Advertisement
22 Kasım 2008 Cumartesi
Ana Sayfa
Gündem
Türkiye
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Eğitim-Bilim
Çevre-Sağlık
Kültür-Sanat
AA'dan...
Fotoğraf
Foto Galeriler
Görüntülü Haberler
AA İl Bülteni-Fotoğrafları
AA Haber Paketi
Kültür-Sanat Etkinlikleri
AA Duvar Kağıtları
Tarihte Bugün
Şans Oyunları
Yılın Olayları
Basın Kanunu
Muhabirin El Kitabı
AA Eğitimleri
 Arşiv



Image

22. DÖNEM 2. YASAMA YILI ÇALIŞMALARI SONA ERDİ

ANKARA (A.A) - 21.07.2004 - TBMM Başkanı Bülent Arınç, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra Türkiye'de sadece siyasetin aktörlerinin değişmediğini, halkın, değişen dünya koşullarına uygun olarak siyasetin tüm köhnemiş ve kişisel çıkar amaçlı kurallarını da değiştirdiğini söyledi. Arınç, ''Artık bir gerçeği kabul etmek gerekiyor: 21. Yüzyıl'da artık 'Yeni bir Türkiye' var'' dedi.
TBMM Başkanı Arınç, 22. Dönem 2. Yasama Yılı çalışmalarınının
tamamlanması dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, Meclis'in çalışmalarını değerlendirdi.
Meclis'in çalışmalarını aktarmadan önce, siyaset kurumunun içinde bulunduğu konumla ilgili görüşlerini de dile getiren Arınç, ideolojilerin ve ideolojik kamplaşmaların 20. Yüzyıl'ın tozlu sayfalarında kaldığını savundu.
''Bize göre 21. Yüzyıl'ın başlangıcı, katı ideolojik anlayışların bittiğini ilan etti. Geride sadece eski bir yüzyıl ve onun eskimiş ideolojileri kaldı'' diyen Arınç, bu nedenle de dünyada bir çok ülkenin yeni yön arayışlarına hızla devam ettiğini söyledi.
Arınç, Türkiye'nin de kendi yönünü arayan ve kendini yenilemek isteyen büyük ülkelerden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Yeni yüzyılın ilk genel seçimlerinde yeni arayışların ilk sinyallerini gördük. Büyük bir değişimin yaşandığı 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra sadece siyasetin aktörleri değişmedi. Halkımız, değişen dünya koşullarına uygun olarak siyasetin tüm köhnemiş ve kişisel çıkar amaçlı kurallarını da değiştirdi. Türk Milleti, tercihleriyle yeni bir siyaset anlayışı ve yeni bir Türkiye istedi.
Artık bir gerçeği kabul etmek gerekiyor: 21. Yüzyıl'da artık 'Yeni bir Türkiye' var. Vizyonu, gücü, hayalleri ve toplumsal dinamikleriyle yeni bir Türkiye. Bu nedenle Türkiye, 3 Kasım 2002'den beri tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Biz buna 'Yeni Türkiye' diyoruz.
Bu tarihi dönüşümün henüz başlangıcındayız. Belki de bizden sonra gelecek kuşakların, sosyal bilimcilerin ya da siyaset bilimcilerin daha net göreceği bir tarihsel dönüşümdür bu. Yıllar sonra 'Eski Türkiye' ile 'Yeni Türkiye' arasındaki farkı eminim çocuklarımız daha iyi anlayacaklardır.
Maalesef hala geride kalmış, 20. Yüzyıl'ın eskimiş ve tutarlılığını kaybetmiş siyaset kurallarını savunanlar, eski Türkiye'nin geride kaldığını anlayamıyorlar.''

-HIZLA KENDİNİ YENİDEN TANIMLIYOR-

TBMM Başkanı Arınç, ''Yeni Türkiye''nin baş döndürücü bir hızla kendini yeniden tanımladığını da belirterek ''Yeni Türkiye'nin sevdalıları; siyasette, devletin organları içinde, özel sektörde, sivil toplumda ve halkın arasında adeta büyük bir yarış içindeler.
Bu yarışta ve yeni Türkiye'nin değişiminde lokomotif güç TBMM'dir'' dedi.
Meclisin son iki yılda yaptığı Anayasa değişiklikleri ve çıkardığı yasalarla son 40 yılın en büyük değişimini gerçekleştirdiği görüşünü ifade eden Arınç, şunları söyledi:
''Bizce yaşadığımız değişimin adı, 'Demokratik Devrim'dir.
Milletvekillerimiz, gecelerini gündüzüne katarak geleceğimiz için hayati önem taşıyan yasalar çıkardılar.
Hükümet, büyük bir cesaretle ve geleceği tasarlayan bir anlayışla elini taşın altına koydu ve tarihi sayılacak yasal düzenlemeler yaptı. Muhalefetimiz demokrasinin en önemli görevini yerine getirip iktidarı uyardı.
Bu nedenledir ki artık milletvekili, Meclis, siyaset kurumu halkımızın zihninde eski Türkiye'deki gibi algılanmıyor.
Bu büyük bir başarıdır. Bu başarıda milletvekillerimizin olgun davranışlarının büyük payı vardır.
Ayrıca bu Meclis, sorumluluk bilincini, inisiyatif kullanma hakkını, elini taşın altına koyma özverisini hiç tereddüt etmeden gösterdi. Gerektiğinde tüm sorumluluğu üstlenerek ülkenin kaderine yön vermekten geri kalmadı.''
Güçlü bir Meclis'in, güçlü bir siyaset kurumu ve itibarlı bir hükümetle birleşince yeni bir siyaset dünyası inşa edilmeye başlandığını bildiren Arınç, ''Yeni Türkiye'ye yakışan, yeni bir siyaset anlayışıdır bu'' diye konuştu.

-SON 50 YILIN 2 REKORU KIRILDI-

Arınç, 22. Dönem 2. Yasama Yılı'nda TBMM Genel Kurulu'nun 261 tasarı ve teklifi kanunlaştırdığını belirterek, bunun, çok partili sisteme geçilen 1946 yılından bu yana kırılan bir rekor olduğunu söyledi.
Arınç, 17 Temmuz 2004'te sona eren 22. Dönem 2. Yasama Yılı'nın, son elli yılın iki rekorunu kırdığını ifade etti.
TBMM'yi yöneten Başkanlık Divanı'nın 2. Yasama Yılı'nda 5 toplantı yaptığını ve 29 karar aldığını anımsatan Arınç, İş Bankası'yla yapılan anlaşmayla, ücret ödemeden her milletvekilline ve üst düzey Meclis personeline dizüstü bilgisayarlar verilmesinin sağlandığını ve e-Meclis Projesi'nin temel taşının oluşturulduğunu anlattı.
Meclis personelinin özlük haklarını yeniden düzenleyen ve terfilerini sağlayan bir kararla 7 yıldır çözülemeyen bir sorunu çözdüklerini de bildiren Arınç, yeni kurumsal kimlik çalışmasını onaylayarak, Meclis'e modern ve estetik bir görünüm kazandırıldığını söyledi.

-362 TASARI MECLİS GÜNDEMİNE GELDİ-

Arınç, 2. Yasama Yılı'nda 193'ü yeni olmak üzere toplam 362 kanun tasarısının Meclis gündemine geldiğini, ayrıca 131'i yeni, 157'si eski dönemden devreden 288 kanun teklifi verildiğini anımsattı. Bunlardan 261'inin Genel Kurul'da kabul edilerek kanunlaştığını belirten Arınç, ''çıkan kanun sayısı, çok partili sisteme geçilen 1946 yılından bu yana kırılmış bir rekordur'' dedi.
Arınç, 2. Yasama Yılı'nda çıkan kanunlardan 11'inin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderildiğini de hatırlattı.

-171 DOKUNULMAZLIK TEZKERESİ-

TBMM Başkanlığı'na bu yasama yılında 87'si yeni, 84'ü geçen yasama yılından devirle, toplam 171 yasama dokunulmazlığı tezkeresi verildiğini belirten TBMM Başkanı, bunlardan 33'ünün Anayasa-Adalet Karma Komisyonu'nda beklediğini, 7'sinin geri alındığını, 131'ünün ise milletvekili sıfatının sona ermesine kadar ertelendiğini anlattı.
Arınç, 2. Yasama Yılı'nda 33 TBMM kararı alındığını, gündemde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) bulunmadığını da söyledi. Geçmiş dönemlerden gelen 250 KHK'den 4'ünün 2 kanun haline getirildiğini ifade eden Arınç, diğerlerinin halen komisyonlarda görüşüldüğünü belirtti.

