgili tutumunu gözden geçirmek zorunda bırakmaya çalışacak ve ABD yönetimini Husilere karşı yürüttüğü savaşta kendisine daha fazla yardım sağlamaya teşvik etmek için çaba harcayacak.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın