Washington Post gazetesinin konuya aşina iki yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İran'da bulunan uranyuma ilişkin plan, Trump'ın talebi üzerine ABD ordusu yetkililerince hazırlandı ve bu plan, geçen hafta ona sunuldu.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Plana göre, İran'daki yaklaşık 450 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesi için bölgeye kazı ekipmanlarının sevk edilmesi ve radyoaktif materyalin taşınması amacıyla kargo uçakları için pist inşa edilmesi öngörülüyor.
Öte yandan ABD basınına konuşan uzmanlar, radyoaktif materyalin çıkarılması için yüzlerce hatta binlerce askerin ve ağır ekipmanın havadan bölgeye sevk edilmesinin gerekebileceğine dikkati çekti.
Uzmanlar, operasyonun son derece zorlu olup haftalarca sürebileceğini vurguladı.
İsrail ve ABD'nin geçen yıl İran'a yönelik hava saldırılarından önce, ülkenin 400 kilogramdan fazla yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyuma ve yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahip olduğu, bu materyalin kolaylıkla yüzde 90 silah seviyesine çıkarılabildiği değerlendiriliyordu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta, Washington'ın hedeflerine kara harekatına gerek kalmadan ulaşabileceğini belirtmiş, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 13 Mart'ta, İran'ın uranyumu gönüllü olarak devretmesinin tercih edildiğini ancak aksi durumda askeri seçeneklerin de bulunduğuna işaret etmişti.
Uzmanlara göre İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu ele geçirme girişimi riskli ve karmaşık olabilir
Associated Press'in (AP) uzmanların görüşlerine yer verdiği haberine göre, İran'ın uranyum stokunu müzakere yoluyla "güvence altına almanın" yanı sıra askeri seçenek de bulunuyor.
Eski nükleer silah denetçisi David Albright, zenginleştirilmiş uranyum taşıyan kapsüllerin oldukça sağlam olduğunu, depolama ve taşıma için tasarlandığını belirtirken, hava saldırıları nedeniyle kapsüllerin hasar görmesi durumunda "güvenlik sorunlarının son derece önemli" hale geleceği uyarısında bulundu.
Albright, böylesi bir durumda cilt, gözler ve akciğerler için zehirli bir kimyasal olan florin tehlikesinin söz konusu olacağı, kapsüller arasında mesafe konmamasının da radyasyona yol açabileceği değerlendirmesini yaptı.
Royal United Services Institute (RUSI) düşünce kuruluşundan kıdemli araştırmacı Darya Dolzikova da zenginleştirilmiş uranyumun İran içinde seyreltilmesi ihtimalinin, en olası seçenek olmadığını çünkü bunun özel ekipman gerektiren çok karmaşık ve uzun bir süreç olduğunu ifade etti.
Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri olan ve merkezi Washington'da bulunan Nükleer Tehdit Girişimi'nin Başkanı Christine Wormuth ise İran'ın nükleer materyallerini "kara birlikleriyle güvence altına almanın çok karmaşık ve yüksek riskli bir askeri operasyon" olacağını dile getirdi.
Wormuth, bu materyallerin muhtemelen birden fazla yerde bulunduğunu, ele geçirme girişiminin kayıplara yol açması ihtimali olduğunu kaydederek, sadece İran'ın İsfahan kentindeki bir "operasyon" için bile 1000 asker gerekeceğini belirtti.