-27 BİN 941 SAYFA TUTANAK-

TBMM Genel Kurulu'nun 117 birleşimde 602 saat 6 dakika çalıştığını bildiren Arınç, bu çalışmaların 27 bin 941 sayfa tutanakla tarihe kaydedildiğini söyledi.
Yasaların ön hazırlığının yapıldığı ihtisas komisyonlarının da toplam 888 saat 22 dakika çalıştığını, bu faaliyetlerin 13 bin 348 sayfa ile tutanaklara geçtiğini anlatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Meclisimizde sayısal olarak büyük bir çalışma temposu var. Bizim üzerinde çok durduğumuz konu olan, sayısal olarak değil, nitelik olarak güçlü kanun yapma ilkesi de hayata geçti ve neredeyse rekorlar kırdı. Hayatımızın akışını değiştirecek 30 temel kanun bu yasama döneminde çıkartıldı.
Anayasa değişiklikleri ve buna paralel olarak çıkartılan uyum yasaları demokratikleşme açısından bir dönüm noktasıdır.
Bilgi Edinme Hakkı, Belediyeler Kanunu, Kamu Yönetimi Kanunu, Para Birimini Düzenleyen Kanun, Odalar ve Borsalar Kanunu, Ombudsmanlık Kanunu ve demokratik ülkelere yakışır Anayasa değişiklikleri, bu dönemde hayatımızı direkt etkileyen düzenlemelerden sadece birkaçı...
Burada, kanaatimce, neden bu denli yasa çıkartıldığı da sorulmalı. Zira bir çok ülkede bu kadar yoğun bir yasama faaliyeti bulunmuyor.
Evet, Meclisimiz çok yasa çıkartıyor, çünkü Türkiye kendini yeniliyor. Adeta siyasi bir inşaat halindeyiz. Yılların birikmiş sorunlarını bertaraf etmek için de yeni yasalara ihtiyacımız var. Yeni Türkiye'nin inşasında da bu yasalar birer temel taşı olacak.''

-''TÜRKİYE İLGİ ODAĞI HALİNE GELDİ''-

TBMM Başkanı Arınç, uyum yasalarının çıkarılmasından sonra Türkiye'nin tüm dünyanın ilgi odağı haline geldiğini, TBMM'nin de 2. Yasama Yılı'nda diploması atağı gerçekleştirdiğini söyledi.
Arınç, denetim faaliyetlerini anlatırken, 2 bin 27 yazılı, 470 de sözlü soru önergesi verildiğini bildirdi. Bu dönemde 13 Genel Görüşme Önergesi, 8 Meclis Soruşturma ve 85 Meclis Araştırma Önergesi verildiğini anımsatan Arınç, bu önergeler sonrası 10 Araştırma Komisyonu ve 5 Soruşturma Komisyonu kurulduğuna işaret eden Arınç, eski başbakan ve bakanlardan oluşan 6 kişinin Yüce Divan'a sevk edildiğini belirtti.
KİT Komisyonu'nun, 81 kuruluşun çeşitli yıllara ait 208 hesabını denetlediğini ve bunlardan 21'ini de ibra etmediğini anlattı. Arınç, ibra edilmeyen hesaplar için komisyon raporlarının tamamlanmasını takiben, konunun, işlem yapılmak üzere Başbakanlığa ve Cumhuriyet savcılığına havale edileceğini bildirdi.

-4 YASAMA DÖNEMİNDEKİNDEN DAHA FAZLA DİLEKÇE-

TBMM Başkanı Arınç, Dilekçe Komisyonu'na, sadece İkinci Yasama Yılı'nda 2 bin 389 başvuru yapıldığını, bu rakamın, bazı yıllarda 4 yasama döneminde gelen dilekçe sayısının toplamından daha fazla olduğunu söyledi. Arınç, ''Bu durum, halkımızın Meclisimizi bir çözüm merkezi olarak gördüğünü göstermesi açısından anlamlıdır diye düşünüyorum'' dedi.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun da bu yıl oldukça yoğun bir dönem geçirdiğini kaydeden Arınç, yurt içi ve yurt dışındaki incelemelerinin yanı sıra, hak ihlalleri konusunda 7 alt komisyon kurduğunu ve 791 ihlal başvurusunu değerlendirdiğini ifade etti.

