KİMSENİN BOYUYLA İLGİLENMİYORUM
ImageANKARA - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Lideri Kemal Kılmıçdaroğlu'nun boyuna ilişkin sözlerine açıklık getirdi ve ''Ben kimsenin boyunun kaç santim olduğuyla ilgili değilim. Boyu kısaymış, uzunmuş bunlar beni hiç ilgilendirmez'' dedi.

TVNET Kanalı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, İnegöl ve Dörtyol'da yaşanan olayları üzüntüyle karşıladıklarını, tahrikler ve tertipler sonucu yaşanan bu tür olaylarda halkın sağduyulu olması, siyasetçilerin de kullandıkları dile özen göstermesi gerektiğini söyledi.
Arınç, olaylarla ilgili bir istihbarat zafiyeti olup olmadığının, İçişleri Bakanlığının yapacağı araştırma sonucunda ortaya çıkacağını söyledi.
''MHP'nin bölgeye heyet gönderecek olması tansiyonu yükseltir'' mi sorusu üzerine, bir TV kanalında BDP'nin bölgeye bir heyet göndermesini ''yangına benzin dökmek olarak'' tanımladığını hatırlatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Zaten şehrin valisi girişleri yasakladı. BDP ile yapılan görüşmelerde de onlar anlayış gösterdi. Eleştirdiler, ama itiraz etmediler veya direnmediler. Onlar da sanıyorum hassasiyetleri görmüş olmalılar. Eğer MHP'liler de aynı amaçla yola çıkıyor, Dörtyol'da tansiyonu yükseltebilecek bir olayın içine gidiyorlarsa, ki bence bugünlerde bunu yapmamalılar, vazgeçmelerini tavsiye ederim. 

TAŞ ATAN ÇOCUKLAR
Şemdinli'de yaşanan olaylarda küçük çocukların ön planda olduğunun hatırlatılması, ''Taş Atan Çocuklar'' la ilgili yasal düzenlemenin ardından bu durumu nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Arınç, ''Aldatılmaya, kandırılmaya müsait yaştaki çocukların örgütün elinde bir oyuncak haline gelmesi, bizim yaptığımız düzenlemenin ne kadar doğru ve haklı olduğunu da gösteriyor'' dedi. Arınç, bundan pişman olacak bir noktada bulunmadıklarını söyledi.

ŞURANIN (YAŞ) BAŞINDA OLAN MEVZUATI ÇİĞNEMEYECEKTİR
Hakkında yakalama emri çıkan muvazzaf subayların Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) terfi alamayacakları yönündeki değerlendirmelere de değinen Arınç, şunları kaydetti:
''İşin bir tarafında yargı var, bir tarafında şura var. Şuranın elinde de bir kanun var. O kanuna göre işlem yapacaklardır. Bu şuranın başında olan Başbakan, hemen yanında olan Genelkurmay Başkanı kendileriyle ilgili bu mevzuatı iyi biliyorlardır. Bu hukuku, bu mevzuatı göz göre göre çiğnemeyeceklerdir. Bu hukukun, bu maddelerin gereğini yapacaklardır. Eğer yapmazlarsa, şüpheler şunlar, bunlar devam edecek olursa, çok açık hükümlere rağmen bu hükümler uygulanmaz da başka türlü hareket edilirse, bu, eleştirilmeye devam edilebilir. Siyasi açıdan da, hukuki açından da, askeri açıdan da yanlış yapıldığı veya doğru yapıldığı söylenebilir. Bunu yapanlar da, eğer bu yanlışsa yaptıklarının altında kalırlar. Yok hukuki hareket etmişlerse, şu ana kadar konuşulan her şeyi toplayıp çöp sepetine atmak icap eder.''
Hakkında soruşturma olanların ister asker, ister sivil olsun görevinin başında bulunmalarının yasal ve hukuki bir gerekçesi olduğu takdirde kabul edilebileceğini belirten Arınç, ''Ama, 'Biz böyle takdir ettik. Siz ne kadar suçlarsanız suçlayın, mahkeme ne kadar yargılarsa yargılasın bu kişi görevinin başında kalmaya devam edecek' derseniz yasal ve hukuki hiçbir gerekçe bulamazsınız. Kurumunuzu asıl o zaman yıpratırsınız'' dedi.

