Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, El Halil'e bağlı Tevane köyü Meclis Başkanı Muhammed Rubi, yasa dışı "Havat Maon" yerleşim biriminden gelen İsrailli saldırganların köye baskın düzenlediğini söyledi.
Rubi, İsrailli saldırganların yanıcı maddeler atarak Filistinli Kemal Musa Rubi ile Mahmud Selman Rubi'ye ait iki ev ile Tevane Camisi'ni ateşe verdiğini belirtti.
Kundaklanan yapıların büyük kısmının yandığını aktaran Rubi, bu saldırıların İsrail güçlerinin korumasında gerçekleştirildiğinin altını çizdi.
Rubi, söz konusu İsraillilerin ayrıca bir araç dahil Filistinlilere ait mülkleri kırıp tahrip ettiğini aktardı.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı saldırıya tepki gösterdi
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı ise saldırıyı kınadı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Allah’ın evlerinden birinin ateşe verilmesinin gerginliği tehlikeli şekilde tırmandırdığı ve tüm kırmızı çizgilerin aşılması anlamına geldiği" ifade edildi.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailli çetelerin, Tevane Camisi'ni ateşe vermesinin, "işgalci İsrail hükümetinin desteğiyle gerçekleştirilen; tüm unsurlarıyla bir terör eylemi" olduğu vurgulandı.
Aşırılık yanlısı İsrail işgal hükümetinin, Mesafir Yatta'daki Filistinlileri zorla yerinden etmeyi ve çatışmayı bir din savaşına dönüştürmeyi amaçladığı belirtildi.
Bu menfur suçun ve tehlikeli yansımalarının tüm sorumluluğunun İsrail hükümetine ait olduğu vurgulanan açıklamada, bu suçlar karşısındaki uluslararası sessizliğin, bu tür saldırıları teşvik ettiği kaydedildi.
Açıklamada, Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına acil müdahale çağrısı yapılarak, İsrail yönetimi ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işledikleri suçlardan dolayı hesap vermelerinin sağlanması ve sürekli tehdit altında bulunan Filistinliler ile Müslüman ve Hristiyanlara ait kutsal mekanlara uluslararası koruma sağlanması talep edildi.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sık sık Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine baskınlar düzenliyor. Bu saldırılar ölüm, yaralanma, gözaltı, mülkü tahrip etme, ekinlere ve hayvanlara zarar vermeyle sonuçlanıyor.
İsrail ordusunun bu dönemde işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle işbirliği halinde tırmandırdığı gerilim; 1181 Filistinlinin ölümüne, yaklaşık 13 bin kişinin yaralanmasına, 24 bine yakın kişinin tutuklanmasına ve 33 bin kişinin zorla yerinden edilmesine yol açtı.
İsrail askerleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’te evini bastığı Filistinli gazeteciyi alıkoydu
Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin Safedi’yi evine baskın düzenleyerek, Eski Şehir’deki Polis Merkezi’ne götürdüğü, burada kendisine Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırma kararının tebliğ edildiği belirtildi.
Açıklamada, uzaklaştırma kararının, İsrail yönetiminin Kudüslüler hakkında giderek artırdığı uzaklaştırma kararlarının bir parçası olduğu, bu uygulamayla Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya erişiminin kısıtlanmasının ve Mescid-i Aksa’daki Filistin varlığının azaltılmasının hedeflendiği ifade edildi.
İsrail'in Mescid-i Aksa ve çevresindeki Filistin varlığını sınırlandırmayı amaçlayan uygulamalar kapsamında, Mescid-i Aksa’da nöbet tutan Filistinliler ile Kudüslü önde gelen şahsiyetler hakkında da uzaklaştırma kararları vermeyi sürdürdüğü kaydedildi.
Kudüs Valiliğinin verilerine göre, İsrail makamları 2026 yılının başından bu yana Mescid-i Aksa’dan altı aya kadar sürelerle 500’den fazla uzaklaştırma kararı verdi.
İsrail'den Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait 22 ev için tahliye ve yıkım emri
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Kefr Akab Mahallesi'ne baskın düzenleyerek yıkım kararlarını uygulamak için çok sayıda eve tahliye tebligatı bıraktığı belirtildi.
Açıklamada, İsrail makamlarının ev sahiplerine, yıkım öncesinde evlerini boşaltmaları için en fazla bir hafta süre tanıdığı aktarıldı.
Valilik, daha sonra bir açıklama daha yaparak İsrail güçlerinin Filistinlilere ait evler için toplamda 22 tahliye ve yıkım emri dağıttığını kaydetti. Tebligatların hem tahliye hem de yıkım kararını aynı anda kapsayıp kapsamadığı veya tam olarak kaç evi etkilediği konusunda ayrıntı verilmedi.
Açıklamada ayrıca, İsrail makamlarının daha önce de aynı mahallede yaklaşık 20 ev için inşaatı durdurma ihbarnamesi dağıttığına işaret edildi.
Askeri kontrol noktası hazırlığı
Öte yandan, Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeybatısında bulunan Beyt Anan ile Beyt Likya beldelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki El-Huneydık bölgesine beton bariyerler yerleştirdi.
Bu adımın, bölgeye askeri kontrol noktası kurulması hazırlığı olduğu ifade edildi.
Haberde, El-Huneydık bölgesinin sık sık İsrail güçlerinin baskın ve saldırılarına maruz kaldığı, bunun da özellikle çiftçilerin topraklarına erişimini engellediği vurgulandı.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin yayımladığı rapora göre, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail güçlerinin konuşlandığı 917 kontrol noktası bulunuyor. Bunların 244'ünün 7 Ekim 2023'ten sonra kurulduğu belirtiliyor.
Konseyin 6 Temmuz'da yaptığı açıklamaya göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 2026'nın ilk yarısında işgal altındaki Batı Şeria'da 11 bin 74 saldırı ve ihlal gerçekleştirdi.
İsrail hükümetinin 11 Aralık'ta onay verdiği 19 yerleşim biriminin yanı sıra, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim birimi bulunuyor. Ayrıca aşırı sağcı Yahudi gruplar tarafından kurulan ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri mevcut.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te de 15 Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimci, Filistinlileri topraklarından sürmeyi amaçlayan saldırılarını sürdürüyor.