-PARLAMENTER DİPLOMASİ ATAĞI-

TBMM Başkanı Arınç, dış ilişkiler konusunda da son yılların en büyük performansıın gerçekleştirildiği görüşünü dile getirerek 'Parlamenter Diplomasi'' adıyla başlatılan atağın, henüz yılın yarısındayken meyvelerini verdiğini, Meclis'in adeta dünyaya açıldığını ve bir anda ilgi odağı olduğunu söyledi.
Dostluk grupları ile dış politikayla ilgili komisyonların tüm dünyadan 168 heyet tarafından ziyaret edildiğini belirten Arınç, yine bu dönemde TBMM'yi 9 devlet başkanı, 10 meclis başkanı ve 3 başbakanın ziyaret ettiğini dile getirdi.
Meclis Başkanı olarak 10 ülkeye resmi ziyarette bulunduğunu belirten Arınç, TBMM Başkanlığı, dostluk grupları ve ihtisas komisyonlarından toplam olarak 214 heyetin yurt dışındaki uluslararası toplantılarda hazır bulunduğunu bildirdi.
''Bu temaslar son 50 yılda görülmemiş bir çalışmanın rakamlarıdır'' diyen Arınç, şöyle devam etti:
''Peki, bu kadar yoğun ilginin sebebi nedir?'' Bize göre neden; Türkiye'nin uyum yasalarından sonra adeta tüm dünyanın ilgi odağı haline gelmesidir. Türkiye dışa açılmış ve dostluk mesajlarıyla da herkesi etkilemiştir.
Gerek Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan, gerekse Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül, ayrıca kendilerinin yürüttüğü dış politikalar konusunda bazen direkt bana, bazen de Genel Kurulumuza bilgiler sunarak Meclisimizi gelişmelerden haberdar etmişlerdir. Bu hassasiyetlerinden dolayı da kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.''

-''BİRİMLERİMİZ 24 SAAT HALKIMIZIN HİZMETİNDE''-

Arınç, Meclis bütçesinden harcama yaparken büyük bir titizlik gösterdiklerini, harcadıkları her kuruşun hesabını vermek için meclis birimlerinin 24 saat halkın hizmetinde olduğunu söyledi.
Arınç, 22. Dönem 2. Yasama Yılı değerlendirme toplantısında Meclis Başkanlığı'nın faaliyetlerini anlatırken 24 yurt içi, 10 resmi yurt dışı gezisi yaptığını, 8 aylık dönemde yaklaşık 14 bin sayfalık resmi evrak incelediğini ve imzaladığını söyledi.
Meclis Başkanlığı İletişim Ofisi'ne, 3 bin 30 randevu talebinde bulunulduğunu bildiren Arınç, kabul ettiği 594 randevuda, yaklaşık 1300 kişi ile yüz yüze görüştüğünü, görüştükleri arasında 239 milletvekili, 30 sivil toplum örgütü, 97 bürokratın bulunduğunu söyledi. Arınç, yerli ve yabancı 178 basın talebinden 42 tanesine olumlu cevap verildiğini de bildirdi.
Arınç, 2. Yasama Yılı'nda 9 Cumhurbaşkanı, 10 Meclis Başkanı, 3 Başbakan ve 25 Büyükelçiyi bizzat Başkanlık makamında ağırladığını anımsattı.
İletişim Ofisi'nin çalışmalarına da değinen Arınç, bu dönemde yaklaşık 12 ayrı proje ürettiğini ve bunların diğer birimlerle birlikte hayata geçirildiğini söyledi. Arınç, ''En önemli projemiz, bir çok alanı kapsayan 'Meclis'te AB Reformu' projesiydi. Bu projemizde verdiğimiz sözlerin yüzde 80'ini yerine getirdik. Yüzde 20 ise halen devam eden çalışmaları ya da programımızda olanları kapsamaktadır'' diye konuştu.