''(TBMM'Yİ) TOPLAYABİLİYORLARSA TOPLASINLAR''
CHP'nin TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifiyle ilgili soru üzerine Arınç, teklifin ''Biraz daha cilalanmış şekilde yeni bir üslupla'' hazırlandığını ifade etti.
Teklifin ele alınması için TBMM'nin olağanüstü toplanıp toplanmayacağı sorusunu da Arınç, ''Toplayabiliyorlarsa toplasınlar. Biz ne günlük şovlarla yola çıkarız ne de kafamızı yorarız. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP'nin herhangi bir konuda sabit olduğunu şu ana kadar hiç görmedim'' diye yanıtladı.

BEN KİMSENİN BOYUYLA İLGİLENMİYORUM
Katıldığı bir televizyon yayınında ülkenin gündemi ile ilgili konuları konuştuğunu, ancak gazetelerde sadece Kılıçdaroğlu'na yönelik ''Şu kadar boyuyla bir şeyler söylüyor'' sözlerinin manşetlere çıkarıldığını anlatan Arınç, şöyle devam etti:
''Bu bir saatlik konuşmada bir cümledir. Ben kimsenin boyunun kaç santim olduğuyla ilgili değilim. Boyu kısaymış, uzunmuş bunlar beni hiç ilgilendirmez.Ama maalesef bir kısım basın, çok dikkat edilecek konuların dışına çıkıp, sadece bu noktayı öne çıkarıyor. Eğer buradan küçültücü bir ifade sezmişlerse o zaman aynı basın Kılıçdaroğlu, Sayın Başbakanımız hakkında bugüne kadar hangi kelimeleri sarf etti, hangi cümleleri konuştu, eğer yüzleri kızarmıyorsa, biraz da bunlara baksınlar. Kılıçdaroğlu, Sayın Başbakan için 'kalpazan' diyor. Peki utanmıyor musunuz, bu kelimeyi duyduğunuzda? Ben 'Şu kadar boyuyla' demişim, bu bir imadır. Ama adam açıkça 'Kalpazan Başbakan olmayacak' diyor. 'Yalancı' diyor, 'dönek' diyor, 'kıvırtma' diyor. Ben bunları söylerken yüzüm kızarıyor.''''

BİZ BÜYÜKANIT'IN AVUKATI DEĞİLİZ
CHP'nin, Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulunacağını hatırlatan Arınç, bugün bu düşüncede olan Kılıçdaroğlu'nun eğer samimiyse ''e-muhtıranın'' ardından ''Genelkurmay'ın böyle bir bildiri ya da muhtıra koyması yanlıştır. Sivil iradeye, Meclisin iradesine müdahaledir. Bu Meclis kimi Cumhurbaşkanı seçeceğini bilir. Siz kendi işinize bakın'' demesi gerektiğini söyledi.
CHP'de bulunan herkesin 27 Nisan ''e-muhtırası''nı alkışladığını belirten Arınç, şunları kaydetti:
''Şimdi Kılıçdaroğlu, 'Bu yanlıştır' diyor. O zaman tamam. Biz bu sözüne itibar edelim. Ne yapacaksan yap, seni alkışlar destekleriz. Biz Büyükanıt'ın avukatı değiliz. 
Sayın Kılıçdaroğlu samimi ve dürüstse kendisine bir sorum var. Sayın Kılıçdaroğlu, Şemdinli Davası'nın savcısı hakkında da yanlış yapılmış mıydı? CHP olarak, 'Biz yanlış yapmıştık o savcının meslekten atılmaması gerekiyordu. O iddianame hukuki bir metindi, onun suçlanmaması gerekiyordu' diyor musunuz?''

 
 
Username
Password
 
BUYING SELLING
1.5110 1.5210
1.9160 1.9310