BALIKESİR- Murat Muratoğlu- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Eğer terör bizim iktidardan çekilmemizle bitiyorsa, biz çekiliriz'' dedi.
Erdoğan, Balıkesir'de halka hitap etti. CHP'yi eleştiren Erdoğan, ''Bunların milletle ayarı tutmaz'' dedi.
Muhalefetin özgürlükçü, demokrat olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''367 saçmalığına kim çanak tuttu? Yine bunlar çanak tuttu, CHP. Ordu göreve pankartının altında kim vardı, yine CHP vardı. 27 Nisan açıklamasına -şimdi diyorlar ya muhtıra- kim 'oh' dedi, Yine CHP 'oh' dedi. Çetelere avukatlık yapacaksın, tam gün yasasını iptal ettirip, milleti mağdur edeceksin, vesayete göz yumacaksın, statükoya sırtını dayayacaksın, ondan sonra da AK Parti nasıl iktidara geliyor sorusunun cevabını bulamayacaksın. Hemen söylüyorum; böyle muhalefete can kurban. Aman bunlarla yola devam edelim. Böyle muhalefet dostlar başına. Bunlar bu kafayla devam ettikleri sürece asla ve asla tek başına iktidar olamazlar.''
Kılıçdaroğlu'nun Oylarında anlamlı bir artış olmazsa, genel başkanlıktan çekileceği yönündeki sözlerini de eleştiren Erdoğan, ''Anlamlı ne demek, ölçüsü ne birimi ne? Bunun cevabı yok. Tek başına iktidar olma gibi bir hedef ortaya koymuyorsun. Birinci parti gibi bir hedefi önüne koyamıyorsun. Balıkesir'in tirit yemeği meşhur. Balıkesirli hanım kardeşlerime soruyorum; sade suya tirit olur mu? İşte bunlar sade suya tirit doğramaya çalışıyorlar'' diye konuştu.
RENKTEN RENGE GİRENLERE BENİM MİLLETİM PRİM VERMEZ
''Eğer partim genel seçimlerde ikinci olursa genel başkanlığı bırakırım. Yüreğiniz yetiyorsa, cesaretiniz varsa, siz de açıklayın'' dediğini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Hiçbirisi açıklamayamadı. Çünkü bunlara koltuk rahat geliyor rahat, bırakamazlar. Siyaset tutarlılık gerektirir. samimiyet gerektirir, ciddiyet, dürüstlük gerektirir. Önceki genel başkan aynen öyle yaptı, koltuğu bırakamadı. Ondan sonra ne oldu gördünüz işte. Şimdiki ne yapıyor? Önce 'ben aday değilim' dedi. 'Aday olmayacağım' dedi, bir gün önce de gitti halef selef olduğu genel başkanını ziyaret etti evinde. Güzel de fotoğraflar çektirdiler. Çıktı oradan 'aday değilim' dedi. Birde baktık ki ertesi gün aday olduğunu duyduk. Dürüst ol dürüst. Bu millet dürüstü sever. Böyle renkten renge girenlere benim milletim prim vermez.
Referanduma 44 gün kaldığını ve bugünleri çok iyi değerlendirmek gerektiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
''Şimdi CHP'nin şu andaki genel başkanı her gün geliyor, bir kuyuya bir taş atıyor, bizim gidip çıkarmamızı istiyor. Öyle iddialar ortaya atıyor ki, kargalar bile gülmeye tenezzül etmez. Böyle sorumsuz, lafının ağırlığı olmayan bir muhalefet olabilir mi? Ortaya vizyon koymayan, çözüm önerisi getirmeyen, sadece popülizm yaparak, demagoji yaparak siyaset yaptığını zanneden bir muhalefet olabilir mi?''
CHP yönetimiyle, CHP'ye oy, gönül vermiş olanları ve MHP yönetimiyle, MHP'ye oy, gönül vermiş olanları tamamen ayrı tuttuğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Allah aşkına soruyorum; Şu CHP Genel Başkanı'nın ağzından dökülen çirkin kelimeler, benim CHP'ye oy vermiş vatandaşımın hissiyatı olabilir mi? MHP Genel Başkanı'nın ağzından dökülen hakaretler, küfürler, benim MHP'ye oy vermiş kardeşlerimin ruh halini yansıtabilir mi?''
AK PARTİ GÜCÜNÜ MİLLETTEN ALDI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, AK Parti'nin birileri ile iş birliği yaparak iktidara geldiğini öne sürdüğüne işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
''7,5 yıldır sabah akşam 'AK Parti nasıl iktidara geldi' diye düşünüyorlar. Ben buradan AK Parti'nin nasıl iktidara geldiğini söyleyeyim. AK Parti'yi millet iktidara getirdi, millet. Onlar statükocularla iş birliği yaparken, onlar çetelere avukatlık yaparken, onlar darbecilere çanak tutarken, onlar mafya ile el ele dolaşırken AK Parti gücünü milletten aldı. Onlar bildirileri alkışlarken, onlar statüko mitingleri yaparken, vesayetçi anlayışlardan medet umarken AK Parti dik durdu, milletin yanında durdu, canı pahasına milli iradeyi korumanın mücadelesini verdi.''