-YENİDEN YAPILANMA PROJESİ-

TBMM Genel Sekreterliği'ne bağlı birimlerin çalışmalarını da aktaran Arınç, yürütülen en kapsamlı çalışmanın, 'Yeniden Yapılanma Projesi' olduğunu bildirdi. Arınç, proje konusunda şu bilgiyi verdi:
''Kısa adı GESNOK olan ve Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) danışmanlığında yürütülen yeniden yapılanma ve norm kadro projesi tamamlandığında, temel vizyonumuz olan, hızlı işleyen ve uzmanlaşmış TBMM hedefimize ulaşacağımızı umuyorum.
Bu projeye ek olarak, ISO 9001 Uluslararası Kalite Belgesiyle, HACCIP Uluslararası Gıda Standardı Belgesi alma çalışmalarımız da eşzamanlı olarak devam ediyor.''
TBMM Başkanı Arınç, Meclis yönetimi ve çalışanları olarak, ''kara delik'' olarak tabir edilen anlamsız harcamalarda tasarrufa önem verdiklerini, Meclis çalışmalarını hızlandıracak projeler için gereken harcamaları verimli yatırım olarak tanımladıklarını belirterek, 2004 yılı bütçesinin, 236 trilyon lira olarak belirlendiğini anımsattı.
Arınç, 1 Ocak-30 Haziran 2004 tarihine kadar harcanan toplam paranın, 104 trilyon 841 milyar 182 milyon lirasının harcandığını bildirerek parlamenter diplomasi çalışmalarındaki yoğunluğa rağmen, yıl sonunda planladıkları bütçe rakamlarının aşılmayacağını umduğunu söyledi.
ilk 6 ayda harcanan yaklaşık 104 trilyon liranın yüzde 67'sinin, milletvekili maaşları ve personel giderlerine, yüzde 14'ünün mal ve hizmet alımlarına, yüzde 18'inin cari transferlere, yüzde 1'inin de yatırımlara arcandığını anlatan Arınç, şunları söyledi:
''Halkın parasını harcarken büyük bir titizlik gösterdiğimizi, bir sorumluluk taşıdığımızı hep aklımızda tuttuk. Her kuruşun hesabını vermek için de birimlerimiz 24 saat halkımızın hizmetindedir. Her birey harcamalarımızı resmi sitelerimizden öğrenebilir ya da bilgi edinme birimimizden yazılı olarak isteyebilir. Bu bilgi edinmeyi bir hak olarak görüyoruz.''

-''KİMSENİN İŞİNE SON VERMEDİK''-

Arınç, göreve geldiğinde 4 bin 491 olan personel sayısının şu anda 4 bin 209'a indiğini de bildirdi. Kadrolardaki azalmanın, emeklilik ve sözleşmelerin sona ermesinden kaynaklandığını ifade eden Arınç, ''Bu dönemde kimsenin işine son vermedik'' dedi.
Meclis personeline ve milletvekillerine çeşitli konularda seminerler verildiğini de belirten Arınç, bu yıl, basın ve halkla ilişkiler alanında büyük bir açılım gerçekleştirdiklerini de söyledi. Arınç, Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nın, Meclis Başkanlığı İletişim Ofisi ile birlikte uyum içinde bir çok projeye ve yeniliğe imza attığını, milletvekillerinin gazete haberlerini modern ve hızlı bir şekilde internetten, Türkiye'nin ilk resmi haber portalından ve intranetten okuyabildiklerini anlattı.

-MECLİS TV'DEN 900 SAAT YAYIN-

Arınç, yenilenen Meclis Bülteni, ziyaretçi kabul salonları, hakla ilişkiler masası ve eğitimden geçmiş personeliyle yine bu yasama dönemi başında verilmiş sözlerin hepsinin yerine getirildiğini bildirdi. Bülent Arınç, Meclis TV'nin, toplam 900 saat yayın yaparak son yılların en yoğun çalışmasını gerçekleştirdiğini, Parlamenter Hizmetleri Müdürlüğü'nün her gün ortalama 3 bin ziyaretçiye banko hizmeti verdiğini ifade etti.
Ortak kullanılan faks makinelerinden bir yasama yılında 56O bin faksın milletvekillerine ulaştırıldığını ve 432 bin faks metninin de gönderdiğini bildiren Arınç, Genel Evrak Müdürlüğü'nün, 556 bin evrakla ve 32 bin postayla ilgilendiğini; bu rakamların, Meclis kadrolarının iş yükünü göstermesi açısından dikkat çekici olduğunu belirtti.

-MECLİS'E GELEN ZİYARETÇİLER-

Arınç, geçtiğimiz yasama yılında yaklaşık 690 bin ziyaretçinin Meclis'e geldiğini, günde ortalama 3 bin 500 kişinin milletvekillerini ziyaret ettiğini bildirerek, ''Geçen yıla oranla ziyaretçi sayısında yüzde 30 azalma oldu. Bunun nedeni de çarşamba ve perşembe günlerinde daha rahat yasama faaliyeti yapılması için vatandaşlarımızın Meclis'i ziyaret etmemeleri yönündeki ricamızın kabul görmesidir'' diye konuştu.
Bülent Arınç, Meclis lokantasında günde ortalama bin 600 kişinin, bir yasama yılında da 320 bin kişi yemek yediğini bildirdi.
Meclis Baştabipliği'nin, 88 bin poliklinik hizmeti verdiğini belirten Arınç, Sağlık hizmetleri harcamalarıyla ilgili faturalar üzerinde yapılan sıkı denetim sonucunda 8,5 trilyonluk tasarrufa gidildiğini de vurguladı. Arınç, hastane ve eczanelerle yapılan anlaşmalarda yüzde 10 ile 20 arasında indirim sağladıklarını da anlattı.
Arınç, 35 aracın Maliye Bakanlığı'na devredilmesi sonucunda, ciddi bir bakım, onarım ve akaryakıt tasarrufu sağlandığını da söyledi.

-MİLLİ SARAYLAR-

Arınç, 1 Eylül 2003'te başlattıkları yeni projelerle Milli Saraylar'ın içler acısı durumdan modern, bilimsel, teknoloji destekli bir yönetim ile iyi bir duruma geldiğini de kaydetti.
Meclis bilgi işlem alt yapısının, masraf yapılmadan son teknoloji ile kurulduğunu, Yıldız Porselen ve Hereke Halı fabrikalarında satışlar yüzde 120 arttığını kaydeden Arınç, Kültür ve Yayın Kurulu'nun da bu yıl oldukça aktif olduğunu belirterek, TBMM'nin 84. yıldönümü kutlamalarında diğer birimlerimizle birlikte çok başarılı bir organizasyon gerçekleştirdiklerini bildirdi. Arınç, bu yıl 23 Nisan'ın ilk kez halk yürüyüşü, halk konserleri, yarışmalar ve sanatsal etkinliklerle halkla iç içe kutlandığını söyledi.
Arınç, Basımevi Müdürlüğü'nün, bu yasama yılında yaklaşık 15 milyon sayfalık baskı ile son yılların en iyi performansını gösterdiğini de belirtti.

-MECLİS KUTSAL BİR EMANET DEĞERİNDE-

Türkiye'nin en önemli kurumu ve halkın tek temsil makamı olan TBMM için daha çok şeyler yapılması gerektiğini kaydeden Arınç, şunları söyledi:
''Özgürlüğümüzün, demokrasimizin ve halkımızın sembolü olan bu Meclis, bizim için kutsal bir emanet değerindedir. Ne yazık ki Meclisimizin temsil ettiği halkın özgürlük alanlarını kısıtlamak isteyenler bulunuyor. Oysa, Türkiye'de her alanda özgürleşmeye, açılımlara ihtiyaç var. Şahsen, sahip olduğumuz dinamizmle bu sorunu aşacağımıza olan inancım tamdır.''

-BAŞKANLIK DÖNEMİNİN SONA ERMESİ-

Arınç, 2 yıllık Başkanlık döneminin sona erdiğine de işaret ederek, bu önemli makamın hakkını vermeye çalışarak, tarafsız bir Başkanlık dönemi geçirmeye gayret ettiğini belirttiği konuşmasında şunları dile getirdi:
''Halka hizmet için çıktığımız yolda, görevlerin en güzeli, en onurlusu ve en saygını olan Meclis Başkanlığına geldiğim için Allah'a şükrediyorum. Gelecekte hangi makamda ya da hangi alanda olursa olsun, yine halkımıza hizmet etmeye devam edeceğim. Her zaman dediğim gibi, takdir Allah'ındır ve gelecek için hesaplar yapmak bize yakışmaz.
Dünyaya ait hırslar, makamlara ait bağımlılıklar bizim aldığımız terbiyede yer almaz. Biz Türkiye'ye hizmet etmek için bir ekip olarak yola çıktık, öyle de yola devam edeceğiz. Büyük Türkiye hayalimiz, özgür Türkiye düşümüz, en büyük motivasyon kaynağımızdır. Kimse bizi bu hayallerimizden vazgeçiremez.''
TBMM Başkanı Arınç, konuşmasında milletvekillerine, Meclis çalışanlarına ve basın mensuplarına teşekkür ederken, gazetecilere,
''Aramızdaki küçük anlaşmazlıklar, benim açımdan yoğun çalışmanın tatlı bir hatırası olarak kalacaktır. Umarım sizler de aynı düşüncelerle bu yasama yılını geride bırakmış olursunuz'' diye seslendi.