ÇEKİLMEMİZLE BİTİYORSA ÇEKİLİRİZ
Bursa İnegöl'de ve Hatay Dörtyol'da son günlerde bazı üzücü olaylar yaşandığını anlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gerek terör örgütünün bu saldırıları, gerek ilçelerimizde sahnelenen bu provokasyonlar, sinsi bir planın devreye konulmaya çalışıldığını gösteriyor. Terör örgütü, tam da 12 Eylülde, Türkiye'nin demokrasi adına, geleceği adına çok önemli bir karar vereceği halk oylamasının hemen öncesinde eylemlerine hız vermeye çalışıyor. Taşeron terör örgütü Şemdinli'de, Çukurca'da, Reşadiye'de, Samsun'da, Hatay'da güvenlik güçlerimize saldırırken, muhalefet partileri maalesef bunu bir fırsat gibi değerlendiriyor. Onlar da eş zamanlı olarak hükümete saldırmaya... Ya bu terörle mücadele sadece AK Parti'nin işi mi? Bunu hep beraber yapacağız. İktidarı ile muhalefeti ile... Ama biz de bu iş çirkin gidiyor; 'AK Parti yıkılsın da ne olursa olsun'. Her zaman benim bir sözüm var, yine aynı şeyi söylüyorum. Eğer, bu ülkede, benim vatanımda eğer terör bizim iktidardan çekilmemizle bitiyorsa çekiliriz.''
BİZ BİRİZ BERABERİZ
Halk oylamasında ''hayır'' dedirtebilmek için sokağı tahrik edenleri, gençleri tahrik edenleri, ülkenin huzuruna kastedenleri, milletin ferasetine, basiretine ve takdirine havale ettiğini söyleyen Erdoğan, ''Polisime saldıran, polisimi şehit eden anlayış ne kadar tehlikeliyse polis araçlarını ateşe veren, polislerimize karşı koyan anlayış da o kadar tehlikelidir. Polise taş atan anlayış ne kadar kötüyse, polis merkezlerini taşa tutan, esnafa zarar veren, cam çerçeve indiren anlayış da o kadar kötüdür. Ne demek ya bu iş yeri benim Kürt kökenli vatandaşıma ait. 'Gidelim onun dükkanını indirelim' olmaz böyle bir şey, olmaz. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Abaza'sıyla, Roman'ıyla, Boşnak'ıyla, Arnavut'uyla biz biriz, beraberiz'' diye konuştu.
''Yaratılanı severiz Yaradan'dan ötürü'' diyerek yola çıktıklarına işaret eden Erdoğan, ''Hiç kimse kanun kural tanımadan hak hukuk tanımadan sokakları çatışma yerine çeviremez. Masum vatandaşlarımıza zarar veren nümayişler çıkaramaz. Bu infialleri, bu gösterileri haklı gibi göstermek, meşru gibi göstermek büyük bir sorumsuzluk örneğidir. Siyasetçilere düşen, toplumu gerecek, toplumu birbirine düşürecek açıklamalar yapmak değil, birlik ve kardeşlik mesajları vermektir'' diye konuştu.
Buradan tüm Türkiye'ye, tüm vatandaşlara seslendiğini ifade eden Erdoğan, ''Bu tuzağa lütfen düşmeyin, bu tahriklere lütfen aldanmayın. Terör örgütü sizin öfkelenmenizi istiyor, hiddetlenmenizi istiyor, sokağa dökülüp kardeşlerinize kem gözle bakmanızı istiyor. Bu oyuna lütfen gelmeyin. Sizi tahrik eden siyasilerin tahriklerine kapılıp kardeşliğimizi zedeleyecek olaylara vesile olmayın'' dedi.
BENİM BOYUM KAÇ SANTİM ONUNLA UĞRAŞIYOR
CHP, MHP ve diğerlerinin anayasa değişikliğine ilişkin 27 maddenin içinde ne olduğu hakkında konuşmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Düşünebiliyor musun benim boyum kaç santim onunla uğraşıyor. Bunlar bu hale gelmiş. Çünkü bu anayasa değişikliğiyle söyleyecekleri bir şey yok. Hanım kardeşlerimin haklarını anayasal güvence altına alıyor. Onların her alanda teşvik edilmesini sağlıyoruz. Bugünlerde çıktılar, bu bazı gruplar var. Şu anda anamuhalefet onu söylüyor, 'Başbakan kadın-erkek eşitliğine karşı' diyor. Değerli kardeşlerim, burada oyun oynuyorlar. Kadın-erkek eşitliği dersen, fiziki anlamda hiçbir zaman kadın-erkek eşit değildir. Olamaz, milleti aldatmayın.''
| Başbakan Erdoğan miting sonrası havaalanını giderken güzergah üzerinde bulunan bir köy kahvesinde vatandaşlarla bir süre sohbet etti. |
|