-''BU ŞEREFLİ GÖREVİ TEKRAR TAŞIMAK İSTERİM''-

Arınç, yeni dönemde Meclis Başkanlığı için aday olmayı düşünüp düşünmediğine ilişkin olarak, ''Kendi adıma ve tek başıma karar vermek durumunda değilim. Tekrar benim adaylığım üzerinde bir işaret olursa bunu memnuniyetle kabul eder ve bu şerefli görevi tekrar taşımak isterim'' dedi.
Arınç, Meclis TV tarafından hazırlanan multivizyon gösterisinin ardından başlayan basın toplantısının sonunda gazetecilerin de sorularını yanıtladı. Arınç, yeniden Meclis Başkanlığı için aday olup olmayacağı yönündeki soru üzerine, öncelikle 1 Ekim'de Meclis'i kendisinin açacağını, ardından da 5 gün içinde adayların belirleneceğini ve sonra da başkanlık seçiminin yapılacağını ifade etti.

-''GRUBUMUN ONAYINI ALMADAN HAREKET ETMEM''-

Meclis başkanlığı için kendi adına ve tek başına karar vermek durumunda olmadığını kaydeden Bülent Arınç, şunları söyledi:
''Ben AK Parti milletvekiliyim ve AK Parti grubunun bir üyesiyim. Bundan 2 yıl önce tüm grup başkanvekillerinin imzasıyla ve tüm grubumun desteğiyle aday gösterilmiş ve seçilmiştim. Dolayısıyla başta sayın Genel Başkan'ım, Merkez Yürütme Kurulu ve grup mensubu milletvekillerimizle bu konuda görüşmeler yapacağım. Tekrar benim adaylığım üzerinde bir işaret olursa bunu memnuniyetle kabul eder ve bu şerefli görevi tekrar taşımak isterim.
Çok açık ve çok net söylüyorum, bütün içtenliğimle söylüyorum. Eğer grubum başka bir arkadaşımız üzerinde onun aday gösterilmesini talep ederse bundan büyük memnuniyet duyarım ve o arkadaşımızı desteklerim. Bu partide ve bu Meclis'te meclis başkanlığı yapabilecek çok başarılı, çok kabiliyetli milletvekili arkadaşlarımız var. Ben bu onurlu görevi 2 yıl taşıdım. İki yıl ile iki 2 gün fark etmez. Dolayısıyla yeni yasama döneminde meclis başkanlığı seçiminde parti grubumla görüşmeden ve onların onayını almadan hiçbir harekette bulunmam.
Dolayısıyla 1 Ekim'e kadar bu konuda hiç birşey söylememeye ve adaylığım konusunda bu söylediklerim dışında bir kararı ortaya koymamaya gayret ediyorum.''

-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-

Bülent Arınç, 2007 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığı düşünüp düşünmediğine ilişkin soruya karşılık da ''Cumhurbaşkanlığı konusu, bugünlerde hiç konuşulmaması ve sorulmaması gerekir'' dedi.
Anayasa gereği 2007 yılı Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağına işaret eden Arınç, ''O zaman kim aday olur kim olmaz, kim kazanır, kim kazanmaz onu bilemem. Ama ben şahsen bugünden o güne böyle bir düşüncenin içerisinde değilim. 2007'ye kadar kim kalır, kim gider, biz yarınımızı bile bilmiyoruz. Herşey Ahlah'ın takdirindedir. Bu Meclis milletimize layık bir cumhurbaşkanını zamanı geldiğinde en iyi şekilde seçecektir'' diye konuştu.
Arınç, bir gazetecinin konuşma metninde ifade ettiği, ''Ne yazık ki Meclisimizin temsil ettiği halkın özgürlük alanlarını kısıtlamak isteyenler bulunuyor'' şeklindeki sözlerine açıklık getirmesini istemesi üzerine de şunları kaydetti:
''Sağınıza, solunuza bakın, önünüze arkanıza bakın, konuşulanlara kulak verin. Bütün bunların sahipleri az da olsa vardır ve bunlar bellidir. Kimseyi itham etmek için söylemiyorum. Ama bir gerçeği tespit etmek için söylüyorum. Eskiden de olmuştur, bugün de olmuştur yarın da daha da azalacaktır ama mutlaka olacaktır. Egemenlik milletindir ve millet egemenlik hakkını anayasada gösterildiği şekliyle kullanır. Biz TBMM'ye, millet egemenliğinin temsil edildiği en yüce kurum olarak bakıyoruz. Bu Anayasa'nın bir gereğidir.
23 Nisan 1920'de bu meclis açılırken, İstiklal Mücadelesi yürütülürken ve Cumhuriyet ilan edilirken bu düşünce vardır. Yine bu meclis, millet adına yasama görevi yapar ve bu yasama yetkisi ve görevi başka hiçbir kuruma bir grup bile olsa devredilmemiştir. Bütün bu gerçekler ortadayken meclisin bu hakkını küçümsemek, azımsamak isteyen onu başka kurumlarla paylaştırmak isteyen veya TBMM'deki bugünkü tabloyu şu veya bu şekilde eleştirmek isteyenler çıkabilir. Hukuki zeminde bunlar hep konuşulup tartışılabilir. Ama milletimiz bunlara karşı koyma gücüne, egemenliğine sahiptir ve meclisinin bu egemenliğini temsil etmesinden büyük onur duymaktadır.''

13:25 - 21.07.2004
 
< Önceki   Sonraki >
 



*** Cumhurbaşkanı Gül, 5811 sayılı ''Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun''u onayladı.



*** Başbakan Erdoğan, ''Şimdi yatırım yapma zamanıdır. İstihdam ve üretim yapma zamanıdır. İnanıyorum ki işte o zaman bu kriz neye dönüşecektir? O ülkeler için fırsata dönüşecektir'' dedi.



*** Cumhurbaşkanı Gül, İstanbul'un 2020 Olimpiyatlarına aday olmaya hazırlandığını belirterek, ''Olimpiyatlara ev sahipliği yapmak için tüm imkanlarımızı seferber edeceğimizden emin olabilirsiniz'' dedi.



*** Dışişleri Bakanı Babacan, başkan adaylarının seçim kampanyaları sırasında Türkiye için hassasiyet taşıyan bazı konularda kullandıkları farklı söylemlere rağmen, Türkiye-ABD ilişkileri doğası gereği partiler üstü bir nitelik taşıdığını belirtti.



*** Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, enflasyona ilişkin kaygıların bütün dünyada azaldığı bu dönemde, finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının etkin biçimde çalışmasının sağlanmasının temel öncelik halini aldığını kaydetti.



*** Konya'da düzenlenen ve ''Final'' adı verilen operasyon çerçevesinde nöbetçi mahkemeye çıkarılan ve aralarında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Okudan'ın da bulunduğu 17 kişi tutuklandı.



*** BM Kalkınma Programı Başkanı Derviş, küresel finans krizinin gelecek aylarda kötüleşeceğini belirterek, dünya ülkelerinin krize karşı birlikte mücadele etmeleri ve ticarette korumacılık yoluna sapmamaları çağrısında bulundu.



*** Ergenekon soruşturması kapsamında haklarında dava açılan 45'i tutuklu 86 sanığın yargılandığı davanın 17. duruşmasına dün devam edildi. Mahkeme heyeti bir sonraki duruşma tarihini 24 Kasım olarak belirledi.



*** Avrupa Olimpiyat Komiteleri Birliği'nin 37. Genel Kurul Toplantısı, İstanbul'da başladı.
Ankara İstanbul İzmir
6 °C 15 °C 13 °C
 
ABD D. 1.6570 1.6850
AVRO 2.0820 2.1250
Resim
 
İsim
Parola
 
Tarihçe
AA ve Hizmetler
AA Yönetim Kadrosu
Bürolar
Üye Olunan Birlikler
AA Kalite Yönetim Sistemi
Dosyalar
Linkler
Hediyeleriniz UNICEF'ten
Yasal Uyarı
İnternet Editörlerine
Künye
Bize Yazmak İçin...
Satın Alma İlanı
   
TS-EN-ISO 9001   
 
XML Yardım

Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 128/C Tandoğan/ANKARA
Tel: (312) 231 70 00 Belgegeçer: (312) 231 21 74